kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Otomobil
    Detaylı Arama
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
    Pazar Sabah
    İşte İnsan
    Sinema
    20. YILA ÖZEL
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mahmut Ovur @ SABAH
 

DYP'nin Antakya coşkusu

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, sokağı ve meydanları seviyor. Sevdiği için de sürekli dolaşıyor. Ortada seçime yönelik hiçbir ipucu yok ama Mehmet Ağar, sanki yarın seçim olacakmış gibi meydanlara çıkıyor.
Geçtiğimiz pazar günü de Antakya'daydı.
Siyaseten ne söylediği bir yana benim ilgimi çeken halkın olaya yaklaşımıydı.
Çünkü, meydana çıkmak değil, meydanı doldurmak ve o meydana niçin gelindiği önemliydi.
Antakya bu açıdan çok çarpıcıydı.
DYP'nin bir önceki mitingi 'geleneğin kalesi' Antalya'daydı. O mitingin üzerinden sadece iki hafta geçti.
İki hafta içinde 'Ne değişti?' sorusuna birçok cevap verilse de Antakya, Antalya ile kıyaslanamazdı. Çünkü, hem kalabalık hem de coşku açısından Antakya 'eski kaleye' ciddi fark atıyordu.
Bu farkın birçok nedeni vardı. Antalya bir ilk çıkıştı. Mehmet Ağar'ın gündem yaratan açıklamaları ve basının ilgisi DYP teşkilatlarını harekete geçirmişti. Ve kuşkusuz Antakya'nın kendi iç dinamiği vardı.
Uygarlıklara, dinlere merkezlik etmiş bir şehir,
Dinsel ve etnik açıdan tam bir Türkiye özeti,
Bir milyonu aşkın bir nüfus,
Ve geçim kaynağı ağırlıkla tarım.
Antakya bu renkliliğiyle doldurmuştu miting alanını. Özellikle mitingin ön sıralarını dolduran kadınların çoğunlukta oluşu dikkat çekiciydi. Sadece kadınlar değil, alanda ciddi anlamda tepkili bir topluluk vardı.
Dahası klasik 'seyretmek' veya 'şöyle bir bakıyım' diye gelen miting izleyicisi sayısı yok denecek kadar azdı.
Kısacası herkesin o alana gelmek için 'makul bir gerekçesi' vardı.
Özellikle de tarım kesiminin.
İşte onlardan birkaçının söyledikleri:

Halk olarak çok pişmanız
İbrahim Birsel, Çiftçi:
"Mazot 2 milyon oldu, gübre 550 bin lira oldu. Kuyulardan su çekecek elektrik paralarını ödeyemiyoruz. 2002 seçimlerinde AK Parti'ye oy verdim. Her şeyi ucuz yapacağız dediler tam tersi oldu. On dönüm tarlamız vardı onu da elimizden aldılar. Buraya Mehmet Ağar halimizi soracak, biz de halimiz söyleyeceğiz diye geldim."
Bekir Kaya, Tornacı:
"Oyumu Tayyip Erdoğan' a verdim. Şu anda devlet olarak pişman değiliz ama halk olarak çok pişmanız. Devlet zengin olduktan sonra halka da biraz vermesi lazım. Her şey bana oldu mu olmaz, paylaşım olmalı."
Songül Tekin Ev Hanımı, işçi emeklisi:
"AKP'den memnun değiliz. Hayat çok pahalı. Biz hadi neyse çiftçinin durumu gerçekten zor. Çiftçiler çok eziliyor. Pamuklar tarlada duruyor. Yazık bu memlekete."
Metin Aydın, Esnaf:
"Şu durumda sefilleri oynuyoruz. Hükümet kendine göre bir politika geliştirmiş, 'Devletin hesabını kitabını toparladık' diyor. Ama halkın ne çektiğinden haberleri yok. Ankara'da rahat hayatlarını sürdürüyorlar, her şey toz pembe gözüküyor ama esnafa, çiftçiye gelince bir şey yok."
Selahattin Polat, Çiftçi:
"Arazim az, 50-60 dönüm. Kuru ekmek yiyorum, 53 yaşındayım. 8 tane çocuk var. Geçinemiyoruz. İktidardan memnun değilim. Mazota zam, tüpe zam, şekere zam..."


Mehmet Ağar, miting alanını dolduranların bu gerçeğini bildiği için sırasıyla her soruna değindi. Özellikle de Antakyalı çiftçilerin yaşadığı 'derin sıkıntı' ya geniş yer veriyor ve şöyle diyordu:
"Bir eli Allah'ta, bir eli toprakta olan çiftçimizin sıkıntısını biliyorum. Türk çiftçisini asla ve asla namerde muhtaç etmeyeceğiz."
Antakya mitinginde teröre de, kimlik tartışmasına da, yolsuzluğa da değinen Ağar'ın meydanı dalgalandıran ve en yoğun alkışı alan sözleri ise toplumun 'derin korkusu'na işaret ediyordu.
O da, meydanı dolduran ister esnaf, ister memur, isterse işçi olsun hepsinin ortak korkusuydu; 'işsiz kalmak.'
Miting alanından ayrıldığımızda şu tespiti yapmaktan kendimizi alamadık:
"Toplumun bu korkusunun artması hiç de iyiye alamet değil."
Mehmet Ağar'ı Antakya'da eşi Emel Ağar ve DYP'nin ağır topları Nevzat Ercan, Saffet Arıkan Bedük, Celal Adan, Bahattin Şeker, Mümtaz Yavuz, Mahmut Nedim Bilgiç, Binhan Oğuz, Orhan Keçeli, Prof. Dr. Timur Gürgan ve Ümmet Akdoğan da yalnız bırakmadı.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 'Siyasetçi kendini kral gibi görüyor'   / 11-12-2005
 AK Parti'de neler oluyor?   / 10-12-2005
 Malatyalı çocuklara sahip çıktık mı?   / 09-12-2005
 Ünlülerin 'korsan' isyanı   / 08-12-2005
 AB'nin solu kime sıcak bakıyor?   / 07-12-2005
 Doğu ve Güneydoğu'ya 9 özel hastane   / 06-12-2005
 'Ben de ilk defa Kürdü, Arnavut'u burada gördüm'   / 04-12-2005
 Karadenizliler'le Güneydoğulular el ele   / 03-12-2005
 'İzmir güzel bir prensestir'   / 02-12-2005
 AK Parti İstanbul'da 'demokrasi' sınavı   / 01-12-2005
MAHMUT ÖVÜR
DYP'nin Antakya coşkusu
DYP Genel Başkanı Mehmet...
MUHARREM SARIKAYA
Solda yeni arayışlar...
CHP lideri Deniz Baykal,...
ASLI AYDINTAŞBAŞ
Sağda 'Zeytin Ağacı' olur mu?
İstanbul Milletvekili...
YAVUZ DONAT
AK Parti (neden) kaynıyor
İktidar partisinin içinde bir...
Ne varsa simitte var
Beslenme uzmanlarına göre dışarıda satılan hazır yiyecekler arasında...
Bırakıp kaçmasaydı belki yaşıyor olacaktı
Tıp öğrencisi Abdullah Ata Çetin'e kaldırımda bir otomobil çarptı.
CIA'dan işbirliği önerisi
CIA'dan işbirliği önerisi
Ankara'ya gelen CIA Başkanı Goss, gün boyu görüşmelerde bulunduğu...
Din köylülükten kurtulmalı
Din köylülükten kurtulmalı
"AB'ye girildiğinde imam hatip mezunu köy imamı ile doktora yapmış...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu