kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Otomobil
    Detaylı Arama
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
    Pazar Sabah
    İşte İnsan
    Sinema
    20. YILA ÖZEL
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Erdal Safak @ SABAH
 

İki kritik dava

Bu hafta tüm projektörler yargıya çevrilecek... Sadece Türk kamuoyunun değil, AB'nin de, insan hakları örgütlerinin de çok yakından izledikleri iki kritik davanın ilk duruşmaları nedeniyle... Yarın Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın mahkemeye çıkacak, cuma günü de yazar Orhan Pamuk...

Biri hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkının çetin sınavı olacak. Diğeri ise ifade özgürlüğüne yargının bakışını yansıtacak.
Van'daki Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın ve yazar Orhan Pamuk'un bu hafta başlayacak davaları böyle değerlendiriliyor.
Aşkın davası için, tutuklandığı 14 Ekim'den bu yana denilebilecek herşey söylendi. Birkaçını hatırlatalım:
"Hukukun işlerlik kazanmadığı bir rejimin, yurttaşlarına güven vermesi ve varlığını koruması beklenemez." (Cumhurbaşkanı Sezer)
"Aşkın'ın tutuklanmasını gerektirecek koşullar oluşmadı." (YÖK Başkanı Prof. Dr. Teziç)
"Aşkın'ın tutukluluğu Avrupa hukukuna ters. Yargıda tutuksuz yargılama esastır. " (AİHM'deki Türk yargıç Rıza Türmen)
AB'nin de "Türkiye'deki güçler mücadelesinin bir örneği" gördüğü bu davada artık söz yargının.
Tek dileğimiz, konusu farklı olmakla birlikte süreci çok benzeyen Fransa'daki Outreau davası gibi acıların yaşanmaması. Orada 17 kişi tek kanıtın bir ihbar mektubu olduğu sübyancılık suçlamasıyla 3 yıl tutuklu kaldılar, biri cezaevinde dayanamayıp intihar etti. Sonunda ihbar mektubunu yazanın da, tanıkların da yalan söyledikleri ortaya çıktı. Şimdi Fransa "Adaleti dezenfekte etme zamanı geldi" diyerek, sistemini kökten sorguluyor.
Bir İtalyan hukukçunun Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk'un sık sık hatırlattığı uyarısı var: "Yargıç tanrı gibi yalnız kalmak zorundadır. Sistem ona vicdanı ile başbaşa kalma olanağı sağlamalıdır. Araya yasalardan başka öğelerin girdiği bir karar kuşkulu görünecektir. Görünmesi bile ürkütücüdür."
Gelin, Van'daki 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi yargıçlarının sadece ve sadece vicdanlarıyla başbaşa kalmalarını sağlayacak ortamı oluşturalım ve her türlü kuşkuyu, önyargıyı aşıp, sözü "Ergeç tecelli edecek" adalete bırakalım.

Düşünceye sonsuz özgürlük
Orhan Pamuk'a "Türkiye'de 1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürt öldürüldü" dediği için Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesinde tanımlanan "Türklüğü aşağılamak" suçuyla açılan davaya gelince; onda da herkes herşeyi söyledi.
"Tam da AB liderler zirvesinin toplanacağı gün Pamuk'un mahkemeye çıkarılması provokasyon olmalı" diyen AB Komisyonu'nun genişleme komiseri Olli Rehn'den Dışişleri Bakanı Gül'e, Salman Rüşdi'den AB medyasının tüm önemli kalemlerine kadar...
Orhan Pamuk bu hafta dünyanın birçok önemli gazetesinde yayınlanacak yazısında kendini şöyle savunuyor: "Bir milletin şerefini asıl lekeleyecek şeyin, tarihindeki karanlık noktaların konuşulması değil, konuşulamaması olduğuna inanıyorum."
Özgürlüklerin genişletilmesinde çok önemli rol oynayan İngiliz düşünür John Stuart Mill der ki:
"Hiçbir düşünce bastırılmamalı. Konuşulmadan bir düşüncenin yanlış olduğunu söyleyerek susturmak, doğruluğuna veya yanlışlığına emin olmayı çok zorlaştırır.
Susturulan düşünce doğruysa iki nedenle bastırılır: Başkalarını rahatsız ettiği ve kendi düşüncelerinin yanlışlığı ortaya çıkacağı için.
Susturulan düşünce yanlışsa, bu tutumla yine büyük kötülük yapılmış olur. Çünkü her düşünce içinde biraz gerçek barındırır. Ve özgürce, açıkça tartışılmadığı zaman gerçekler yerine dogmalara ve önyargılara bırakır."
Şişli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde Cuma günü görülecek davayı ifade özgürlüğünün çağımızın sınırlarına taşınması için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Önce yargının "içtihat" oluşturacak kararıyla, yetmezse yasal düzenlemelerle...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Din, devlet, laiklik   / 12-12-2005
 Siyaseti temizlemek   / 11-12-2005
 Yolsuzluk ve siyaset   / 10-12-2005
 Bağımlılığın bedeli   / 09-12-2005
 Rus kapanına kısılmak   / 08-12-2005
 Şemdinli'den Christchurch'a   / 07-12-2005
 Kadınsız demokrasi   / 06-12-2005
 Pistin ucunda çığlık   / 05-12-2005
 Ahlâksız oyun   / 04-12-2005
 16 Aralık telaşı   / 03-12-2005
YILMAZ ÖZDİL
007...
Dönemin Başbakanı Ecevit, dönemin İsrail...
ALİ KIRCA
Gazetecinin hatıraları - 2
İlk yazıda küçük bir...
ÖMER LÜTFİ METE
CIA ne satıp ne alacak?
Dün sabah ...
UMUR TALU
Dost ve münafık
Bilgisayarda posta kutusuna CIA ve FBI...
FATİH ALTAYLI
Senin teröristine karşı benim teröristim
CIA Başkanı...
ERDAL ŞAFAK
İki kritik dava
Bu hafta tüm projektörler yargıya...
Irak'ta seçim kuşatması
Ülkeyi 4 yıl yönetecek 'kalıcı' meclisi belirlemek için halk perşembe...
Suriye karşıtı vekile suikast
Eski Başbakan Refik Hariri'nin öldürülmesinden bu yana...
Tek İnsua yeter
Tek İnsua yeter
Galatasaray Teknik Direktörü Gerets, Beşiktaş derbisinin ardından...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu