kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Hiç kimse orkestrayı İbo gibi onore etmedi
Hiç kimse orkestrayı İbo gibi onore etmedi
İbo raconu çok iyi biliyor

Tatlıses, Fazıl Say'dan daha saygılı

40 kişilik orkestrasıyla Tatlıses'e eşlik eden Orhan Şallıel kızgın.

Birçok ünlü isimle çalıştım ama kimse bizi İbrahim Tatlıses gibi onore etmedi.
Beni eleştirenler olabilir ama Tatlıses'in kulağı bir orkestra şefi gibi keskin.
Klasik camia kadro sınavını iptal eden devlete karşı çıkmıyor ama beni eleştiriyor.



Hiç kimse orkestrayı İbo gibi onore etmedi

Timur Selçuk'un "Tombul Karajan" olarak hitap ettiği şef Orhan Şallıel, İbrahim Tatlıses'e orkestrasıyla eşlik etti. Klasikçilerin topa tuttuğu Şallıel, ilk kez konuştu.

İbrahim Tatlıses geçen hafta iki gün üst üste Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda hayranlarıyla buluştu. Bu konserlerin "İbo Şov"lardan bir farkı vardı, o da Tatlıses'in ilk kez senfonik orkestra eşliğinde sahneye çıkmasıydı. Tatlıses'e sanat camiasından takdir mesajları yağarken dahi müzisyen olarak anılan şef Orhan Şallıel klasik müzik camiasından neredeyse aforoz edildi. Ancak o bunu çok fazla önemsemiyor ve bu tip çalışmalardan muhteşem sentezler çıkacağını belirtiyor. Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası şefi olan Orhan Şallıel, Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvarı'ndan mezun. Amsterdam, Roterdam ve Helsinki'de de burslu olarak müzik eğitimi almış. Daha 22 yaşında Hollanda'da, Finlandiya'da senfoni orkestrası yönetmeye başlamış; caz ve diğer müzik türleriyle de ilgilenmiş. 1995 yılında İstanbul'a operacılar için "Everest" olarak kabul edilen Salome'u yönetmek için geri dönmüş. 1998'de Bursa Senfoni Orkestra'na genel müzik direktörü olarak atanmış. 1999'dan sonra da Bulutsuzluk Özlemi ve Modern Folk Üçlüsü gibi önemli gruplarla çalışmış, genç orkestra şefi... İbrahim Tatlıses ise aynı sahneyi paylaştığı belki de en 'popüler' isim. Şallıel, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Gürer Aykal da dahil olmak üzere klasik müzik camiasında büyük tepki topladı. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Şefi Rengim Gökmen ve Akbank Oda Orkestrası Şefi Cem Mansur da "Böyle bir teklifi asla kabul etmezdim" diyor. Modern Folk Üçlüsü ile sahneyi paylaştığı konserde Timur Selçuk tarafından Avusturyalı ünlü şef Herbert Von Karajan'a benzetilerek 'Tombul Karajan' diye hitap edilen Şef Orhan Şallıel ile çok özel...

* İbrahim Tatlıses konseri tamam da sahneye dansöz dahi çıktı. Buna müdahaleniz olmadı mı? Dansöz, senfoni orkestrasının önünde olmaz ya da CRR'de çiğ köfteli sıra gecesi olmaz gibi düşünceler taşımıyorum. Finlandiya Kültür Bakanı'nın caz piyanisti olduğunu ve kendi grubuyla akşam bir mekanda çaldıklarını biliyorum. İnsanların sıfatları önemsiz. İnsanlar bu tip işlerde bir adaptasyon süreci yaşar ve böyle reaksiyonlar normaldir. Türk müziği ya da arabesk ile Batı Müziği var sahnede. Ama biz de Klasik Batı Müziği icra eden Türkler'iz bu arada. Sentez de bu flört sonrasında gelecek. Bizim yaptığımız asla Doğu-Batı sentezi değil. Her zaman Doğu ile Batı yan yana gelince sentez olmaz. Bence sentez bu karşılaşmadan ortaya çıkacak çocuklar. Birazcık benim gibi. Babam Türk Sanat Müziği kökenli, ben Klasik Batı Müziği'yle uğraşıyorum.

* Babanız Rıfat Şallıel "Neden saçların beyazlamış arkadaş" gibi fantezi müzik eserlerinin bestecisi. Siz nasıl oldu da klasik müziğe merak saldınız? 12 eylül öncesi bu çocuk konservatuvara gitsin, politikayla uğraşmasın dediler. Babam benim klasik müzikle uğraşmamı istedi. Bir arabeskçinin desteğiyle fagot çalmaya başladım.

* Dost meclislerinde babanızla bir araya geldiğinizde birlikte çalar mıydınız? Hiç öyle bir şey olmadı. Bizim aile biraz resmidir. Herkes kendi işini yapar.

* İbrahim Tatlıses ile tanışmanız nasıl oldu? Ben Tatlıses ile babam sayesinde 13 yaşında tanıştım. Onunla çalışmam konusunda negatif yorumlar olmuş. Ben diplomalı insanlarla da çalıştım ama... Direkt ruhuna, yorumuna bakarım kişinin. Bu kişi Tatlıses olmasaydı da o ses ve yorum için aynı şeyi yapardım.

* "Yetenekli bir müzisyen ama popülist işlerle başarısını gölgeliyor" eleştirilerine nasıl bakıyorsunuz? Bunu söyleyen Türkiye'de benim yaptığım işleri hatırlamıyor. Salome'yi 2 dolara yönetiyordum. Bunun için dışarda 5 bin dolarlık işleri geri çeviriyordum çünkü perde kapanmasın diye idealist ve milliyetçi duygularla o işi yaptım.

* Rengim Gökmen, "Ben böyle bir çalışmayı asla yapmazdım" demiş... Bu onun bileceği iş... Tatlıses, nota bilmediğini kendisi de söylüyor. Ama kulağı bir orkestra şefi kadar keskin. Konser esnasında eğer minik bir akort sorunu varsa seyirciler de dahil herkesi susturup akort yaptırabiliyor. Ayrıntılar biraz ağır. Bu Rengim Gökmen'in Fazıl Say'ın ya da İdil Biret'in hoşuna gitmeyebilir. Çünkü Fazıl Say'ın orkestralara ve seyircilere saygısızlığı dillere destan.

DEVLETE KIZSINLAR!

* Her şeyden çok memnun görünüyorsunuz... Teknik açıdan bazı şeylerden memnun değilim. Klasik müzik konusunda devletin bir politikası var. Yönetmeliklerde 120 olan senfoni orkestrası bugün 60'ları zor buluyor. Benim orkestram 40 kişi. Ama ismi senfoni orkestrası. Senfoni orkestrası demek, minimal 100 kişi demek. CSO bile küçüldü. İbrahim Tatlıses bile en az 100 kişi ile sahneye çıkacağını zannetti. Bana ulaşan bazı elektronik postalar var, "Bütün klasik müzikçileri kendine küstürdü" diye yazılar görüyorum. Klasik camia nedense kadro sınavını iptal eden devlete karşı çıkmıyor da kadrosuz pek çok kişiye ekmek sağlayan bu işe karşı çıkıyor.

Aynur ERDEM

DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
 Bir gün televizyona çıktılar hayatları değişti
 Kral ve haremi
 Katılımcıların gözünden Ermeni konferansı
 Bu din adamları şaşırtıyor
 Türk lokumu Nejla Ateş
 Zamanından önce bir Avrupa kenti
 Jüponlu Evliya Çelebi
 Rumeli Kavağı Telli Baba sayesinde yenilendi
 Dünyanın etrafında 120 tur
 Atlantik'te tek başına
 Tapınaktan Rumelihisarı'na
 Kanseri yendi ekrana döndü
 Türk tıp dünyası bitkileri hiç tanımıyor
 Vicdan-cüzdan ikilemi yaşamayan adam
 Yoksulluktan kaçarken özgürlükten oldular
 İç Anadolu'da da tarih olur: Bir Ankara öyküsü
 Vahdettin Atatürk'ün ölüm emrini imzaladı
 Öyküleri iç burkuyor
 Doktorun estetik yaptığı kişi ya bir suçluysa?
    Aktüel Pazar Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
MEHMET ALTAN
Hep böyle kal...
Sararmış fotoğrafların yerini cep...
ÖNCEL ÖZİÇER
Sığ sularda eğlence
Futbol maçlarını istisnalar hariç...
REFİK DURBAŞ
Köşe yazısı ve yazarı...
Lisede okurken mesleki düşlerim...
Göz kamaştıran sonbahar
Göz kamaştıran sonbahar
Cezbedici şıklığın göz kamaştırdığı, asil ruhun öne çıktığı bir sokak...
Yeni sezonda iddialı olun
Yeni sezonda iddialı olun
Yeni mevsim, yeni temalar. Stefanel'in 2005 sonbahar kış koleksiyonu,...
Köylü peynirini pazarda satamayacak
Köylümüz evinde yaptığı reçelini peynirini satamayacak. Çünkü yerel artizan...
Türk mutfağının misyonerleri Anadolu'da
Bir an önce mutfak misyonerlerimizin Anadolu'nun dört bir köşesinden kağıda...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.