kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Dünya Kupası
   Son Dakika
   News in English
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Kültür Sanat
   Turizm Rehberi
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mehmet Barlas @ SABAH
 

Yarının krizini bugüne taşımak akıl kârı mı?

Haber kanallarında ekonomiye ve borsaya dönük yorumları izlerken, sürekli "Beklenti" sözcüğünün tekrarlandığı dikkatinizi çekmiştir. Aslında bu "Beklenti", sade ekonominin değil, bireysel ve toplumsal yaşamın da anahtar kavramı veya şifresidir.
İçinde bulunulan gerçeklerden daha önemlidir beklentiler. Bir ülkenin bütçesi denk, parası sağlam olsa da, büyüme hızı yerleşik ve istikrarlı gelişse de, gözlemciler değerlendirmelerini "Beklentiler"e dayalı oluşturur. Bütün göstergeler olumluyken tablonun bir anda "Kriz"e dönüşüvermesi mümkündür çünkü. Okyanustaki kelebeğin kanat çırpmasının bir kasırganın yönünü etkilemesine benzer bir "Karmaşıklık" (Complexty) içinde, beklentinin içeriğindeki öğeler, her şeyi değiştirebilir.
Gelişmiş toplumlar, beklentilerin tasavvur alanının dışında kalan ihtimallere karşı bile hazırlıklıdır. Örneğin terörist saldırılar 11 Eylül 2001'de ABD'yi beklenmedik şekilde can evinden vurduğunda, ekonominin paniğe ve krize girmesi beklenirdi. Oysa ABD Merkez Bankası'nın (FED) o dönemdeki yönetimi piyasaya para arzını artırarak, krizi önledi. Toplumsal ve siyasal panik ortamının, bir bankalar krizine dönüşmesi engellendi.
Biz bunu 2001'de yapamadığımız ve kriz belirtileri bankaları sarsarken hem sabit kurdan vazgeçip hem de bankaları nakitle takviye edemediğimiz için, Cumhurbaşkanı Sezer'in Başbakan Ecevit'e Çankaya'da Anayasa fırlatması bir kıvılcım oldu. "18 Şubat Krizi" patladı ve sistem çöktü.

BEKLENTİ TAHLİLİ
Bir ülke çok gelişmiş olmasa da, eğer yönetici kadrolar gelişmişse, "Beklentiler"in içeriğindeki kriz patlatıcı öğeler önceden tahmin edilir ve bunların gerçekleşmesi halinde bile, etkileri nötralize edilmiş olur.
Şu anda Türkiye'nin bu tür bir gelişmiş yönetim anlayışına ihtiyacı, her zamankinden fazladır. Çünkü hem ekonomiye hem de siyasete dönük beklentiler, müstakbel krizlerin ateşleyicileri ile dolu gibi bir görüntü var.
Örneğin Türkiye'de ekonominin istikrarı, yerli ve yabancı sermayenin Türkiye'ye güveni, Türkiye'nin AB ile ilişkilerine endekslenmiş durumda. Bu arada Türkiye-AB ilişkilerinde zorlayıcı ve hatta engelleyici öğelerin fazlalılığı da bilinmekte.
Bu noktada eğer Türkiye'nin başbakanı her forumda ulusalcı bir söylemi seslendiren görüntü içine girer ve "Üyelik müzakereleri koparsa kopar" içerikli restleri çekerse, bu kendi tabanını mutlu etse de, siyasi ve ekonomik beklentileri "Türkiye riskleri" ile doldurur. Üyelik müzakerelerinin kopacağı gelecekteki bir tarihte yaşanacak şoklar, bugünden hissedilmeye başlanır.
Bunun gibi gelecek mayıstaki cumhurbaşkanlığı seçimine dönük siyasal kriz beklentilerinin de şimdiden ortamı olumsuz etkilememesi için gereken adımların, gerek iktidar gerekse muhalefet tarafından bir "Uzlaşma"ya dayalı olarak atılması, "Gelişmiş siyaset anlayışı"nın gereğidir. Bir ülkenin dünya ekonomisindeki yerinin veya gelişmişlik ölçüsünün 2'nci sınıf olması, o ülkedeki siyaset ve yönetim anlayışının 1'inci sınıf olmasına engel değildir.

SİYASET ANLAYIŞI
Sürekli iplerin gerildiği, her görüşün karşısındakini düşman kamp gibi algıladığı, siyasetin birlikte var olmak yerine birbirini yok etmek mesleği biçiminde sunulduğu bir anlayışa, süper devletler bile dayanamıyor ki, yaşadığımız çağda Sovyet İmparatorluğu çöktü, Yugoslavya iç savaşla parçalandı, Filistin Sorunu yetmezmiş gibi Ortadoğu Irak Krizi'nin içine de sürüklendi.
Ankara'daki koltuklara ve siyasetin rantına dönük açlıklarını gideremeyen kadrolar, yaz tatiline başlayan 14 milyon ilk ve ortaöğretim öğrencisinin ve pazar günü ÖSS'ye giren 1.5 milyon gencin yarına dönük "Beklentileri"ni de arada bir hesaba almalıdır.
Bu sade iktidar için böyle değildir. Neticede "Tam ve adil temsil"i Türk siyasetine sokmayan yüzde 10 barajından da, "Lider Sultası"na yol açan siyasi partiler sisteminden de, hem iktidar hem muhalefet aynı ölçüde yararlanmıyor mu? Muhafazakar demokratlarla, sosyal demokratlar arasında bu açıdan ne fark var ki?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Kapılmadığımız hangi ütopya kaldı geride?   / 19-06-2006
 Tek ürünlü vitrinle rekabette yer alamazsınız   / 18-06-2006
 Kendine güvenme, rakibini yok et!   / 17-06-2006
 Eski dünyanın ağırlığı   / 16-06-2006
 Demirel, laikçi cephenin lideri olabilir mi?   / 15-06-2006
 Cehalet ümmilikten tehlikeli   / 14-06-2006
 Bekleyen derviş muradına gerçekten ermiş mi?   / 13-06-2006
 Partizan kadrolaşma herkese zarar verir...   / 12-06-2006
 Aynı harflerle, sevgi de nefret de üretilebilir   / 11-06-2006
 Gündemimiz kuşkularla ve sorularla dolu...   / 10-06-2006
YILMAZ ÖZDİL
Açık mektup...
Değerli otel sahipleri...
Dün...
ERGUN BABAHAN
Postmodern bir dönem çabaları
Türkiye'de siyaseti yine...
MEHMET BARLAS
Yarının krizini bugüne taşımak akıl kârı mı?
Haber...
UMUR TALU
Sol gösterip...
"Ben dünyanın değişimini...
FATİH ALTAYLI
Tek yol demokrasi
Deniz Baykal'ın sözleri,...
ERDAL ŞAFAK
Küresel öğretim
Konumuz yine eğitim....
Apo'yu idama mı gönderseydim?
Türkiye'nin, başbakan olduğu dönemde Öcalan'ı iade etmemesiyle...
Balkan ülkeleri gibi dağılır mı?
İspanya'da referandum sonrası muhafazakârlar, Katalonya'nın ardından...
Bırakmıştım ama...
Bırakmıştım ama...
Aziz Yıldırım, istifa etmesi için neden olmadığı konusunda, çok önem...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu