kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Teknoloji
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Reha Muhtar @ SABAH
 

Konu aşk olunca, tecrübe bir işe yaramıyor...

"Konu aşk olunca" diyor Catherine Deneuve, "Önceki tecrübeler hiç bir işe yaramıyor..."
Dünyanın en güzel ve en asil duruşlu kadını ilan edilmişti Catherine Deneuve...
Benim en güzel ve en asil duruşlu seçilen kadında, en çok sevdiğim söz hayatındaki aşk acılarını anlattığı o sözdü:
"Konu aşk olunca, önceki tecrübeler hiçbir işe yaramıyor..."
Yaşamda her tekrarladığın işte, yeni bir tecrübe kazanırsın...
Kalemi ilk tutuşunla, ikinci tutuşun arasında mutlaka bir tecrübe farkı vardır.
İlk bisiklete binişinle, ikincisi arasında da... 10 ya da 20 kere bindikten sonra, bisikleti kullanmayı öğrenirsin...
Çünkü her seferinde, düşe kalka, kafanı kolunu yara yara yapılmaması gereken hareketleri görüp tecrübe edinirsin...
Yirmincisinde, artık düşmeden bisiklet kullanabilsen de, bisiklekete bininci defa binenin yanında çömez sayılırsın...
Tecrübesizsindir...
O bisikletle parende bile atabilirken, sen sıkı sıkıya kavradığın didonla, sağa sola devrilip, düşmemek için ıkınırsın...
Hayatta yaptığın herşeyde tecrübe önemlidir...
Yaptığın işi daha iyi kavradığın için önemlidir...
Ona gittikçe daha fazla egemen olduğun için önemlidir...
Nerede durup, nerede yüreyeceğini bildiğin için önemlidir...
Ama, dünyada bir tek şey vardır ki, bugüne kadar yaşadığın hiçbir tecrübe fayda etmez... O aşktır...
Andereas Papandreu'nun mea kulpa (benim hatam) dediği kendi hatalarınız tekrarlanır durur....
Kaç kere aşık olursan ol, yeni aşkın, senden, senin olan şeyleri teker teker isteyecektir...
Sen de, bugüne kadar sanki onun için beklemişsin gibi, ona kendinden olan herşeyi bonkörce vereceksin...
Çünkü, aşık olmak bir verme halidir aynı zamanda..
Ayakların yerden kesilmesinin bedeli, kendinden isteyerek verdiğin, sonrasını ise düşünmediğin şeylerdir...
Aşk vücut kimyasının değişmesi halidir...
Realist değil, sürrealisttir...
Rasyonel değil, romantiktir...
Lojik değil, illojiktir... Yani mantıklı değil, mantıksızdır...
Vücut kimyasının değiştiği, illojik, romantik ve sürrealist aşk durumunda, geçmiş tecrübeler hiç işe yaramaz...
Kendinde biriktirdiklerini, teker teker sevgiliye verirsin...
En sonunda kendini de verirsin...
'Ben' olma halinden çıkar, 'Biz' olma haline dönüşürsün...
Ve sonra...
Sonra bir yerlerde verdiklerinin karşılığını alamadığını düşünürsün...
Senin verdiğin kadar onun sana vermediği düşüncesi karıncalar beynini...
İçindeki 'Ben' taşar, 'Biz' olma durumuna isyan etmeye başlar hafiften...
Önce bi yoklar...
Sonra bir daha yoklar... Sonra bir daha... Bir daha...
Yoklamalar şiddetlendikçe acı da şiddetlenir içinde...
Ve bu acının Reha Muhtar'ın 'acı var acı' espirisiyle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur...
Acı vardır!.. Hem de gerçekten içini acıtacak şekilde vardır...
Bilinçaltındaki 'Ben' bilinçüstündeki 'Biz'i aşmaya çalışıyordur...
'Ben' ve 'Biz' çatışırken, senin kalbin acıyordur...
Karşılığını alamadığını düşünüp, yaşadığın hayal kırıklıkları içindeki 'Ben'i güçlendirir...
Yalnızlık korkusu ve kafanın içine çivilediğin sevgilinin varlığı ise 'Biz'i...
Aşk yaşayan 'Biz' le, yalnız olan 'Ben' arasındaki çatışma, yıllarca, hatta mezara kadar sürebilir...
Liz Taylor'la Richard Burton sayısız kere boşanıp sayısız kere evlendiklerinde bu fasit dairede devr-i alem yapıyorlardı...
'Ben'i yeniden ortaya çıkartıp, 'Biz'den uzaklaşman, çok acı çektiren, meşakkatli bir süreçtir çoğu zaman...
Çünkü aşık olduğun sırada beynine çivilediğin kadını ya da erkeği söküp atman gerekir...
En zorudur o... Kerpeten yetmez...
Bilirsin ki sökülecek çiviyle birlikte senden de çok şeyler sökülüp gidecektir...
Yaşanmış yıllar, kurulan düşler boşa çıkacaktır...
Çok kolay girmese de ama çok zor çıkar çivi gibi çakıldığı o beyinden, sevgili...
Ve tüm bunları yaşarken, daha önce yaşadığın tecrübeler hiçbir mana ifade etmez...
"Konu aşk olunca.." Catherine Deneuve'ün dediği gibi, "Önceki tecrübeler hiçbir işe yaramaz..."

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Başkalarının nehirlerinde yüzen mutsuzlar..   / 08-10-2005
 Kaya, Hülya'ya hâlâ karım diyorsa...   / 07-10-2005
 Orucun telafisi var   / 07-10-2005
 Sevindirik   / 06-10-2005
 ZOR BiR KURA   / 05-10-2005
 Hazmedemedim!   / 04-10-2005
 Ligde gerilim artacak   / 03-10-2005
 Evlilik cinsel ilişkiyi yaralar mı?..   / 02-10-2005
 İbret-i alem   / 02-10-2005
 Medyaya yabancı patronlar mı geliyor?..   / 01-10-2005
REHA MUHTAR
Konu aşk olunca, tecrübe bir işe yaramıyor...
"Konu...
MEHMET BARLAS
İktidardan daha hızlı yıpranan muhalefet olur...
İLKER SARIER
Zortlatmada dünya rekoru
AB müzakere süreci üzerine...
SAVAŞ AY
Mercan yokuşunda memleket havası
Heeeey hey!.. Uzun...
GÜLSE BİRSEL
Avrupa Birliği 'mühesebee'si!
Bir haftadır Avrupalı...
BAYRAKTAR BAYRAKLI
Ramazan ayı ve Kur'ân (2)
2. "Ki Kur'ân...
Sizi seviyoruz
Sizi seviyoruz
Danimarka, grubumuzdaki kritik randevuda Gravgaard'ın golüyle...
Onlar bizim çocuklarımız
Onlar bizim çocuklarımız
Dünya Kupası'nın ev sahibi Almanya'yı, bu ülkede oynayan Halil ve...
Yabancı sermaye eleştirisine yanıt
Erdoğan, Siirt'te yabancı sermaye eleştirilerine yanıt verdi: Yahudi...
Sakal-ı Şerif telaşı
Başbakan Erdoğan Atatürk Havaalanı'ndayken üzerinde Arapça yazılar...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu