kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Umur Talu @ SABAH
Tel:
0537 660 71 21
Fax:
0212 280 05 51
 

Kankanı söyle...

Hep kötü işler yapılmıyor, iyi işler de yapılıyor; yetenekli, özenli, bilgili, cesur nice meslektaşımız var.
Lakin bir şeyler eksik.
Sanki hafızada, sanki yüreklerde, sanki merak-ilgi ufuklarında bir eksiklik var.
Sanki şu var:
Gazetecilik uzunca bir süreden beri girdiği
"Güç odağı gölgesinde dans" ritminden bir türlü çıkamıyor.
Eskiden, ne kadar eskiden, çok mu eskiden... Bu yok muydu? Muhtemelen çok örnek verilir, gazeteciliğin asla ürkütmediği fincancı katırları ile katırların yularlarını ellerinde tutanlar filan sıralanır.
Açıkçası, bu hep var idiyse, zaten nafile. Denir ki, "genetik bir yamukluk var"...
Denir ki, "hastalık kadim ve kronik".
Başka türlü olmamıştır ve olamaz.
Olabileceğine dair umut ve olması gerektiğine dair ısrar ile, içiniz "kronik hastalık" saymaya el vermez yine de.


Geçmişte hiç konuşulmayan nice tabu konunun, hiç gündeme gelmeyen onca tartışmanın artık "Türkiye kamusal hayatı"nın repertuarına girmiş olması, elbette düşünce, basın, eleştiri hayatımızda, elbette cümle hayatımızda "demokratikleşme"dir.
Bu mevzular uzun yılları gözaltında, tutuklu ve mahkum geçirmiştir.
Başım üstüne, elbet özgürlüktür. Asla reddetmem; geçmişle karşılaştırmam bile.
Ancak kastım o değil.
Kastım, gazeteciliğin dünyada ve ülkede "Güç ve güçlü yörüngesi"nin dışına çıkabilmekte çektiği zorluk.
Küresel ekonomiden, küresel egemenliklere... yerel hakimiyetlere kadar; yorum ve haber sunarken, gazetecilik "aşırı ticari, mali, iktisadi" bir bakış açısının, hatta tek bir bakış açısının rehinesi durumunda.
Bir "şirket" olarak medya kuruluşu, ekonomik-mali-ticari aktör olmasını, tüm davranış biçimlerinin temel gerekçesi, temel motifi, temel saiki, temel güzergahı halinde adeta kutsuyor.
"Bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıktır" gibi ilk elde doğru görünen bir söz, asıl büyük, içten, kalpten, göbekten, zihinden, vicdandan bağımlılıkların, "bağımsızlık" zannedilen esaretlerin, kudret sanılan güçsüzlüklerin, kendine güven diye pazarlanan tedirginliklerin kaynağı haline geliyor.
Kaldı ki, şirket olarak medya kuruluşunun "piyasa kültürü", aslında denetlemesi, didiklemesi gereken diğer piyasa aktörleri ile (çıkar çatışması olmadıkça) aynı yolun yolcusu, güçlü küresel çıkarların çarkçısı, tayfası kılabiliyor.
Gazetecilik; tartışmak, eleştirmek, farklı bakış açıları sunmak, didiklemek, arka plana bakmak, "herkesin doğrusu kendine" dendiğinde bile gerçeğin peşine düşmek için var.
Gazetecilik; sadece bir şirket olarak kendini, kendi büyüklüğünü hayran hayran seyretmek, başka büyük şirketlere ayran ayran budala olmak, yerliyabancı sermayeyi tartışmasız kılmak, kitle gazetesinde despotik bir sınıf tahakkümü yürütmek için yok.
Gazetecilik; evet, gazeteci o gün için "tuzu kuru" bile olsa, paylaştığı dünyadaki, yaşadığı ülkedeki, mesleği içindeki tuzsuz, tatsız, mutsuz, huzursuz, sessiz, güçsüz insanların varlığının, hayatlarının, acılarının farkına varma işi olmayacaksa...
Gazetecilik sadece, piyasada güçlünün, siyasette en güçlünün, dünyada en en güçlünün, ne bileyim, sivil ve askeri kurumlarda en en en güçlülerin dünya ahret kankası olmakla onur ve gurur duyacaksa...
Gazetecilik sadece, seçmeci, ayırmacı, kayırmacı, rekabetçi, komplocu amaçlarla "araştırmacı, cesur, eleştirel, vurdu mu ses getiren" olup işine gelmediğinde araziye karışacaksa...
Gazetecilik, eğlenceli bir dünyanın eğlencesinin eğlenceli medyası olarak salt eğlenip kakarakikiri yaşayacaksa...
İşletme büyür, şirket büyür, işler yürür; gazeteciliğin ruhu ölür!
O yüzden, terbiyesizliğin lüzumu yok.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Mesele, adalet duygusu   / 14-10-2005
 Her şeye düşman!   / 13-10-2005
 Coşku ile kuşku   / 12-10-2005
 Yaralı subaylar...   / 11-10-2005
 Manevi şahsiyet!   / 10-10-2005
 Astsubay... Az-subay!   / 09-10-2005
 Ayna ayna söyle ona!   / 07-10-2005
 Ne deve, ne kuş!   / 06-10-2005
 Bir şey diyeceğim!   / 05-10-2005
 Avusturya'nın profesyonelliği!   / 04-10-2005
YILMAZ ÖZDİL
An gelir Bilal İnci ölür...
Bugün bir sınav yapılsa...
UMUR TALU
Kankanı söyle...
Hep kötü işler yapılmıyor, iyi işler de...
FATİH ALTAYLI
Polis memuruna genelge yazdırılırsa
Üniversiteli...
ERDAL ŞAFAK
En önemli reform boğuntuya gidiyor
Yazık... Kuş gribi,...
'Suriye-ABD çatışıyor'
"ABD ve Suriye askerleri, Irak sınırında çatışıyor. ABD'li...
Irak'ta oy verene direnişçi kurşunu
Irak dün demokrasi adına önemli bir adım attı. Yeni anayasa taslağı...
11 Adamın Sultanı
11 Adamın Sultanı
Galatasaray, Kayseri'de yenilgisiz Erciyes karşısında her hattıyla...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu