kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Otomobil
    Detaylı Arama
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
    Pazar Sabah
    İşte İnsan
    Sinema
    20. YILA ÖZEL
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mehmet Barlas @ SABAH
 
Erdoğan'ın makyajını karşıtları yapıyor artık
İran 1979'a geri mi dönüyor?
ŞAKA - Şifre

Erdoğan'ın makyajını karşıtları yapıyor artık

Yaşadığımız çağın bir adı da "Cilalı İmaj Devri" değil mi?
İnsanlık "Yontma Taş Devri" ile tarihte yolculuğa çıktı. Sonra yonttuğu taşı cilalayıp, olayı birkaç bin yıl daha ileriye taşıdı. Bugünün Bilgi ve İletişim Çağı'nda ise, medyatik toplumlarda imajlar cilalanıyor.
Bu çağın egemenleri siyasi iktidar sahipleri. Başkanlık sistemlerinde başkanlar, başbakanlık sistemlerinde başbakanlar, toplumların gündemini belirliyor. Gazetelerde, televizyonlarda, internet haber sitelerinde onların aldığı kararlar, onların fotoğraflarıyla öncelikli yeri alıyor.
Siyasi iktidarın sahipleri, kendi imajlarını cilalama imkânına da sahip.
28 Şubat post modern darbesi sürecinde İstanbul Belediye Başkanlığı'ndan alınıp, Siirt'te şiir okudu diye Trakya'da cezaevine atılan Tayyip Erdoğan'ın serüvenini düşünün.
Şimdi onun imajında "Enflasyonu düşüren Başbakan", "Türkiye'yi AB'nin eşiğine getiren Başbakan", "Ülkesinin değerini dış dünyaya kabul ettiren Başbakan" benzeri cilalar var.
Daha doğrusu çok yakın düne kadar bu cilalar vardı.
Bugün ise "Gereksiz polemiklerle gündemi elinden kaçıran Başbakan", "Sanki muhalefetteymiş gibi siyasi ortamı germeye çalışan Başbakan" benzeri cilalar sürülmeye başlandı Erdoğan'ın imajına. AK Parti'ye oy vermeyen kesimlerin de heyecanlandığı AB üyelik süreci, nedense artık gündemde değil. Sanki AB'ye Türkiye değil de sadece Müzakere'den Sorumlu Ali Babacan girecekmiş gibi, genel bir umursamazlık havası var.
Yazar Orhan Pamuk'un kargaşa içinde yargılanması, Rektör Yücel Aşkın'ın tutukluluk halinin devamı, Erdoğan'ın sanki ilgi alanında değil. Kısa süre önce
"Kürt Sorunu" üzerine "Aydınlar"la tartışıp diyaloga giren Erdoğan, sanki bunu unutturmak istermiş gibi, AK Parti'nin içki yasağı tartışmalarının odağında bulunmasına adeta göz yumuyor.
Oysa Türkiye'nin gerçek gündemini kamuoyuna hatırlatabilecek, o kadar çok konu başlığı var ki Başbakan Erdoğan'ın masasında. Örneğin AB yolunda atılması gereken ve müzakereler başlamadan önce çözümlenmesi gereken "Gümrük Birliği çerçevesinde, hava ve deniz limanlarımızın Kıbrıs malı taşıyan Kıbrıs Rum gemi ve uçaklarına açılması" benzeri sorunlar var. Bunun gibi hala Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması sorunu ele alınamadı.
Geçenlerde yine yazmıştım. Türkiye sorunları çözmek için zamanı hızlandırmak yerine zamanı yavaşlatıp uzatarak, geçmişten bugüne taşıdı krizlerini.Örneğin Turgut Özal olmasaydı 1930'da girilen korumacı ekonomi modeli ve katı kambiyo rejimi belki hala sürecek değil miydi? AK Parti'nin tek başına iktidar olması ile Erdoğan, kilitli bekleyen sorunlara cesaretli yaklaştı. Ama şimdi sanki o da, zamanı yavaşlatıp çözümleri ertelemeyi seçmiş gibi duruyor.
Bu durumda da HükümetYÖK çekişmesi gündeme egemen oluyor mesela.
Bir Mortgage sistemi ile konut ve emlak sektörüne ve bunların beraberinde inşaata ilişik yüzlerce sektöre 4050 milyar dolarlık kaynak girecek. Bu hem piyasanın canlanması, hem işsizliğin azalması demek.
Sadece bu konu bile Erdoğan'ın imajına yeni cilalar ekleyebilir.
Ne var ki, o şimdi makyajını karşıtlarına teslim etmiş durumda. Gündemi elinden kaçırdığı yetmezmiş gibi, kendi dışında oluşan gündemin kıvılcımlarına benzin döküyor. Şimdi "Aydınlar"ın karşısında diyaloga giren Erdoğan yerine, Şişli Adliyesi önündeki kalabalık var.
Bu durumu anlayan beri gelsin.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Irak düne değil yarına dönük yaşamalıdır   / 17-12-2005
 Canlanıyor mu sertleşiyor mu?   / 16-12-2005
 Bilinçsiz olmanın dayanılmaz ağırlığı...   / 15-12-2005
 Bir yazıda bu kadar az hata yaptığım için övünebilirim   / 14-12-2005
 Zamanı ve aklı dondurmak mümkün müdür?   / 13-12-2005
 En çok hürmet eden en çok kazanır   / 12-12-2005
 Bütün okullar neden ekol değildir?   / 11-12-2005
 Pelit'in diplomalı pasta ustaları ve kilolarım   / 10-12-2005
 Düşünce hayatımızdaki Ortadoğulu esinti...   / 09-12-2005
 "Sonsuz geçiş dönemleri" bölgenin kaderi mi?   / 08-12-2005
REHA MUHTAR
Bak sevgili Bedri!..
Bedri Baykam...
MEHMET BARLAS
Erdoğan'ın makyajını karşıtları yapıyor...
İLKER SARIER
Tahkir ve tezyif!
Bu memleket ne çektiyse bu iki...
SAVAŞ AY
İçine kabus sıkışmış bir okur mektubu
"Emekli hakim...
HINCAL ULUÇ
Öyle gerekiyor, diye değil, içinden geldiği gibi...
Kardeşler takımı
Kardeşler takımı
General Alex'in General Alex'in yönetimindeki Fenerbahçe takımı,...
Böyle Fener görülmedi!
Böyle Fener görülmedi!
Fenerbahçe Denizlispor'u 6-2 mağlup etti ve 4 puan farkla...
Alt kimliği yoksulluk üst kimliği işsizlik
DYP lideri Ağar hükümete yüklendi. Başbakan'dan daha tecrübeli...
Rahşan Ecevit 82'nci yaşını partililerle kutladı
DSP 2005 Yılı İç ve Dış Politika Değerlendirme Toplantısı İstanbul'da...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu