kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Gulse Birsel @ SABAH
 

İçmeyin şu zıkkımı kardeşim!

Affedersiniz, konuya sert girdim biraz! Ama doluyum, anlayın beni. 'Avrupa Yakası' şahane bir proje. Zevkli, eğlenceli, başarılı. Benim için tek kabus tarafı var dizinin setine gitmenin: Sigara dumanı! O makyaj odasına girmemle dırdırlanmaya başlamam bir oluyor: "Arkadaşlar, lütfen sigaraları dışarıda içeliim!"

SET DE DUMANALTI...
Belki 'Friends'in setinde her oyuncunun kendi odası veya makyaj odasının koku alıcı, üstün özellikli bir havalandırma sistemi vardır, bilmiyorum. Ama bizde işler öyle değil tabii. Giyinme kabinlerinin tabanına birer parça halı koydukları gün kendimizi star gibi hissetmişliğimiz var! Standartlarımız düşük! Makyaj odasında aslında, dünyada yapılmış ilk klimalardan biri duvarda öylece durup bize bakıyor! Zaman zaman çalıştığına şahit olanlar varmış hatta. Ama bana rastlamadı. Dolayısıyla, rol yapmaya başlamadan önce bir iki saat dumanaltı olma mecburiyeti var ve bu beni fena halde bozuyor! Aynı durum bazen set ve platonun diğer bölümleri için de geçerli. Setten çıkıp sosyalleşmek mümkün değil. Saç, baş, kıyafet sigara kokusu içinde, ki en delirdiğim şeydir. Geçen yıl, setin ilk günü. Oyuncular daha yeni tanışıyor. Makyaj odasına girip dumanı görünce "Öfff lütfen burada sigara içmeyelim" deyivermişim. Şu anda bir hafta görüşmesek, birbirimizi özlediğimiz oyuncu arkadaşlarımızdan biri, ötekine "Eyvah eyvah" demiş, "Bu kadın televizyonda şeker gibiydi ama gerçek hayatta biraz zor çalışacağız galiba!"

TÜRKİYE İLK SIRADA
Colors dergisinin son sayısı ilaçlar' üstüne. Ya da uyuşturucular ve uyarıcılar' diyelim. Sigaradan kahveye, afyondan kas büyütücü ilaçlara, alkolden zayıflama haplarına, aslında havanızı, psikolojinizi değiştirmek, düzeltmek için mutlu olmak için aldığınız her şey. Ve yine bir gurur tablosuyla karşı karşıyayız: Dergide yer alan istatistiklere göre toplam nüfusta en yüksek sigara içme oranı yüzde 43'le Türkiye! Bizi Meksika ve Polonya takip ediyor. (Merak edenler için, antidepresan kullanımında İzlanda, ecstasy'de Avustralya, afyonda İran, kokainde Amerika Birleşik Devletleri başı çekiyor! Şarapta ise Lüksemburg, kahvede de Hollanda birinci.) Çoğu zaman bir restorana gidip, keyif içinde yemek söyleyip, yan masadan gelen sigara dumanı yüzünden yemeğimin zehir olduğunu bilirim. Veya bir bardan, duman yüzünden kıpkırmızı gözlerle kaçarcasına çıktığımı. Gece hayatı için belki daha hoşgörülü olmak lazım. Öyle ya, barlar, gece kulüpleri, bir yerde içki ve sigara tüketiminin vazgeçilmez olduğu yerler. Ama restoranlara buradan bir çağrı yapıyorum: Sigara içilmesini yasaklayın veya içenle içmeyeni ayrı yerlerde ağırlayın. Ve lütfen, eğer mekanınızın bir gereğiyse, manzaralı bölüme sigara içmeyenleri oturtun!

KİMİN ÖZGÜRLÜĞÜ?
Şunu tartışmak lazım: Kim kimin özgürlüğünü kısıtlıyor? Benim bakış açım, evinde, sokakta, rahat rahat içip, tadını çıkara çıkara kendini öldürebilecekken, benim suratıma duman üfleyen adamın, bana ait bir özgürlüğü kısıtlıyor olduğudur: Dumansız, doğru oksijen oranı içeren hava soluma özgürlüğümü! O zaman, basit bir mantıkla, mesela ben de, masasına yaklaşıp, cebimden bir avuç toprak çıkarıp, onun içtiği suya bir miktar toprak karıştırabilir miyim?! Bundan zevk alıyorsam, beni rahatlatıyorsa ve 'suya kül karıştırma' işlemine bağımlı olduysam, bunu yasaklamak, benim özgürlüğüme bir müdahale midir?!

BÖLÜMLERİ AYIRIN
Yoksa o adamdan çamurlu su içmesini beklemek delilik midir? O zaman kimse benden dumanlı hava solumamı istemesin. Restoranlar, kafeler, korkun benden! Dumanaltı mekanları deşifre edeceğim ve bütün mekanlar için sigara içilmeyen bölüm bulunmasının bir özellik, bir avantaj olarak görülmesini sağlayacağım. Bütün sigara içmeyenler. Sigara içmeyenler için 'dumansız' bir bölüm yoksa, gittiğiniz restoranı değiştirin. Bu konuda biraz gıcıklık yapmak lazım, yoksa o yüzde 43, bizim gibi 'mecburi pasif içiciler' yüzünden yüzde 100'e yaklaşacak.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Nahoş kurban bayramı anıları!   / 23-01-2005
 Paparazzilere yakalandım!   / 22-01-2005
 İlk galamdan anılarım!   / 16-01-2005
 Görüşünüzü alabilir miyim?   / 15-01-2005
 Benim balonlarım vardı!   / 09-01-2005
 Açık teşekkür!   / 08-01-2005
 Yılbaşı hediyesi krizi!   / 26-12-2004
 Büyüye inanır mısınız?   / 25-12-2004
 Suçlular aramızda, mesela ben!   / 19-12-2004
 Şöhret olmak acı ister!   / 18-12-2004
GÜLSE BİRSEL
İçmeyin şu zıkkımı kardeşim!
Affedersiniz, konuya sert...
Doç. Dr. BENGİ SEMERCİ
Seks bağımlılığı bir hastalık mı?
Sonra müthiş bir moda...
Baş ağrısı bulantı yapıyorsa hemen doktora...
Baş ağrısı bulantı yapıyorsa hemen doktora...
Zaman zaman herkeste görülebilen baş ağrıları, çeşitli...
Hangi yiyecekler şekeri düşürür?
Hangi yiyecekler şekeri düşürür?
Her besinin, yenildikten sonra kan şekerini yükseltme hızı...
Beğendiğim bir erkeğe bakarım
Beğendiğim bir erkeğe bakarım
Ayşe Tolga'yı hiç böyle görmediniz... Seksi, alımlı ve bir o kadar da...
'Artık herkese dua ediyorum'
'Artık herkese dua ediyorum'
Kendini 'bir melaike' gibi hissettiğini anlatan Yeşim Salkım, "Bütün...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.