kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Otomobil
    Detaylı Arama
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    İşte İnsan
    Sinema
    20. YILA ÖZEL
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Savas Ay @ SABAH
Tel:
0212 354 40 22
Fax:
0212 274 83 81
 

Sabaha karşı 02.00, Numune Acil Servisi

Gece yarısından sonra Haydarpaşa Numune Hastanesi Acil Servisi Yine elli yerden şikayet geliyor. Bazı gençler, özellikle de gece vakitleri Bostancı-Maltepe sahil yolu üzerine otomobil yarıştırıyormuş yine.
Bunca ölüm, bunca acı uslandırmamış onları demek ki.
"Ne olur söyleyin. Yetkilileri uyarın. Yeni bir facia doğmadan. Yeni ocaklar sönmeden önlem alınsın" diyor arayanlar.

İçimden gelen

Gözümle bizzat görmek, görüntülemek istedim bunu. Fotoğraf makinelerimi boynuma asıp Bostancı sahiline doğru yola koyuldum.
Feneryolu'na vardığımda bir ambulansın siren çalarak trafiği yarmaya çalıştığını görünce peşine takılmak geldi içimden.

Boş sedye
Yollar yağmurlu yaşlı. Zemin kaygan. Takibi çok güç ama rotasından anladım ki Haydarpaşa Numune'ye doğru gidiyor. Acil kapısına vardığımda epey geciktiğimi anladım. Boş sedyeyi içeriden çıkarıp, tekrar araca koyuyordu görevliler.

Sordum söyledi!

Saat 02.00 sularıydı. Aracımı park ettikten sonra kapıdaki güvenlik görevlisine sordum:
- Hayırdır, bu ambulans kimi getirdi?
- Sana gelmez abi.
- - !!!!
- - Çok mühim bir şey yok, sıradan bir kaza.
- Evladım keseden söylesene ne olmuş?
- Bacağından yaralı bir teyzeyi getirdiler abi. Sokakta bir çukura düşmüş.

Pazaryeri gibi

İçeri yürüyorum. Her bir yana 'park edilmiş' sedyeler, üzerlerinde yatan çocuklar, kadınlar, gençler, yaşlılar. Vaka başına en az 3-4 refakatçi, koşuşan doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar, polisler, özel güvenlikçiler. Bütün bunlara evsiz barksız olup da yağmurdan korunmak için oraya sığınmış olanlar da caba.
Pazaryeri kalabalığı desek yeridir.

Nöbette o var
Nöbetçi Şef odasına gidiyorum. Gece sorumluluğu sırası Antepli Ökkeş Abi'deyse, ona uğramadan gider ya da işe dalarsam surat yapıyor. Odaya girince görüyorum, Doktor Ökkeş'in nöbet gecesi.
- Ağa n'aber? Ortalık kaynıyor yine.
- Vay gardaşım. Otur, otur hele. Özledim seni.

Ferhat Göçer aldı yürüdü

Muhabbetin 3 dakika sonra geleceği noktayı adım gibi biliyorum. O kadar bile geçmeden Ökkeş Abi en az 10 defa dinlediğim cümlelerine başlıyor.
- Ne oldu benim bestelerin durumu?
- - Olacak inşallah hocam.
- Bak Ferhat Göçer aldı yürüdü. O burada, bizim kadroda cerrah biliyorsun.

Mendil cebi

Genç bir doktor sedyede horlayarak uyuyan yaşlı amcayı işaret ediyor.
- Gördün mü bu amcayı?
- - Gördüm mışıl mışıl uyuyor ama nesi var hocam?
- Daha epey uyur abi. Ankara'dan trene binmiş, birileri sandviç arası hap yutturmuşlar ona. Neyi var neyi yok almışlar. Üstünden 10 milyon çıktı sadece.
- Acımış, yol parası diye mi bırakmışlar?
- (gülerek) Yok be abi. Mendil cebindeymiş o para fark etmediler herhalde.

İnsanüstü gayret

Sonra her bir yanını dolaşıyorum Acil'in. Genç doktorların gurur verici çabasını görüyor duygulanıyorum. Hep şikayet ederiz ya, kazın ayağı öyle değil. İnsanüstü bir çabayla bir ona bir buHem hekimliğini işini yapıyor hem şarkılarını söylüyor. Alaaddin Yavaşça hoca da böyleydi. Benim şarkıları da dinle hatta programda yayınla artık.

Dellenmiş gibi
Plastik bardakta gelen çayın yarısına varmadan bir gümbürtü kopuyor dışarıda. Telaşla çıkıp bakıyorum ki küfür kıyamet arasında bir grup gencin kavgası. Güvenlikçiler dellenmiş gibi bağırıp, çağıran, birbirlerine tekme tokat giren gençleri ayırmakta zorlanıyor.

Zor bela
Araç önüne araç park etmekten çıkmış tantana. Büyümüş bu hale gelmiş. Zor bela sağlanıyor sükunet.
Tekrar içeri girdiğimde istikametim acil müdahale odaları. Ama yürüyebilmek ne mümkün? İnanılması güç bir yoğunluk var orada da. Duvar kenarlarında duran sedyeler, kabin yataklarında birer ikişer yatan hastalar. İnlemeler, feryatlar, "bize bakan yok mu?" haykırışları. na seğirtip, müdahalelerini yapıyorlar.

Gurur rüzgarı

İçimden geçen ne biliyor musunuz? Bu çocukların anne babaları gelip acil nöbeti izleseler, neler yaşadıklarını bizzat görseler, evlatlarını okutup 'doktor çıkarttıklarına' pişman bile olabilirler ilk anda.
Sonra bu düşüncelerinden utanıp "İnsanlara yardım edeyim, şifa dağıtayım diye nasıl da çırpınıyor, helak ediyor kendini yavrum" diyerek yeni bir gurur rüzgarı dolar içlerine.

Destan da yazarız

Bazı hekimler, hastaneler hakkında zaman zaman sert yazılar yazıyor, olup biteni eleştiriyorum ama, keşke hep böyle şeyler görsem de destan yazsam onlar için.
Bir zor gecenin sonunda, sabah saat
05.00'e doğru hastaneden ayrılırken bir "Helal olsun" daha çekiyorum Numune acil ekibine. Candan yürekten helal olsun size arkadaşlar.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 O sette olan biteni kendi gözlerimle gördüm   / 02-12-2005
 Milli Eğitim Bakanı'ndan "tıraş" hikâyesi   / 01-12-2005
 'Babam ve Oğlum'un başarısı bizim de başarımız   / 30-11-2005
 Okullar 4 oldu A Takımı'nın keyfi 4 köşe!..   / 29-11-2005
 Derbi maçı heyecanından öte bir duygum var   / 27-11-2005
 Polisler, sinemacılar, yazarlar ve üç mezarlı adam   / 26-11-2005
 İki ucu tinerli değnek ve polis ne yapmalı?..   / 25-11-2005
 Manukyan'ın vasiyeti: Hayatımı Nurseli İdiz oynasın   / 24-11-2005
 Gecenin matemini ruhuma örtüp sarayım   / 23-11-2005
 İşi gücü bırakıp 'Babam ve izlemeye gidin!   / 22-11-2005
REHA MUHTAR
Kırmızı sokaklı kentler...
Aslında türbanlı öğrencilerin...
MEHMET BARLAS
AK Parti'nin üst kimliği "Yasakçılık" mı...
MAHMUT ÖVÜR
Karadenizliler'le Güneydoğulular el ele
AB ile müzakere...
SAVAŞ AY
Sabaha karşı 02.00, Numune Acil Servisi
Yine elli...
HINCAL ULUÇ
Editör gazetenin namusu gazetenin onurudur!..
Yazdım..
Önce horon sonra lorke
Önce horon sonra lorke
Ligde üst üste 13. galibiyetini almak için Trabzon karşısına çıkan...
Bencillik yaptık
Bencillik yaptık
Fenerbahçe'nin hocası Daum: "İdmanlarda çalıştığımız takım oyunlarını...
'Partimin belediyeleri içki ruhsatı vermemezlik yapamaz'
Başbakan Tayyip Erdoğan, Avustralya ve Yeni Zelanda gezisi öncesi AK...
Eşleriyle birlikte Yeni Zelanda'ya uçtular
Başbakan Tayyip Erdoğan, 11 gün sürecek Yeni Zelanda ve Avustralya...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu