kapat
   
18 Eylül 2006 Pazartesi
 
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Daha haysiyetli bir takım yarattık
Kutluay: Göbek bağını keserken çok zorlandım
Galatasaray'da hayatta oynamam!

'Daha haysiyetli bir takım yarattık'

Kaptan İbrahim Kutluay, yeni "12 Dev Adam"ı anlattı, Milli Takım'da yer almayan NBA starlarına taş attı: Müthiş hırslı bir takım vardı Japonya'da. Genç, tecrübesiz ama daha gururlu daha haysiyetli... NBA, oyuncuyu sigortalar. Sakatlansalar bile paralarını alacaklardı.

Daha haysiyetli bir takım yarattık

İbrahim Kutluay, yeni 12 Dev Adam'ı anlattı: Genç, tecrübesiz ama daha gururlu ve haysiyetli bir takım yarattık. Takım ruhunu hissedenlerin olması daha iyiydi.

İbrahim Kutluay, 12 Dev Adam efsanesinin Japonya'da devam etmesini sağlayan 33 yaşındaki basketbolcu. Gençlerin idolü Kutluay, "Türkiye'de basketbol oynayarak da iyi para kazanılır" cümlesini kanıtlayan bir sporcu. Onunki Bağdat Caddesi'nden Avrupa ligine uzanan bir başarı öyküsü. Hayatı kazanmak üzerine kurulu. Şaka değil. Arkadaşlarıyla tavla oynadığında, sokakta gençlerle şut attığında... Öyle ya da böyle mutlaka kazanmalı. "Başarısızlığı kabul etmem zor" diyor. "Kolay bir hayat değil benimkisi de ama ben böyle alıştım." O yüzden de "Yaşlandı" diyenlere inat, formunu koruyor, çalışmalarını aksatmıyor ve 2010'da Milli Takım'da oynamayı hedefliyor. Bu kadar başarı aşığı olmasına rağmen bu aralar gözünde sadece minik kızı İrem var. İbrahim Kutluay, karısı Demet Şener ve üç aylık kızları İrem'i tatil yaptıkları Fethiye Hillside'da yakaladım. Uzun konuştuk. Çözerken de bir de fark ettim ki hikayeleri değil bir sayfaya sığmak, kitap olur. Şaka bir yana Pazartesi Sohbeti'nin bugünkü konuğu İbrahim Kutluay. Demet Şener ile annelik ve mankenlik üzerine sohbetimizi de ilerleyen günlerde yazacağım.

Milli Takım kadrosu belirlenirken büyük tartışmalar çıktı. 12 Dev Adam efsanesinin bittiği söylendi. NBA'da oynayan oyuncular gelmedi vs
-Büyük belirsizlik vardı. Oynayanlardan çok oynamayanların tartışması yapıldı. Bu atmosferde genç arkadaşların etkileneceğinden çekindim. Ne yalan söyleyeyim, ilk başlarda ben de kampa gitmeden önce "Acaba" diyordum. Kampta biraz kendime geldim çünkü bu takımla bir şeyler yapabiliriz, bunu gördüm.

Aslında sizin için büyük riskti.
Kesinlikle büyük riskti. Eğer başarısız olsaydık fatura bana çıkacaktı. Orası kesin. Buna hazırlamıştım kendimi. Ortada bir gerçek vardı. Şimdiye kadar oynadığım Milli Takım kadrosu olarak, kağıt üzerinde kötü kadroya sahiptik. Beni de endişelendiriyordu.

Kağıt üzerinde en kötü kadroydu. Peki ne oldu? Şans mı yaver gitti?
-Turnuvalarda takım olabilmek önemlidir. O ruhu paylaşmak önemlidir. Biz kağıt üzerinde çok önemli isimlerle oynarken o ruhu yakalayamadık. Birbirimizle aynı ortamı paylaşamadık.

Neden? Hepiniz arkadaş değil misiniz? Hidayet, Mehmet, Mirsad?
-Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir ama birbirine saygı göstermek zorundadır. Burası Milli Takım. Biz bunu yapamadık. Hoşumuza gitmeyen oyuncularla aynı çatı altında barınamadık. Kişisel çekişmeler yaşadık.

Hidayet'le Mehmet'in gelmeyeceğini duyunca "Eyvah" dediniz mi?
-İkisi de çok iyi basketçi, orası kesin. Ama kampta toplanılması gereken bir zaman vardı. Gelmediler. Diğer oyuncuların motivasyonu açısından, onlara gösterilen saygı açısından aynı anda kampa başlamak gerekiyordu.

Yıldızlara müsamaha tanınmazmı?
-Tanınır ama o da takım ölçüsünde tanınmalı. Biz de zaman zaman ayrıcalıklar yaşadık ama bunun da bir sınırı vardı. Hepimiz ayın üçünde idmana başlıyorsak siz 25'inde gelemezsiniz. Herkesin tatile ihtiyacı var.

Yani Tanyeviç yıldızları takıma almayarak doğru yaptı.
-Kendi adına büyük bir risk aldı ama sonuç iyi oldu. Kerem sakattı gelemedi, Mirsad zaten Milli Takım'ı bıraktığını açıklamıştı. Mirsad'ı ayrı tutarım, çünkü o bu takıma 12 yıl hizmet etti zaten.

Milli Takım'ı bırakmak ne demek? Çok sevimsiz geliyor bana.
-Doğru söylüyorsunuz, gönül işi aslında. Burada kerhen bulunduğunuzda pek faydalı olamıyorsunuz zaten. O yüzden hisseden kişinin oynaması daha önemli.

Gelelim Hidayet'le Mehmet Okur hakkında söylenenlere... "NBA'da oynadıkları için sakatlanmaktan korkuyorlar, o yüzden takıma katılmadılar" denildi.
-Bakın orası biraz yanlış anlaşılıyor. NBA oyuncuları, evet çok para kazanıyor ama NBA o oyuncuları sigortalıyor. Yani herhangi bir oyuncunun başına bir şey geldiğinde, sakatlandığında paraları ödüyorlar. Para almama gibi bir durum yok yani. Peki biz ne yapalım? Avrupa'da oynayanlar için bu iş çok daha zor. Avrupa'daki kulüpler NBA kadar insaflı olmayabiliyor, maddi konularda büyük kayıp oluyor. Ama yine de gönlüm bütün takımla Japonya'ya gitmeyi isterdi.

Hidayet ve Mehmet'i ikna etmeye çalıştınız mı?
Onların tavırları netti. Ben karışmayı doğru bulmadım. Benden yaşça küçükler ama kendi alanlarında ikisi de birer yıldız.

Genç takım ile eski dev adamları kıyaslasanız.
-Müthiş hırslı bir takım vardı. Genç, tecrübesiz ama daha gururlu daha haysiyetli bir takım yeni takım. Her şeye kulakları kapadık. Herkes ama herkes bize kuşkuyla bakıyordu ne yapacaklar diye. Abartmıyorum, yakın çevremiz bile inanın, ilk 8'e gireceğimizi düşünmüyordu.

Peki nasıl başarıldı. Sırrı nedir yani?
-Takım olmak. Birlikte hareket etmek. Yemeğe bile tüm takım beraber çıktık, düşünsenize. O kadar iç içe yaşadık, birbirimizi sevdik. Eskiden 20 sayı gerideyken asla öne geçemezdik, biz bu takımla bunu yapmayı öğrendik. Eskiden her yıldız "hadi takımı kurtarayım diye düşünür, kendi başına hareket ederdi. Biz hep beraber hareket ettik. Yıldızlı takımların dezavantajı da budur. Hiçbir zaman maçı bırakmadık. Tabii sonra ilk 8'e girmeyeceğimizi düşünen Türkiye 6'ncılık için üzüldü. Ne kadar garip değil mi? Kazandıkça beklenti çoğalıyor.

Diğer yıldızlar olsaydı daha iyi bir sonuç elde edilebilir miydi?
-Bilmiyorum. 2002 Dünya Şampiyonası'na törenlerle uğurlandık ama olmadı.

1 2 3 4 5
 
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
 Askerde yolsuzluğa 'sıfır tolerans'a devam
 Görünmüyorlar ama varlar ve kalabalıklar
 Soyer: Açılan dava saçma
 Şehit cenazesinde AKP'ye tepki
 Uyuşturucu karşıtları İstanbul'da toplandı
 İngiltere başörtüsü kontrolü yapacak
ERGUN BABAHAN
Din ve toplum
*Londra

Dinin toplumların...
MEHMET BARLAS
Papa Roma'da Hoşgörü komada
Bavyera'daki konuşmasında...
UMUR TALU
Ama ne sürpriz!
Papa özür diledi"; tamam!...
ERDAL ŞAFAK
Şiddet kuşağı
Şiddet toplumumuzun ve...
MEHMET ALTAN
Tanrı ile rekabet mi?
Washington-Beyaz Saray'ın hemen...
Özür dilemeyip 'kıvırdı'
Müslüman dünyasını ayaklandıran sözleri sonrası dün ilk kez ortaya...
Fazla sosyalistlik İsveç'i sağa çekiyor
Sandıktan sağ iktidar çıkması beklenen ülkede "Vergi ödeyen kesim...
Babalar gibi: 1-0
Babalar gibi: 1-0
Lige kötü başlayan Galatasaray, sezonun ilk derbisinde Beşiktaş'ı...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu