kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Otomobil
    Detaylı Arama
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Lutfi Mete @ SABAH
 
STK mı güçlü, atom mu?
Özür

STK mı güçlü, atom mu?

En çok yabancı gizli servis elemanının bulunduğu ülkenin Türkiye olduğu, 'meslekten' yabancıların da açıkça dile getirdikleri bir keyfiyettir.
Böyleyken en az yabancı ajanın açığa çıktığı ülke de Türkiye'dir. Bu iki hakikatin birbirini çürütmesi gerekmez mi? Türkiye gerçekten casus kaynayan bir ülkeyse neden somut bilgi ve belgeler oluşmaz, gerektirdiği hukuki ve siyasi sonuçlar ortaya çıkmaz?
İki gerçek birbirini zorunlu olarak çürüttüğüne göre, mantık ikisinin aynı anda kabulünü de, inkarını da mümkün kılmaz. Birinden biri benimsenecek ama hangisi?
'Madem ki, ilaçlık bir tek ajan ele geçmiyor, öyleyse söylenenlerin aksine Türkiye içinde gizli servislerin cirit attığı doğru değildir' mi diyeceğiz?
İkisini de benimseyeceğiz. Mantığın sükut ettiği bir diyarda yaşadığımız için, hem yeryüzünde en çok casusun cirit attığı, hem de hiçbirinin açığa çıkmadığı ülke olduğumuzu kabul etmek zorundayız. Bu dayanılmaz çelişkiyi sürdürülebilir kılan etkenlerin başında ise, sömürgeci uygarlığın geliştirdiği STK buluşu gelmektedir.
Günümüzde güçlü gizli servisleri dokunulmaz ve hatta görülmez yapan buluş, ulusaşırı Sivil Toplum Kuruluşları'dır. 'Yükseltilen değer' oldukları için yan gözle bakamadığınız bu teşkilatlar 'kurmay casus havuzları' gibidir. Gerek 'yerel' görünenler içinde ve gerek ulusaşırı olanlar arasında hakikaten insaniyet namına bazı işler yapan biriki masum STK çatısı veya STK uzantısı bulunduğu için ' yaşın yanında kurular' da yanmaz hale gelir.
Sömürgeci uygarlığın bu maymuncuğu bütün dünyada etkindir. Fakat Türkiye'de hem her yerden fazla etkin olmaya devam etmekte, dünya için eğitecekleri elemanlarını da burada ustalaştırmaktadırlar.
Tarih boyunca bu maymuncuk en korkunç zararı Türk milletine verip paramparça ettiği halde, hiçbir toplum onları masum görmeye bizim kadar şartlandırılmış değildir. Bunun başlıca sebebi, sömürgeci uygarlığın -ilkel şekliyle- SKT'yı Osmanlı üzerinde keşfetmiş olmasıdır. Böyle bir birikim, onların en melunlarının bile 'yaşın yanındaki kuru' rolü ile yanmaya karşı korumalı olmalarını kolaylaştırmaktadır. Bu sayede hepsi kendisini salt Türkiye insanının hayrına çalışan kuruluşlar olarak pazarlamayı becerebilmektedir. İçlerinde hayırlı niyet ve gayret güden birey veya kurumlar hakikaten var ise, onlar da buzdağının üstünde buharlaşan zerrecikler olarak istisna teşkil etmektedir.
Koskoca imparatorluğu, o çağların STK görevi yürüten çarklarınca oluşturulan fitnelerle doğal seyrinden çok daha hızlı şekilde kaybettiğimiz halde, şimdiki geliştirilmiş uzantılarını kutsayabiliyoruz. O gün misyonerlik ve stratejik bozgunculuk için gelenlerin torunları bugün kara kaşımız ve kara gözümüz için sevdalanıp hizmetimize koşan insaniyet kahramanları oluvermiştir.
Niye ve nasıl? Dünün sömürgecileri, bugün dünyanın evliyaları mı oldu? Zaman içinde aramızdan kendilerine -bütün bir ülkeyi uyutmaya yetecek miktarda- işbirlikçi nesiller devşirebildikleri için bir yatırıp bin kaldırabiliyorlar.
Sömürgeci uygarlığın geliştirdiği en büyük silah atom bombası değil, STK'lardır.
'İsviçre'den TC'ye sivil goller' başlıklı yazımdaki STK etkinliklerine dair yakınmalarım üzerine 'bizi kastettin' diyen SDC isimli örgüt mahkeme edası takınıp 'Tekzip' başlığıyla açıklama gönderdi. Çok mübarek bir kuruluş olduğunu yazan SDC'nin açıklaması vicdanıma 'acaba' bile dedirtemedi. Oysa bölücü çevrelerin Türkiye'yi aşağılarken yüceltip durdukları diğer İsviçreli hamiyetperverler (!) gibi SDC ilgililerinin de dostluklarına inanabilmeyi isterdim.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Sezer'in ikiyüzlülüğe direnişi   / 25-11-2005
 TRT 'Yurttan Sesler' yazısı   / 24-11-2005
 İsviçre'den TC'ye 'sivil' goller   / 22-11-2005
 Olmayana ergi siyaseti   / 21-11-2005
 Erdoğan ne demek istedi?   / 18-11-2005
 TC'ye sıcak çatışma ninnileri   / 17-11-2005
 Brövenin Atatürkçesi neydi?   / 15-11-2005
 Tüfekle oynama şeytan doldurur   / 14-11-2005
 Yaşasın bir yasak daha!   / 11-11-2005
 Adalet, kalkınma ve ilerleme raporu   / 10-11-2005
ERGUN BABAHAN
Türkiye ve SABAH'ın 20 yılı
Serbest piyasanın en ateşli...
ÖMER LÜTFİ METE
STK mı güçlü, atom mu?
En çok yabancı gizli servis...
UMUR TALU
Nazik konu, nazik üslup!
Üstadım, canım, şekerim,...
ERDAL ŞAFAK
Demokrasi ve ekonomi
Başbakan Erdoğan, SABAH'ın 20'nci...
MEHMET ALTAN
Üst kimlik Gaziantep...
Türkiye belki de çok uzun yıllar...
Bush kozlarını masaya sürdü
Desteği yüzde 35'e inen Bush için daha önce 'tökezlediğinde' olduğu...
Anchorman Başkan TV'de hesap soruyor
Venezuela Devlet Başkanı Chavez TV'de telefonla sorunlarını dinliyor,...
Burası Türkiye.... Burada Kral belli
Burası Türkiye.... Burada Kral belli
Son 2 yılın şampiyonu Fenerbahçe, G.Saray'ı devirip 12'de 12 yaptı ve...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu