kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Umur Talu @ SABAH
Tel:
0537 660 71 21
Fax:
0212 280 05 51
 

Hamurun mayası

Bazen... kendi zaviyeni açık anlatman gerekiyor. Oradan şuraya, çok konuda yazıp duruyoruz. Arkasındakini açıkça belirteyim istedim. Bunun neden gerekli olduğunu ben iyi anladım; umarım sizler de hak verirsiniz.


Anti-emperyalist açı inşa eden de, cumhuriyet kavramının "eşitlik, özgürlük, kardeşlik" idealinin mirasçısı kılan da...
Demokrasiyi Batı'da dahi tamamlanmamış bir süreç ve mücadele mevzuu, sadece bir takım temel hak ve özgürlüklerden ibaret değil, hayatın her alanında hiyerarşi, dayatma, dışlama, tahakküm ve adaletsizliğe karşı bir ufuk saydıran da...
"Kürt sorunu" nu demokrasi, haklar, özgürlük, adalet ve eşitlik meselesi olarak kabul ettiren ama PKK türü örgütlenmelerin ölümcü, terörcü despot yapılarından nefret ettiren de...
İnanç özgürlüğüne saygı duyduran, üniversitenin başörtülüye kapanamayacağını savundurtan, kamusal alanın kamu binaları demek olmadığını söyleten, ancak dini, cemaatçi "dünyevi" hiyerarşilerdeki boyun eğme-eğdirme, kayırma, ayırma kültürüyle gerçekten demokrat olunamayacağını düşündürten de...
Askerlerin iş ve eğitim gereği herkesten fazla "sürekli vatan sevgisi" yle dolup taşabileceğini, ancak "hainler, vatanını sevmeyenler"
saplantısının aşırı anti-demokratik, yanıltıcı, hastalıklı olduğunu, "askeri hiyerarşi, otorite sistemleri" nde, özellikle en üstlerde demokrat çıkmanın zorluğunu, ancak çok ciddi düşünsel, vicdani, kültürel sıçramayla mümkün olabileceğini yazdırtan da...
Hukuken zanlı bir astsubayı "iyi çocuktur" diye savunup geçim, aşağılanma bunalımındaki binlerce askerin "en insani ve kamusal hakları" nı, Meclis'teki tasarıyı hükümetle el ele sumen altı ettirenlere bindirten de...
TÜSİAD usulü demokratlık yapıp insanların örgütlenme, sosyal hakları idrak edebilme, sağlık, eğitim gibi kamu hizmetlerinin paraya endekslenme meselelerini "demokratlık ve insanlık kapsamı" na dahil etmeyenden tiksindiren de...
Karşıdakinin dayatmacı zihniyetine vururken kendi cephesinde aynı zihniyetlere tapınandan nefret ettiren de... Türkiye'de askeri müdahaleye karşıyken dünyada ABD müdahalesine yamananı iki yüzlü buldurtan da... Bombalarla ölen İsrailli ve Filistinli çocuklar arasında ayrım yapmaya zorlayanlara öfkelendirten de...
İsrail'in askeri, ekonomik, küresel kudreti karşısında Filistin sanki eşitmiş gibi gerçeği yamultana çıldırtan da...
Vatan, millet, tarih, din gibi kutsal değerlere saygı duydurturken, bunları kendi vatandaşlarının bir kısmına karşı nefret ve şiddet mazereti haline getirenden iğrendiren de...
Devletin temel niteliği "demokratik, laik, sosyal hukuk devleti" iken, birini koruma kollama gerekçesiyle diğerlerini boğabilen ve hepsine birden aynı anda inanmayanlardan bıktıran da...
AKP iktidarını Anayasal-biçimsel demokrasi manasında tamamen meşru kabul ettiren, lakin "sonradan görme demokratlık" ının gerçek demokrasi kültürüyle ancak uzak akraba olabileceğini belirttiren de...
Onları demokrasi adına eleştiren bir çok siyasetçi, gazetecinin de o demokrasi kültürüyle hiç yakın düşmediğini tekrar ettiren de...
Darbeden, cuntadan, kartelden, çeteden, şebekeden, laik-dini tahakküm sistemlerinden, sözde demokrasi namına en anti-demokratik örgütlerden, sivil toplum maskeli emir-komutacılardan, kolayca boyun eğen ve eğdirenlerden, muhalifliğini, vicdanını seçmece, ayrımcı, kayırmacı çalıştırandan...
Akıl, bilgi, fikir, yürek, vicdan, tavır, yazı; gerektiğinde, doğru biçimde yetişmediğinde kendimden bile nefret ettirten de...
Hani anlamayan, bilmeyen, merak eden, işine gelen yazıda alkışlayıp nasırına basanla şaşıran, yahut şundan-bundan diye sınıflayan ve makine değil, bir insan olduğumuzu düşünmeyen, elimde çuvaldız olmadığını sanan varsa diye...
Söylemek zorunda kaldım: Bunların tümü, bir ömür süresince akıl ve duygu teknesinde hep yoğrulmuş, özü dönüşmese de değişimlerden geçmiş, ezber azaltırken eleştiri bilemiş, başkasınıı öğrenmeye ve anlamaya, bağımsızlığa daha çok adanmış "sol bir hamur" un sonuçları.
Elbette yanılgıdan muaf değil; ama her şablona, kalıba uymayabilir.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Andıç kuşları   / 22-05-2006
 Bir de katil var!   / 21-05-2006
 Parmak hesabı   / 19-05-2006
 Mayınlar patlarken   / 18-05-2006
 Ulus-devlet   / 17-05-2006
 Altı pasta verkaç   / 16-05-2006
 Yanılgı tarihi   / 15-05-2006
 Anlarsa analar anlar!   / 14-05-2006
 Bir düşünürsek...   / 12-05-2006
 İmtiyaz şiddeti   / 11-05-2006
YILMAZ ÖZDİL
10 puan...
Madem Euro'nun Türkçesi Avro...
O zaman...
ERGUN BABAHAN
Şimdi bu katille yüzleşme zamanı
Biz bu katili...
MEHMET BARLAS
Ahlaki sorumluluğumuz
İşimiz kolay değil. Çünkü...
UMUR TALU
Hamurun mayası
Bazen... kendi zaviyeni açık anlatman...
FATİH ALTAYLI
Bir cümle
Memleket geriliyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine...
ERDAL ŞAFAK
Bir Fas öyküsü
Fransa'nın en önemli...
Rum krizine AB çözümü
Kıbrıs meselesinin çözümüne "taş koyan" en önemli isim olan Tasos...
10 milyar $'lık bekleyiş
Türkiye, AB ülkelerinin ortak üretimi Eurofighter'ı mı, yoksa ABD'nin...
Sine-i millete dönüş
Sine-i millete dönüş
Aziz Yıldırım'ın istifasının ardından F.Bahçe yönetimi olağanüstü...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu