kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
  » Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
NUH DEYİP PEYGAMBER DEMEMİŞTİ!... Eski DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel (solda) eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman hakkında “casusluk” ve “gizli örgüt” iddialarından bir türlü vazgeçmemişti. Şimdi Yücel Sayman’ın davayı kazanması durumunda 30 milyar tazminat ödemek zorunda kalacak.
Siyanür davası eski savcıya zehir oldu
Sayman: Özür dilerse davadan vazgeçerim

Savcılar dikkat

Yargıtay kararı: Delilsiz dava açıp can yakan savcı şahsen tazminat ödemeli.

SAYMAN'DAN DAVA
Eski DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman hakkında gizli örgüt ve casusluk davası açtı. Sayman beraat etti ve Yüksel'den 30 milyar tazminat istedi.

YARGITAY YOLU AÇTI
Asliye Hukuk Mahkemesi "Cezayı idare ödemeli" diyerek davayı reddetti ama Yargıtay "Savcının delilsiz ve hazırlıksız dava açmasından idare sorumlu olamaz" deyip kararı bozdu.


Siyanür davası eski savcıya zehir oldu

Yargıtay mahkemenin "Cezayı idare ödemeli" kararını, "Delilsiz dava açmaktan savcı sorumludur" diye bozdu. Yargıtay eski İstanbul Barosu Başkanı Sayman hakkında dava açan eski DGM Savcısı Yüksel'in yargılanmasına karar verdi.

Bergama'da köylülerin siyanürlü altına karşı verdikleri mücadele yıllar sonra Türkiye hukuk tarihinde bir ilke neden oluyor. Dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel, o günlerde köylülere destek verdiği için dönemin İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman hakkında yaptığı "casusluk" ve "gizli örgüt" suçlamaları nedeniyle mahkeme karşısına çıkacak. Yargıtay'ın aldığı karara göre artık savcılar da yeterli delil olmadan açtıkları soruşturma ve davalar nedeniyle karşı davayla karşı karşıya kalabilecekler.

SORUŞTURMA AÇTI
Nuh Mete Yüksel'in mahkeme karşısına çıkmasına neden olacak olay 2001 yılının sonlarında yaşandı. Dönemin Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Yüksel, Alman Vakıfları, Bergama köylüleri ve İstanbul Barosu'nun ortaklaşa Türkiye Cumhuriyeti aleyhine gizli bir örgütlenme içinde olup olmadığıyla ilgili soruşturma başlattı. Savcının iddianamesine göre dönemin İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, "Türkiye Cumhuriyeti aleyhine çalışıyordu". Soruşturma neticesinde 2002 Ekim ayında Sayman hakkında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 'gizli örgüt oluşturmak' iddiasıyla dava açıldı. Dava kamuoyuna 'casusluk davası' olarak yansıdı. Nuh Mete Yüksel davayla ilgili iddianamesinde 'etki casusluğu, legal casusluk' gibi kavramlar kullandı. 2003 yılı mart ayında dava, delil bulunamadığından beraatle sonuçlandı.

SAYMAN BERAAT ETTİ
Beraat kararından sonra İstanbul Barosu Eski Başkanı Yücel Sayman, kendisini casus gibi lanse ettiği için Yüksel aleyhine tazminat davası açtı.YILLARCA SÜRDÜ... Bergama’da köylülerin siyanürle arıtma yöntemiyle altın çıkartma izni alan Eurogold şirketine karşı 1994 yılında başlattıkları hukuksal mücadele yıllarca sürdü. Ancak Beyoğlu Asliye 2. Hukuk Hakimliği "Savcılık görevini yerine getirirken bu işi yapmıştır. Eğer bir kusur varsa, bu kusurun doğurduğu tazmin yükümlülüğü idareye aittir. Bu nedenle dava doğrudan Nuh Mete Yüksel aleyhine açılamaz" diyerek davayı reddetti. Yücel Sayman bunun üzerine "Savcıların soruşturma açma yetkisi var. Ama savcı dava açarken objektif olmak zorunda, insanları zan altında bırakacak haksız ithamlarda bulunmamalı. Bu yüzden dava açıyoruz" diyerek Yargıtay'a itiraz etti.

YARGITAY HAKLI BULDU
Yargıtay da bu gerekçeleri haklı buldu ve kararı temyiz etti. Böylece Yargıtay bu içtihadıyla savcıların doğrudan tazminat sorumluluğu olduğunu, güçlü delilleri olmadan dava açamaları durumunda karşı davayla karşılaşabileceklerini kabul etmiş oldu. Kararın sonuçlarını Sayman'ın avukatı Mehmet Uçum şöyle değerlendiriyor: "Demek ki savcılar soruşturma açacakları zaman bu soruşturmanın objektif olması gerektiğine, güçlü şüpheye dayanır olması gerektiğine dikkat edecekler. En azından soruşturma açmaya yetecek kadar ön delil olması gerekir. Oysa şimdiye kadar bizim uygulamamızda savcılar basit sadece şikayetler üzerine, basit önseziler üzerine soruşturma açıyorlardı. Hatta bazen polisler gidip bir yerleri basıyor. Davalar açılıyor ve yeterli delil olmadığı için davalar sonuçlanmıyor. Ama insanların kafasında o ilk görüntü kalıyor. Bu yüzden bu karar çok önemli bir karar."

Sonat Canıdar-Zeynep Yücel


1 2 3 4 5
 
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
 Sanal âlemdeki 'âlem' yakalattı
 Reklam için
 Uyuşturucu çetesini elebaşının sevgilisi çökertti
 Siirt'te çatışma 2 terörist öldü
 Terhisine 28 gün kalmıştı
ERDAL ŞAFAK
Diyalog felsefesi
İktidarın ağır topları son dönemde...
ALİ KIRCA
Usame'nin yengesi konuşuyor!
Kitap; "Usame Bin...
ÖMER LÜTFİ METE
AİHM ile daim ve kaim
Öcalan ile ilgili AİHM'den...
UMUR TALU
Merhaba...
Merhaba.
Nasılsınız?
Ben iyiyim.
Bir...
YILMAZ ÖZDİL
Cümleten merhaba
Gazetecilerin yeni TCK'ya karşı bağır...
Yönetmenin intikamı! Yönetmenin intikamı!
Serinin son bölümünde, Bush'un Irak Savaşı'yla ilgili açıklamalarına...
'Sırada neresi var' sesleri yükseliyor
Özbekistan'daki olaylar diğer kentlere sıçramaya başladı.
Kim gitsin
Kim gitsin
F.Bahçe'de Daum, G.Saray'da Hagi... İki kulüpte de teknik...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu