kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
  » Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Erdoğan: "Muhasebe yapmalıyız"
Erdoğan: "Muhasebe yapmalıyız"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Eğer İslam coğrafyasında zulüm kol geziyorsa, dünyanın bir yerlerinde Müslüman kelimesiyle terörist kelimesi aynı cümlede kullanılıyorsa, eğer herhangi birimizin ülkesinde, şehrinde, mahallesinde bir yetim aç ve açıktaysa, bir insan fakirlikten ölüyorsa, önce kendimize bakmamız ve muhasebe yapmamız gerekiyor'' dedi.

Erdoğan, ''6. Avrasya İslam Şurası''nda yaptığı konuşmada, bundan önce yapılan şuranın silsilesinin takip edilip, kronolojik yapısının oluşturulması gerektiğini belirterek, ''Acemlerin
ifadesiyle (Oturdular, konuştular ve dağıldılar) şeklinde devam ederse, bu toplantılar turistik seyahat haline gelir. Bu hale gelmemeli'' ifadesini kullandı.

Toplantıya katılan herkesin ''iyiliği, güzelliği, dayanışmayı, ahlakı, ilmi ve fazileti olabildiğince yücelten, adı barış olan bir dinin mensupları olduğunu'' vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Tarih boyunca inanç sistemimizden neşet eden insani değerlerimiz, ulaştığı yere barışı, farklılıkları, hoşgörüyü ve kardeşliği taşımıştır. Dünyanın bugün içinde bulunduğu bu sıkıntılı dönemde manzaraya bir baktığımızda, insanlık başta dinimiz olmak üzere tüm semavi dinlerin evrensel mesajı üzerinde bir kez daha düşünmeli. Biz öyle bir medeniyetten geliyoruz ki, bu medeniyet her şeyden önce kuvvet yerine hakkı, çatışma yerine barışı, zulüm yerine adaleti, materyalizm yerine manevi değerleri, cehalet yerine ilim ve irfanı, ihtiras yerine vicdan ve ahlakı, menfaatperestlik yerine paylaşmayı yüceltmektedir. Şu anda hep birlikte içinde yaşadığımız çağın hastalıklarını düşünelim. Çünkü ancak o zaman neden ilahi dinlerin evrensel mesajını hatırlamaya her zamankinden daha fazla muhtaç olduğumuz çok daha iyi anlaşılacaktır ve görülecektir. Az önce söylediğim temel inanç ve medeniyet değerlerinden uzaklaştığımız için bu hastalıklar duçar olmuştur. Bugünün dünyasında kuvvet, ihtiras, menfaatperestlik ve çatışma geçer akçe haline geldi. Haklı olanın güçlü olmadığı, tam tersine güçlünün haklı göründüğü bir dünya, insanlığa acı ve gözyaşından başka hiçbir şey getirmemiştir.''

''KÖKLERİMİZE BAKALIM''


Başbakan Erdoğan, yaşanılan dinamik değişmeler dünyasında sorunların cevabının nerede bulunacağının belli olduğunu ifade ederek, ''Cevapları arayacağımız yerler köklerimizdir, asli kaynaklarımızdır'' dedi.

Aranan cevapların Türkiye'nin, Asya'nın, Avrasya'nın, Ortadoğu'nun ve Afrika'nın tarihi tecrübesinde bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

''İhtiyaç duyacağımız tek şey, köklerimize ve kaynaklarımıza bu kez yeni bir gözle bakmaktır. Camiyi, havrayı, kiliseyi bir barış içinde tutan bir medeniyetten geliyoruz. Azgınca tüketmeyen, zalimce bir rekabeti yaşamayan, sömürmeyen, ezmeyen, ezdirtmeyen bir medeniyetten geliyoruz. Bütün bunlar eski güzel günlerde kalmış gibi gösteriliyor. Öyle de olabilir. Birileri çıkıp bu değerleri gölgeleyerek güzel tarihe leke sürecek, bizi yaralayacak, kalbimizi karartacak eylemlerin içinde olabilir, olmuştur da... İnsanın olduğu her yerde sorun olacaktır. Ancak bizler hepsinden ders alıp iyiliği, güzelliği, kardeşliği pekiştirmeliyiz.''

Şura'nın açılışında vaizin okuduğu Kur'an-ı Kerim'in bir ayetinde ''Doğrunun ve güzelin emredilmesi, kötüden men edilmesinin'' geçtiğini hatırlatan Erdoğan, bunun kendilerinin üzerindeki en önemli görev olduğunu bildirdi.

Erdoğan, ''Eğer bugün dünyanın fotoğrafı bu fakirin söyledikleriyle tezat bir görünüm içindeyse, eğer İslam coğrafyasında zulüm kol geziyorsa, eğer dünyanın bir yerlerinde Müslüman kelimesiyle terörist kelimesi aynı cümlede kullanılıyorsa, eğer herhangi birimizin ülkesinde, şehrinde, mahallesinde bir yetim aç ve açıktaysa, bir insan fakirlikten ölüyorsa, önce kendimize bakmamız ve muhasebe yapmamız gerekiyor. Demek ki, biz bu medeniyetin izini takip etme, bu kimliği, birikimi ve tecrübeyi yeni nesillere aktarma konusunda bizden öncekilerin yaptıklarını yapmamışız. Bunun şüphesiz ki birinci derecedeki sorumlusu biz siyasileriz. Aldığımız yük çok ağır.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra şura üyeleriyle Dolmabahçe Sarayı'nın merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.

(AA)

1 2 3 4 5
 
DİĞER SİYASET HABERLERİ
 Siyasetçilerden "Provokasyonlara dikkat" çağrısı
 Van'da izinsiz gösteri: 3 polis yaralandı
 Ürdün Kralı Ankara'da temaslarda bulundu
 'Beyaz Türk' eleştirisi
 Çiçek'in kızı evlendi
 Rum yönetimi yeni manevra peşinde
YAVUZ DONAT
Kayıt dışı kadınlar ve Kardelenler...
Siirt'in Kurtalan...
Harbi rockçı asla yılmaz
Rock'n Coke'un ikinci ve son gününde de yağmur hızını kesmedi...
Ayasofya, basın dünyasını ağırladı
SABAH'ın sponsor olduğu 'Babıali Şenliği'nde gazeteciler okurlarla...
Korkaklar silah taşır
Korkaklar silah taşır
Umut Vakfı Kurucusu Başkanı Nazire Dedeman "Nihayet" diyor. "Nihayet...
Cumhuriyet tarihinin en karanlık gecesi
Cumhuriyet tarihinin en karanlık gecesi
Yarın, Cumhuriyet tarihimizin en tatsız olaylarından birinin 50.
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu