kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Akif Beki'nin sözcülüğü aslında benim fikrimdi
Akif Beki'nin sözcülüğü aslında benim fikrimdi
Başbakan sevinciyle öfkesiyle hep doğal
Tayyip Bey'e filmi Hasan Kaçan izlettirdi
Kızağa çekildiğim falan yok

Akif Beki orkestra şefi oldu, ben ise baş kemancıyım

* Kurtlar Vadisi Irak filmini seyretmesi için Başbakan'a Hasan Kaçan ricada bulunmuş. O da Hasan'ı çok sever.
* Aslında biz bir besteyi, Başbakan Erdoğan'ın prodüksiyonuyla seslendirmeye çalışıyoruz.
* Oruç tutarım ama seferilik hakkımı da kullanırım. İçki konusunda büyük konuşmayayım.



Akif Beki'nin sözcülüğü aslında benim fikrimdi

Ahmet Tezcan yakın zamana kadar gazeteci olarak hükümetleri eleştirirken, şimdi Başbakan'a basın danışmanlığı yapıyor. Tezcan, tarikatla bağlantılarından Erdoğan'ın fevri çıkışlarına her şeyi anlattı.

- Eski bir gazetecisiniz, üstelik sözünü esirgemeyen bir gazeteci. Masanın öbür tarafında olmak zor olmuyor mu?
- Tabii masanın bu tarafında olmak biraz daha farklı. Her şeye rağmen bir bürokratsın çünkü. Ama Başbakanın nasıl bir insan olduğunu bilerek oraya gitmek rahatlatıcıydı. İlk görüşmemizde neler yapmak istediğimi, bakış açımı çekinmeden anlattım. O da aynı şekilde düşüncelerini benimle paylaştı. En önemlisi medyaya bakışımız birbiriyle örtüşüyordu. Bir de ben gazeteciliğin hemen her biriminde çalıştığım için gazeteci arkadaşlarla dialog kurarken de hiç zorlanmadım. Sağolsun, herkes beni bir ağabey olarak bağrına bastı.

- Başbakanın "basın danışmanı" tam olarak ne iş yapar?
- Medyayla ilgili her şey benim görev alanıma giriyor. Ama öncelikle bizim görevimiz Başbakan'a medyaya ilişkin analizler, projeler, araştırmalar sunmak. O bizimle yaptığı istişarelerden sonra bakanlar ve diğer danışmanlarıyla da konuşarak bir strateji oluşturuyor. İkincisi ise Başbakanın medyayla olan ilişkisinin düzgün yürümesini sağlamak. Burada siyaset ile medyanın arasında olması gereken mesafeyi koruyabilmek çok önemli. Bu konuda Başbakan da son derece hassas ve bizimle neredeyse birebir düşünmesi bizi çok rahatlatıyor.

- Son kararı kim veriyor? Örneğin hangi gazeteciye röportaj vereceği kararını Başbakan nasıl alıyor?
Biz mülakat taleplerini değerlendirip, kendisine iletiyoruz tabii. Bunun yanı sıra kiminle görüşmeli, kiminle görüşmemeli konusundaki fikirlerimizi de. Ama nihai kararı o veriyor tabii.

- Medyaya ilişkin sizi rahatsız eden şeyler neler?
Ben gazeteciliğin etik meseleriyle ilgili yaklaşık 15-20 yılını vermiş bir insan olarak içime battığı için söylüyorum; Başbakan bir yerde tuvalete gittiği zaman kapıya odaklanıp, ola ki Başbakan fermuarına açık unutur da çıkar diye bekleyen çok oluyor. Tuvaleti görmese bile duvarın üzerindeki WC tabelasının önünden geçerken Başbakan'ı çekmeye çalışanlar var... Başbakan'ı takip eden arkadaşlara muhabirlik değil, paparazzilik yaptırıyorlar.

- Farklı ve sıradışı bir kare yakalamanın peşinde onlar da. Peki siz yazıişleri müdürü olsanız ve muhabiriniz size "fermuarı açık bir Başbakan" fotoğrafı getirse, yayınlar mısınız yayınlamaz mısınız?
- Bu bir haber fotoğrafı değildir, bunun ancak karikatürü çizilebilir. Başbakan düşer, düşerken çekerseniz tamam.

- Yani attan düştüğü gibi...
- Evet, o bir haber fotoğrafıydı işte. Ama WC'nin önünden geçerken ya da fermuarı açık bunun hiçbir haber değeri yok. Bu bazı beyinler "Aaa Başbakan da insanmış" diyecek düzeyde ise onlar için ilginç olabilir ancak. Ben Başbakan'la bu çiftç dialoğunun da habersizlikten abartıldığını düşünüyorum. 750-800 milyona çalıştırılan gazeteciden ne bekleyeceksiniz? Evinde bilgisayarı olmayan bir sürü gazeteci var. İşe gidecek de, fırsat kalırsa bilgisayardan dünyada olup biteni araştıracak... Siz bu insandan haber bekleyemezsiniz. Doğru düzgün muhabir yetişmiyor.

- Fotoğraftan konu açılmışken, siz daha önce Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in Emine Erdoğan'ı öptüğü fotoğrafı da yayınlatmadığınız için eleştirilmiştiniz... - Yok öyle bir şey! - Peki işin aslı neydi?
- Ben bir kadın olarak o fotoğrafın Emine Hanım'ı rahatsız edeceğini düşünerek bir ricada bulundum. Bunu yaparlar ya da yapmazlar, o kendilerinin bileceği iştir.

- Sizi tedirgin eden daha çok Emine Hanım'ın mı, yoksa Tayyip Bey'in mi rahatsız olacağı ihtimali miydi?
- Orada bir anne, bir eş söz konusu. Bunun siyasi istismarı da çok rahat yapılabilirdi. Hassas düşünen çevreler içinde de, siyasi çevreler de de.

- Nasıl bir fotoğraftı bu, yanağından mı öpmüştü Emine Erdoğan'ı?
- Öpmemişti aslında, Yunanistan Başbakanı gayri ihtiyari kendisine uzanınca, o da geri çekilmişti. Ama öyle bir hale getirildi ki bu... Örneğin 30 yıl önce de bir gezi sırasında, Bülent Ecevit'i öperken Bulgar ya da Romen bir dansçının fotoğrafı çekilmişti. Rahşan Hanım telefon edip yayınlanmamasını istemiş, kimse yayınlanmadı.

İlknur K. AKMAN

DİĞER RÖPORTAJ HABERLERİ
 Egom iltifat istiyor ama eşim etmiyor
 Belmondo olmasaydım prensesle tanışamazdım
 Hıncal öfkeli, Haşmet romantik Sunay konuşkan, Nebil aşçıdır
 Bizi izledikten sonra başka bir insan oluyorlar
 İyi para kazanıyor, tarih okuyorum Daha fazla aklı ne...
 Biz birbirimize kıyamıyoruz
 Tanıştığımızda Sadri evliydi ben de nişanlı bir genç kızdım
 "Biz şişirilen bir balonsak uçmamak için havayı almalıyız''
 Şike yapmadan yayıncılık yapıyoruz
 Torpil için evime bile giriyorlar
 Krupiyerdi, Bahreyn'in bir numaralı yöneticisi oldu
 Sıradışı bir Cumhuriyet vekili
 Nobel Ödülü'nü bu yıl almak istiyorum
 Türbanlılar aşkı hak ettiği gibi yaşamıyor
 Şehirli, örtülü ve meslek sahibi
 İlk görüşte aşık oldum hiçbir şeyin önemi yok
 Sensiz yaşayamam diyen her kadınla evlendim
 Dramada dünyada üzerime oyuncu tanımam
 Bir 28 Şubat daha yaşanmaz
    Pazar Sabah Yazarlar
    Güncel
    Hobi
  » Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
Gizli örgütlere nasıl girildiğini yazdı
Gizli örgütlere nasıl girildiğini yazdı
Illuminati ve Masonlar gibi gizemli örgüt ve cemaatlere Anadolu'da...
Üzerimdeki iğreti giysiyi istemiyorum
Üzerimdeki iğreti giysiyi istemiyorum
- Bu kent, sermayecisiyle, yöneticisiyle, kanun koyucusuyla ve...
Balık ustasının balıkçılık dersi
Karakin Deveciyan'ın 1915 yılında eski yazıyla kaleme aldığı...
Tarihi köşkün bahçesinde sayısız lezzet alternatifleri
Adını Afrika'daki bir adadan alan Zanzibar, beş yıldan beri...
Deniz üstünde yürüyüp balık avlıyorlar
Ocak ayında buz tutan ve 5 ay boyunca çözülmeyen Baltık Denizi'nin bu hali bile...
Başbakan evde prova ister
Taksim'deki dükkanında 50 yıldır terzilik yapan Mehmet Amca, aralarında...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.