kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
  » Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Başarısızlık mideye zarar verir
63 yıllık yoğun çalışma hayatı
Babam öyle diyo...
Yazılı basında reklamcılık yaratıcı değil
Yarın:

'Zengin olmak çok daha iyidir'

Yaşayan en eski Türk reklamcı Barouh'un oğluna yazdığı tavsiye listesinin en çarpıcı maddesi "Fakir olma".

Türkiye'nin ilk reklam şirketi İlancılık'ın sahibi İzidor Barouh neredeyse yarım asır önce bulduğu "Akbank, güveninizin eseri" gibi sloganlarla hâlâ gündemde.
90 yaşındaki Barouh bugün hâlâ şirketinin muhasebesini tutuyor. Gözleri iyi göremediği için teknolojik bir büyüteç kullanan Barouh bankaların yanlışlarını bile buluyor.


Başarısızlık mideye zarar verir

Yaşayan en eski Türk reklamcı olan 90 yaşındaki İzidor Barouh bugün hâlâ sahibi olduğu şirketin muhasebesini tutuyor. İzidor Barouh'un kendisi gibi reklamcı oğluna yazdığı tavsiye mektubu ise birbirinden ilginç maddelerle dolu.

Hayatın tadı dersem ne aklınıza gelir? Coca-cola değil mi? Peki "Güveninizin Eseri" cümlesi size ne hatırlatıyor? Ona da Akbank diyeceksiniz. Ya "Mutluyum, mutlusun, mutlular"? Mutlu Aküleri tabii ki. Türkiye'de reklamcılık tarihçesine baktığımızda kurulan ilk reklam ajansı İlancılık'ın günümüze kadar gelen sloganlarından bahsediyorum. Kuruluş 1909, bugün pazartesi sohbetimin konuğu olan 90 yaşındaki İzidor Barouh ise şirkete 1932 yılında katılmış. Katılış o katılış zaten. İlancılık'ın sahibi İzidor Barouh'un ilgimi çeken tek yanı yaşayan en eski reklamcı olması değildi kuşkusuz. 90 yaşında hala işinin başında olması, muhasebeyi denetlemesi, tabir-i caizse kasanın hala ondan sorulması da değildi en çarpıcı olan. Baba İzidor Barouh kendisi gibi reklamcı olan ve ondan bayrağı devir alan oğlu Yakup Barouh'a 34 maddelik bir mektup yazmıştı. Gelin geri kalanını Yakup Barouh'tan dinleyelim. " Yıl 1974. Ocak ayındayız. İlancılık Reklam Ajansı'nda çalışmaya başladığım yıllar. Masamda dosyalar, kağıtlar arasında kaybolmuş bir halde çalışırken babam bana bir dosya uzattı. Kendine özgü yarı otoriter, yarı arkadaşça yaklaşımı ile 'Hadi bunu oku' dedi. 'Nedir bu baba?' diye sorduğumu hatırlıyorum. Babam da 'Üniversiteler, yüksek lisans yeterli değil, asıl bunu okumalısın" diye cevap verdi. En eski reklamcı İzidor Barouh'un oğluna tavsiyeleri oğlunun de deyimiyle bir çok genç reklamcıya ışık tutacak maddeler (Bir çoğunu yan sütunda okuyacaksınız.). Ama o maddelerden bir iki tanesi var ki hem gülümsememi sağladı hem de beni bu röportajı yapmaya mecbur etti.

ELEMAN GENÇ OLMALI
Buyrun favorilerime; 1-Doktorlar gibi, bir reklam ajansının da günün ya da gecenin her saatinde müşterisi tarafından çağrılması normaldir. 2-Personel seçiminde öncelikle aranacak özellik "gençlik"tir 3-Bir müşterinin önemli bir toplantı davetine "Başka bir müşteriye söz verdim gelemeyeceğim" denmez. Tıpkı fazla kadınla evlenildiğinde her kadının bahçenin yegane ender çiçeği olduğuna inandırmak gibi. Bir müşteri diğer bir müşterinin işine dair bilgi istediğinde konuyu değiştirmek gereklidir. 4-Sonuç olarak işine ağır bas oğlum. Ben fakirlikle büyüdüm ve bugünkü duruma geldim. İnan çocuğum zengin olmak çok daha iyidir.

FAKİR OLMA ZENGİN OL
Şimdi gelin de İzidor Barouh'u merak etmeyin. Hemen oğluna ulaştım ve ikisini de tanımak istediğimi söyledim, en çok da babasını. "Olur ama" dedi Yakup Barouh, babam seyahate gittiğinde uçakta biraz üşütmüş bize bir iki gün verin." Nasıl yani? Hala seyahat mi ediyor? Yakup Barouh gülerek yanıtladı beni. "Ben de söylüyorum 'Artık fazla seyahat etme, yaş 90 oldu' diye ama tutamıyoruz ki..." Üç gün sonra, İzidor Barouh soğuk algınlığını üstünden atınca ben de ofislerinde aldım soluğu. İzidor ailesi yaklaşık 500 yıllık İstanbullu. Ataları 1492 yılında İspanya'dan İstanbul'a gelmişler. 1909 yılında kurulan İlancılık Reklam Ajansı'na baba İzidor Barouh'un katılması ise 1932. Kısa sürede büyük başarı gösteren Barouh çok geçmeden şirketin sahibi olmuş. Önce Yakup Barouh ile biraz sohbet ettik. Barouh "Babam o günden beri hiç durmadan çalışıyor" diyor ve ekliyor "Aslında onu hayatta tutan en önemli etkenlerden bir tanesi çalışmak. Kısa bir süre önce annemizi kaybettik. Bunu da rahatça kabullenmesini hep işi sağladı."

SEKİZDE İŞ BAŞINDA
90 yaşındaki İzidor Barouh her sabah altıda kalkıyormuş. Kendine ait birkaç jimnastik hareketini yapan baba Barouh sıkı bir kahvaltıdan sonra sekiz civarında soluğu büroda alıyormuş. Tabii her zaman takım elbiseli ve kravatlı... "Peki ama bu yaşta ne iş yapıyor?" diye soruyorum. Yakup Barouh "Tabii ki muhasebe" diye cevap veriyor. Babam şirkete ilk girişinde yaratıcı tarafta çalışmaya başlamış, müşterilerle ilgileniyormuş ama daha sonra ondaki matematik zekasını keşfetmişler. O zaman bütün muhasebe ona bağlanmış." İzidor Barouh o gün bugün hesapların içinde. Peki ya yaratıcılık? "Olmaz mı?" diyor oğlu. Bir reklamı yaptıktan hemen sonra babama izletiriz. Daha izlemeye başladığı anda beğenip beğenmediğini anlarız zaten hemen belli eder." Hiç çöpe giden reklam oldu mu peki? Olmamış ama reklamcı baba beğenmediği için büyük değişiklikler gerektiği çok olmuş. Bir süre konuştuktan sonra İzidor Barouh'un muhasebenin hemen yanındaki odasına geçiyoruz. Yaşlı adam müthiş bir çeviklikle ayağa fırlıyor "Hoşgeldiniz." Şu büyütecinizi çok merak ediyorum diye takılıyorum. Hemen gösteriyor. "Ne yapalım bu yaşta gözler biraz bozuk. Bütün evrakları bununla okuyorum. Hesapları bununla kontrol ediyorum." Duyduğuma göre bankaların yanlışlarını bile bulduğunuz oluyormuş. Başını sallıyor. "Geçenlerde öyle bir şey oldu. Tuttum teessüf ettiğimi bildiren bir mektup yazdım bankama." Ya şirketin yaptığı reklamlar? Beğeniyor musunuz? "Ben mesajı daha basit vermekten yanayım. Yeniler söylemek istediklerini dolambaçlı söylüyor. Halbuki dümdüz söylemek lazım."

1 2 3 4 5
 
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
 YÖK katsayıda diretti hükümet yeni arayışta
 Telefon dinlemeye üçlü kontrol sistemi geliyor
 Meme kanserine protez önlemi
 Kötü haber: Müzakereler 2006'ya kalıyor
 Polis panzeri yoldan çıktı: 3 polis yaralandı
 Enver Paşa Köşkü ikinci kez yandı
 Madalyonun karanlık yüzü!
 Diyanet İşleri misyonerliğin kitabını yazdı
 Önlemler artırıldı
 Toprağa verildi
ERDAL ŞAFAK
Afla çıkıp dağa gidenler
Elektronik posta...
ÖMER LÜTFİ METE
Siyasetçinin ve gazetecinin en müptezeli
Klasik kültür...
UMUR TALU
Bir akıl verin!
4 bini gencecik asker, 6 bin güvenlik...
ERGUN BABAHAN
Adalet duygusu zedelenmemeli
Adalet sisteminin...
MEHMET ALTAN
Blair modeli sizi ilgilendirir mi?
Cumartesi günkü...
Reformcuların istikameti Türkiye
İngiliz Times gazetesi: Ahmedinecad'ın seçilmesinden sonra ülkenin...
Guantanamo'da iyiler "beyaz" giyiyor
ABD'nin Küba'daki Guantanamo Üssü'nde tutuklular "iyi" ve "kötü...
Protestolu start
Protestolu start
Canaydın'ın istifasını isteyen ultraslanlar, sezon açılışında takımı...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu