kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Avrupa Topluluğu'nda yüz kızartıcı sokaklar
Avrupa Topluluğu'nda yüz kızartıcı sokaklar


Birahanelerin açılması 1840'lı yıllarda başlamış. 120 yıl öncesinin kırmızı noktasız Osmanlı başkentinden, bugünkü belediye kararlarına gelişimiz malum sokakları değil, yüzümüzü kızartmalıdır.

Türkler herkes için olmasa dahi, mizahçılar için şahane gündemler oluşturmakla maruf bir ulustur. Şu "içki yasağı" lafı çıktı çıkalı kimi kızgın, kimi mesud olsa bile, herkesin şaşkın olduğu kuşkusuzdur! Neyzen Tevfik mi demişti? Batı'ya doğru ilerleyen geminin güvertesinde doğuya doğru koşturan insanların ülkesidir burası diye! Peki niye hem bizler, hem de gemiyi bağlamaya ulaştığımız Batı iskeleleri bu denli şaşkın? Acaba diyoruz, bu kez birileri geminin dümenini mi çeviriyor? Çevirmeyi deniyor? Ne beyhude çaba! Tarih Vakfı Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Binaları'nda bir sergi açtı: "Bin Yıldır Birada" Efes Pilsen'in sponsorluğundaki "Geçmişten Günümüze Anadolu'da Bira" kitabını da Prof. Dr. Ercan Eren kaleme almış. Günün anlam ve ehemmiyetine uygun düşen bazı bölümleri, atıfları dikkatinize sunuyoruz: "Benim çocukluğumda Tepebaşı ve Taksim bahçeleri aşağı yukarı birer tertip ve terbiye yerleriydi. Kırk para dühuliyeyi verip içerlerine girdikten sonra, bizi mektebe götürüp getirmeye ve gezdirmeye memur olan lalarımız, 'Bu bahçelerde konuşulmaz, hızlı lakırdı edilmez, bir şey içerken veya yerken ağız açılmaz; aman dikkat edin, sonra adama terbiyesiz derler' derlerdi. Çocukluktan uzaklaşmaya başladığımız zaman da, kendi kendimize ve hareketlerimize çeki düzen verir; nazarı dikkati çekmemeye, pot kırmamaya çalışırdık. Tepebaşı Bahçesi, biraz da hususi bir bahçe gibiydi. Muayyen saatlerde burada müzik çalınırdı. Köşkün etrafında masalar ve iskemleler bulunurdu. Esasen bahçenin her tarafı masalarla, üzeri çiçekli masalarla süslü olarak hazır bulunurdu. Ortada bir yol vardı. Bu yolda da gezilirdi. Bahçede içki yok değildi. Meze de verilirdi. Fakat pastırmalı, sucuklu, sarımsaklı yiyecek verilmezdi."... "Orası, erkek ve kadınların yanyana bulunduğu, dönüp dolaştığı yerdi; kadınla doluydu. Peçesiz, çarşafsız, tayyörlü veya roblu, başlarına uzun iğnelerle tutturulmuş çiçekli kurdeleli hasır şapkalar giymiş, okuduğumuz Fransızca roman resimlerinde hayranlıkla seyrettiklerimizi andıran kadınlar, kadın tipleri..."

AVRUPA'DAN BİR KÖŞE!
Birahanelerin açılması 1840'lı yıllarda başlamıştır. Bakın R.E. Koçu neler anlatıyor: "Hafif alkollü bir içki olan bira, ilk olarak Tanzimat devrinde batılılaşmaya özenen gençler tarafından benimsendi. İstanbul'un ayak takımı arasında rakı ve şarap tercih ediliyordu. İlk birahaneler de ayak takımının giremeyeceği, girse de aradığını bulamayacağı alafranga salonlar olarak kuruldular. Fakat büyük, süslü, temiz salonlara rağmen bira tek başına bir birahaneyi ayakta tutabilecek kadar tüketilen bir içki olamadı. Oysa şarap, yüzyıllardır tek başına şaraphaneleri yaşatıyordu. Bunun üzerine salon sahipleri biranın yanı sıra başta rakı ve şarap, sonra da o dönemde henüz Türkiye'de üretilmeyen ithal malı konyak, cin, vermut, şampanya hatta viski vermeye başladılar. Bu suretle birahaneler 'gazino' oldu. Sonra da zamanımızın içkili lokantalarına dönüştüler" ... "İstanbul'un ilk birahanesi Salvador birasını İstanbullulara tanıtan 'Londra Birahanesi'dir. Bu birahanenin garsonları Nikoli ve Yani daha sonra kendi birahanelerini açtılar. Tipik bir Viyana birahanesi olan "Yani Birahanesi'nde' Viyana ve Münih birasının yanı sıra Fransız, Yunan ve Avusturya şarabı da bulunuyordu. Daha Yani Birahanesi'nin karşısına kentin ilk Alman birahanesi olan 'Deutsche Bierhalle' açıldı."... "1888'de İstanbul'da 15'i Beyoğlu'nda, 8'i Galata'da, 8'i diğer semtlerde olmak üzere 31 birahane mevcuttur. Beyoğlu'ndaki birahaneler "alafranga salonlar" olarak adlandırılan, Batılılaşmayı temsil eden salonlardı; "Beyoğlu birahaneleri arasında, tipik meyhane özelliği taşıyanlar olduğu gibi aileyle gidilebilen yerlerde vardı. Örneğin Tepebaşı'nda Dandria Pasajı girişindeki Çardaş Birahanesi, yine Tepebaşı'nda Hacopula Pasajı yakınındaki Lala Birahanesi, Union Française karşısındaki Konut Birahanesi bunlardandı." 120 yıl öncenin kırmızı noktasız Osmanlı başkentinden, ulusun bugün gündemini oluşturan "belediye kararlarına" gelişimiz "malum sokakları" değil yüzümüzü kızartmalıdır!
DİĞER GURME HABERLERİ
 Anadolu'nun en şık tatlısı: Aşure
 Taşköprü yerine Çin sarımsağı almayın
 Halk mutfağımızdan sapasağlam tavuk
 Şarapçıların savaşı sektörü ikiye böldü
 Mutfak sanatı üniversiteye girdi
 Peynir şarabın tadını bozar mı?
 Fransız mutfağının bilgi hazinesi
 Türk turizminin genç delikanlısı 50 yaşında
 Avrupa Topluluğu'nun salyangozu hamburgere karşı
 Ayva tatlısının tam zamanı
 Soros'dan sonra meclis de zeytini keşfetti
 Mutfakları şenlendiren yemek kitapları
 Ziyafetin tadı ertesi gün çıkar
 Yemeklerin cilası pilav
 Fatih'in sevdiği karidesler
 İdeolojinin keskin kılıcı bilimin ışığını söndürdü
 Rejans'ın mutfak sırları kitap oldu
 Mondovino şarabın merkezine seyahat
 Bulgar şarapları patladı
    Pazar Sabah Yazarlar
    Güncel
    Hobi
    Röportaj
  » Gurme
    İyi Yaşa
Prenses Di'ye kaderini söyleyemedim-1
Prenses Di'ye kaderini söyleyemedim-1
Kişilik analizi ve gelecek tayini yöntemini "İnsanın Pin Kodu" ile...
Prenses Di'ye kaderini söyleyemedim-2
Prenses Di'ye kaderini söyleyemedim-2
Kişilik analizi ve gelecek tayini yöntemini "İnsanın Pin Kodu" ile...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.