kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Doğum günü hediyesi 6 milyon dolarlık borç
Doğum günü hediyesi 6 milyon dolarlık borç
Aşk kontrolü bırakmak değildir

Doğum günü hediyesi 6 milyon dolarlık borç

Doktor Mark, eşi Michelle'e 30. yaşgününde bir tekne partisi düzenledi ama bir sabah kayboldu. Hem de eşine 6 milyon dolar borç bırakarak... Michelle hala "O benim en iyi arkadaşımdı" diyor
Amerika'da geçenlerde herkesi şaşırtan, bir yat seyahatinde ortadan kaybolan doktoru belki duymuşsunuzdur. Adam tanınmış ve varlıklı bir doktor. 3 yıldır beraber olduğu ve yeni evlendiği karısına yaşgünü için bir yat gezisi düzenliyor. Geziye kadının tüm aile ve arkadaşlarını davet ediyor. Seyahatin ortasında her şey mükemmel giderken kadın bir sabah uyanıyor ki adam yatta değil, ortadan kaybolmuş hem de karısına 6 milyon dolarlık borç takarak. Yakışıklı doktor Mark'ın Avrupa'da bir yerde deli gibi para harcadığı kredi kartlarından tespit ediliyor. Eşi Michelle'e göre Mark şimdi Akdeniz'de bir teknede içkisini yudumluyor. Ama konu burada adam degil, karısı benim için...

ARKADAŞ ALDATIR MI?
Çünkü hala daha "en yakın arkadaşım beni aldattı'' diye ağlıyor, hala daha rüyada yaşıyor. İşte o düşünceyi tekrar şekillendirmek önemli burada. "En yakın arkadaşım beni aldattı" yerine "beni kullanan bir sahtekar beni aldattı" diye görebilmek.. "Nerede gözlerimi kapatıp, hayatımı bu kadar tanıyamadığım bir yabancının eline verdim" diyebilmek... Gerçekten seven, düşünceli birisinin böyle bir şeyi yapmayacağını kestiremiyor. Kendi eksikliği ve yetersizliği yüzünden adamın sağladığı zengin hayatla ayaklarının yerden kesilmesine izin vermiş ve adamın gerçek kimliğini ortaya çıkartacak her türlü sinyale kendini kapatmış. Çünkü tamamen adamın enerjisi, karizması ve gücü ile yarattığı masal içinde yaşamak kolayına gelmiş. Aslında hayatımıza girip, bizi kullanan, yalan söyleyenlere karşı minnettar kalmamız lazım, gözümüzü açmamızı ve kendi gücümüzü keşfetmemizi sağladıkları için ve sadece kendimize dayanarak yaşayabileceğimizi öğrettikleri için... İşte ancak bu tip bir olgunluktan sonra ilişkilerimizde dengeyi, bağımsızlığı bulmaya başlayabiliriz.



Hayatımın kötü gittiği bir döneminde istediğim hiçbir şey olmuyor diye epey bunalımdaydım. Sonra bir film seyrederken duyduğum bir sözle gerçegi görmeye başladım. "Tanrı sana istediğini değil, ihtiyacın olanı verir!" Evet, ihtiyacım olan gözümü açacak, gücümü keşfetmemi sağlayacak tecrübelerdi. Hata yapa yapa, acı çeke çeke, aynı tip ilişkilerin içinde benzer hayalkırıklıklarını yaşaya yaşaya nihayet yeteri kadar ders aldığımda o zinciri kıracak kuvvete sahip olacaktım. İnsanlar istedikleri olunca mutlu olduklarını sanıyorlar. Mutluluğu satın alabileceğimize inanıyoruz. Hakettiğimiz insanlarla beraberiz. Çünkü seçimimizi karşımızdakinin cazibesini oluşturan eğitimi, ilgi alanı, kazancı, sosyal konumu üzerine kuruyoruz ve bu standartlara bağlı olarak beklentimizi oturtuyoruz. Bunları istemekte hiçbir sakınca yok tabii, ama bu beklentilerin zaman içinde karşılanamıyor olması ilişkiyi bozmaya başlıyor. Çevremizdekileri istediğimiz yöne bükebilme isteği ve hayali ile değişime, başarısızlığa, belirsizliğe ve reddedilmeye olan tahammülsüzlüğümüz birleştiğinde farklılıklarımızı tartışabilecek, olayları karşımızdakinin gözü ile de görebileceğimiz bir alışkanlığı oturtamıyoruz. Biz kadınlar ne kadar eğitimli ve başarılı olursak olalım, yine de "yalnız bir kadın yetersizdir" düşüncesinin ağır bastığı bir toplumda yetiştiğimiz için bu hissi üzerimizden atamıyoruz. Yalnız kalma korkusu, yalnızlıktan daha katlanılmaz bizler için... Bütün bunları yazmakla söylemek istediğim "yalnız yaşayın'' demek değil elbette, ama ilişkinizin kimliğinizi elinizden almasına izin vermeyin. Kendini kandıran kadın, yalan söyleyen erkekleri seçer. En önemlisi iç güdünüze açık olabilmeniz. Sizi rahatsız eden bir sinyal varsa, işte o işareti ciddiye alın, ilişkiye gözü kapalı dalmayın... Eskilerin dediği gibi ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Karşımızdakinin verdiği sözler, yapmak istedikleri bizleri cezbediyor ve ilişkiye resmen gözü kapalı dalıyoruz. Kaç kişinin söylediği, yapmak istediği ve yaptığı birbirini tutuyor. İlişkilerdeki, hayalkırıklığının ve yanlış anlaşmanın en büyük nedeni bu değil mi? Yapmak istenilen ile yapılanın arasındaki uçurum... Maalesef ne istediğimiz değil, ne yaptığımız bizi tanımlıyor.

KENDİNİZ OLMAYA ÇALIŞIN

Günümüzde ne kadar çok insan olur olmaz depresyon ilaçları ile yaşıyor. (Bu başka bir haftanın konusu olabilir.) Ama nasıl yaşamak istediğinizden önce nasıl yaşadığınızı fark edin. Özellikle sosyetik magazinleri okuyarak ve paparazzi programlarını seyrederek hayatlarını dolduranlar... Bir avuç ünlü olmayı hak eden veya etmeyen hoş görüntülü, zengin insanın görüntüdeki muhteşem hayatlarıyla (emin olun pek çoğu sizden daha mutsuz) kendinizi, nasıl göründükleri, ne giydikleri ile kıyasladığınız ve ölçtüğünüz sürece bu hayat haset, kıskançlık ve başkası olma arzusu ile heves kıran, kendinize güveninizi sarsan bir tecrübe olmaktan öteye gitmiyor. Bu güveni yaratamadığımız sürece de kendimizi mağdur hissedeceğimiz durumlara çanak açıyoruz. Başkası olmaya çalışmak yerine kendimiz olabilsek, görünmeye çalışmaktansa görsek, yaşayanları seyretmektense kendimiz yaşasak, bu hayattan ne kadar farklı bir tat alabileceğinizi düşünün.

ELVAN DEMİRKAN

DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
 Okumak istiyorlar
 Otların dünyası
 Saunadaki partide Türkiye konuşuldu
 Televizyon izleyenlere öneriler
 Annemi babamı bile kendimi sevdiğim kadar sevmem
 Sokaktaki insan belgesele aç
 Fiş deyip geçmeyin
 Yosmanın saygılısı da olurmuş
 15 dakikalık yolda 118 dakikalık macera
 Film dolu bir hafta
 Korku evi, Mars'ta dehşet
 Doğru fotoğraf üstüne bir ders
 Festival çeyrek asırda daha ilginç ve dopdolu
 Gülümseyerek ağlamayı mecburen öğreniyorsun
 Müzikte 5. kuşak Tolstoy imzası
 Modern hayatın dışladığı yüzler
 'Adam olmuş adamlar'ın önce adam olmuş karıları olur
 Ünlülere Hangi Kitabı Okuduklarını Sorduk
 Tutulmaya bir iki
    Yazarlar
    Alışveriş
    Yaşam
    Ajanda
  » Güncel
    Gezi
MEHMET TEZ
İnternetin yarattığı grup Arctic Monkeys
Bir okur olarak...
Okulda bıçaklı eğitim
Okulda bıçaklı eğitim
Önceki gün Levent'te, dün Gebze'de bir ilköğretim okulu öğrencisi...
301'den beraat ettiler
301'den beraat ettiler
İstanbul'da polisin her gün denetim yapmasına isyan ederek "İşyerimiz...
Batı'ya PKK sitemi
Genelkurmay Başkanı Özkök, PKK'nın Batı'daki faaliyetlerine dikkat...
Erdoğan: Adım atın
Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD Genelkurmay Başkanı Peter Pace'e...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.