kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Sahildeki isimsiz kadın cesedi
Sahildeki isimsiz kadın cesedi

Ölü bulunan kadın kimdi? Yoksa intihar mı etmişti? Bu bir cinayetse kurbanın kimliği ortaya çıkmadan katil nasıl bulunacaktı?.

Sarayburnu balıkçıların vazgeçilmez av mekanıdır. İstanbullu'su, yerli yabancı turisti pek çok kişi gezer Sarayburnu sahilinde... Yalnız bir temmuz günü bu sıcak tablo bozulur. Sabaha karşı bir balıkçı, kadın cesediyle karşılaşır. Olay yerine gelen asayiş şubesi cinayet masası dedektifleri soruşturmayı ilçe polislerinden devralırlar. Cinayet masası dedektifi Harun'a göre işin arkasındaki sır perdesini adli tıp ekipleri ortaya çıkaracaktır. Yoldaki kayalar üzerinde kan lekeleri tespit edilir. Dedektif Harun kurbanın başka bir yerde öldürüldüğünü daha sonra buraya bırakıldığını düşünür. Ancak lastik izi veya katilden geriye kalan hiçbir şey yoktur. Kimliği belirsiz cesetlere İstanbul polisi 'isimsiz' adını vermektedir. Şimdilik bu kadın cesedine de 'isimsiz' denir.

SONUÇ ÇIKMADI
Polisin elinde sadece kadının parmak izleri vardı. Ve kimlik tespit görevini Dedektif Harun yardımcılarından Cihangir'e verdi. Parmak izlerinden yola çıkarak kimliğini tespit etmek için birçok yolu deneyen Cihangir başarısız olmuştu. 'İsimsiz kadın' daha öncesinden hiç suç işlemediği için parmak izinden bir sonuç çıkmadı. 'İsimsiz'in öldürülüp öldürülmediğine Adli Tıp'ın hazırlayacağı rapor karar verecekti. Ve dedektif Harun'un tahmin ettiği sonuç çıktı. Adli Tıp uzmanlarına göre olay cinayetti. Polisin elindeki tek ipucu cesetteki izlerdi. Otopsi sonucu da kadının boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Kurbanın üzerindeki kıyafetler de adli tıp kurumunda yoğun bir incelemeye alındı. Kıyafetlerde bantlama tekniği kullanılarak delil aranmaya başlandı. (Bu tekniğe göre bandın yapışkan yüzü kumaşın üzerine yapıştırılıyor, sonra da çekiliyor) Bu sayede kadının giysilerinin üzerinde çeşitli saç telleriyle birlikte siyah sentetik ip parçacıkları buldu. Adli tıp uzmanı Funda'nın dedektif Harun'a sentetik ipliklerde bir çeşit yapışkan madde bulduğunu söylemesi hemen dedektifin dikkatini çekti. Bu kanıt ancak otomobil paspası ya da bagaj yerinden kurbanın üzerine gelmişti. Buna göre kurbanın bir aracın bagajında taşınma olasılığı kesinlik kazanıyordu. Peki ama kurban kimdi? Ve cesedi otomobilin bagajına kim koymuştu?

GİYSİLERİ EVDEYDİ
Cinayet Masası dedektifi Cihangir polise müracaat edilen kayıp raporlarını tarayarak bir bağlantı kurmaya çalışıyordu. Ve polis yeni kayıp başvuruları arasında bir ipucu buldu. Kayıp başvurusunun yapıldığı yerdeki polis departmanını aradılar. Beşiktaş'ta oturan Yasemin Kaya dört gündür evine uğramadığı için kayıp işlemleri başlatılmıştı. Polislerin cesedi bulmadan iki gün önce Yasemin Kaya'nın kocası polis merkezine gelerek kaybolduğunu bildirmişti. Dedektif Harun, Yasemin Kaya'nın kocası ile görüşmek üzere başvuru formundaki adrese gitti. 39 yaşındaki Bülent Kaya, eşi ile evliliklerinin zor bir dönemden geçtiğini anlattı. On yıllık eşini çok sevdiğini ve sorunlarını aşmaya çalıştığını iddia etti. Polisler ölen kurbanın fotoğraflarını ve kıyafetini Bülent Kaya'ya gösterdikleri zaman adam kurbanın karısı olduğunu teşhis etti. Kocası, Yasemin Kaya'nın ölmeden birkaç gün önce birbirlerine daha fazla vakit ayırabilmek için çocuklarını bir akrabasına bırakmaya gittiğini söyledi. Ancak adam eve döndüğü zaman Yasemin'i ve kıyafetlerini bulamamıştı. Bülent eşinin kaybolmadan önceki dönemde çok sayıda gizemli telefon aldığını anlattı. Sık sık herhangi bir açıklama yapmadan evden çıktığını ve kendisinin de evde kalıp çocuklara bakmak zorunda kaldığını söyledi. Polis evde genel bir arama yapmak istediği zaman Bülent Kaya karşı çıkmadı. Dedektif Harun yatak odasına baktıkları zaman Bülent'in ifadesinin pek de tutarlı olmadığını fark etti. Yatak odasındaki dolap o kadar doluydu ki bir kazak konulacak dahi yer kalmamıştı. Yani kurban eşyalarını alıp kaçmışa benzemiyordu. Dedektif Harun'un isteği üzerine eve adli tıp uzmanı Funda da geldi. Savcılıktan alınan arama izni belgesi ile Adli Tıp uzmanı oturma odasının zeminine kimyasal sprey sıktı. Bu sprey, milyonda bir gibi çok küçük oranlardaki kanla dahi temas etmesi halinde mavi yeşil renkler vererek ışıldamaya başlayan bir maddeydi. Ancak Funda kimyasal sprey sıkmasına rağmen herhangi bir kan izi bulamadı. Ellerinde bir delil olmamasına rağmen polisler Bülent Kaya'nın bir şeyleri gizlediğinden şüpheleniyordu. Polisler, komşularla görüştü. Bir komşu; Bülent ve Yasemin çiftinin çok sık kavga ettiğini anlattı. Yasemin'in kaybolmasından birkaç gün önce de kavga etmişlerdi. Komşuları o geceden sonra Yasemin'i bir daha görmemişti ve onun evi terk ettiğini düşünmüşlerdi. Ancak polis böyle düşünmüyordu. Artık üstü çizilmiş kişiler listesinde bir şüpheli vardı. Yakın bir arkadaşı Yasemin Kaya'nın boşanmayı düşündüğünü ve kocasının buna çok sert bir tepki verdiğini anlattı. Bunun sonucunda Yasemin ölümünden kısa bir süre önce hayat sigortasının şartnamesini değiştirmişti. Polis Yasemin Kaya'nın iki yüz bin dolarlık hayat sigortası yaptırdığını ve ciddi bir öldürülme korkusu yaşadığını öğrendi. Ve bu korku yüzünden de sigortasının şartnamesini değiştirerek öldüğü takdirde sigortadan alınacak olan paranın Kadıköy'de yaşayan annesine verilmesini istemişti. Polis Bülent'in otomobili için bir arama emri daha çıkartarak Yasemin'in cesedinin Sarayburnu'na taşınıp taşınmadığını öğrenmek istedi. Otomobilin bagajına yine kimyasal sprey sıkıldığı zaman dedektif Harun ile Funda 'bingo' dedi. Arabanın bagajında ciddi miktarda kan olduğu tespit edildi. Kaya kısa bir süre önce balık tutmaya gittiğini sonra balıkları bagaja koyduğunu söyledi. Bagajın iç döşemesi detaylı bir araştırma için laboratuvara gönderildi. Test sonuçlarını beklerken polis dosyayı geliştirmeye çalıştı. Cinayet masası dedektiflerine göre Bülent'in artık eşini öldürmüş olduğundan emindiler. Ve nihai kanıt için adli tıp araştırmasını beklediler. İlk kanıt arabanın bagajındaki kandan geldi. Kesinlikle Bülent'in iddia ettiği gibi balık kanı değildi. Adli tıp uzmanları döşemeden alınan saç teli ve iplikçik örneklerini inceledi. Yasemin Kaya'nın kıyafetlerinde bulunan ipliklerle arasında bulunan mikroskobik benzerlikleri karşılaştırdı. Kurbanın kıyafetlerinden elde edilen iplikler hem araba döşemesindeki halıyla hem de bagajda bulunan yabancı iplikçiklerle örtüşüyordu. Polisin eline kanıt geçmiş oldu. Bülent'i tutukladılar, şimdi cezaevinde.

EMRULLAH ERDİNÇ

DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
 Üzerine denizaltı kokusu sinen yaşamlar
 Atlara şiir okuyan şeyh
 Gelecek oyununu cennette sahneleyecek
 Türk seyircisi klasik müzik seviyor
 Oyuncak sektöründe çığır açan çirkin yaratık
 Okay kardeşlerin kaderini o değiştirdi
 Melankolinin estetiği tango
 Titanik'e dokunmak
 İşte 'takım böyle tutulur'
 Şükrü Saraçoğlu'nun genç taraftarları
 Sarıkız bu kez kendini yazdı
 Lüzumsuz ama bilmekte fayda var
 Bond kadar çapkın
 Bir Türk markasıyla yeniden doğuyor
 Karanlık dünyanın kahramanı
 İki cinayetin ardındaki sır
 Bir aslan evladınız olsun
 Antakya'da medeniyetler NASIL buluşamadı?
 Macahel'e bulutlararası yolculuk
    Aktüel Pazar Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Röportajcıya göre kıyafet
Örneğin ben Petek Dinçöz'ün de...
MEHMET ALTAN
Ölü göçmen kuşlar
İnsanlara mevsimlerin değiştiğini...
KAZIM KANAT
'Oğlum kanser oldu' diye hem ağlıyor hem de herkesi...
REFİK DURBAŞ
"Mücevher" bir konser, bir kitap
Genel Sanat...
ÖNCEL ÖZİÇER
Biri gider biri gelir peki buna aşk mı...
A380 tura çıkıyor
A380 tura çıkıyor
Airbus'ın iki katlı uçağı kasım ayından itibaren Asya ve...
New York'ta bir Türk markası
New York'ta bir Türk markası
-Son günlerde New York'a yolunuz düşerse, dünyanın en lüks...
Pozitif düşünce Pollyannacılık oynamak değil
Gerçekleri olduğundan daha pozitif gösterip kendini kandırmaya...
Öküzgözü üzümü bir Urartu mirası
Bugüne bugün ülkemiz dünyanın beşinci büyük bağcılık ülkesi. Tekel'i satın...
Yemeklerine de herkes hayrandı
Ünlü Fransız ressam Claude Monet, yaşamının son yıllarında gözleri iyice...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.