kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Kazim Kanat @ SABAH
 

Birkaç saatliğine patron olmalı!

Arkadaşlarımla birlikte Konya'ya gitmek için Sabah'ın özel uçağına biniyoruz. Sevgili Fatih ve Vahap'a,
"Bu özel uçak alışkanlık yaparsa biz ne yaparız?.." dediler.
"Bakın" dedim... "Ben kendim iki saatliğine patron oldum.
"Baktım gülüyorlar?
Kaşlarımı çattım, dedim ki:
"Bundan sonraki seyahate hızlandırılmış trenle gideceğiz."
Uçağa bindik...
Tek kelime ile söylüyorum, büyülendik.
Kaptan pilot Metin Kırancı "Ben de Beşiktaşlıyım" dedi. Kaptan Pilot Serdar Söyler "Seninle komşuyuz haberin var mı" dedi. İki dosttan sevgi dolu sözler ve teknisyen Ömer Bertan'ın inanılmaz sıcak sevgisi ile havalandık.
Oh be!..
Bizim Sevgili Selçuk Manav yanıma geldi (Bilmeyenlere söyleyeyim. 6,5 dil bilir. Buçuk Portekizce'dir. Dünyanın iki büyük saygın gazetesi, Fransız France futbol ile İtalyan Della Sport'un Türkiye temsilcisidir).
"Kazım ağabey... Bu uçak özel ama bizim patronun uçağı. Bu yüzden ayıp olur diye tuvalete bile gidemem" dedi!..
Selçuk yüzüme mahcup mahcup bakarken hep birlikte gülüyorduk. Çünkü mutluyduk.
Konya'ya indik, arabalara bindik. Önümüzde motosikletli bir polis var. Kendi kendime söylendim. Herhalde bizi ileride çevirir ve ceza yazar. Konya'da Mevlana'nın önüne gelince polis "Sizi takip etmekle görevliyim" demez mi!
"Aman!" dedik. "Koruma istemeyiz. Amirlerine bizi yolda kaybettiğini söyle..."
İşte böylesine olağanüstü bir Konya gidişi, bana yıllar önceki Konya dönüşünü hatırlattı.
Bakın dinleyin...
Hürriyet'teyim. Müdürüm, ustam ve çok şey borçlu olduğum Doğan Koloğlu talimatını verdi: "Bu uçak bileti benim adıma. Sen kullan. Ankara'ya git. Seni araba alacak ve Konyaspor-Göztepe maçına götürecek. Yeni Asır'a kritik yazacaksın. Maçı 15 dakika seyret. Sonra maçı bırak filmlerini Ankara- İzmir uçağına yetiştir..." (Tanrım... Şimdi maça özel uçakla gidiyoruz. Bilgisayarlarla fotoğraf ve yazılar geçiyor. Şimdiki gazeteciler o kadar şanslı ki).
Konya'ya gittim. Ama dönüşte filmi yetiştirme uğruna bindiğim -o dönemlerin "Mercedes" i- Murat 124 su kaynattı. Motordan dumanlar çıktı.
Yapılacak tek şey otostop yapmak!
Efendim, dünyayı bir dönemler (68 genciyim ya) otostopla gezmiş biri olarak başladım el sallamaya. Bir Anadol araba durdu. Genç bir adam. Durumu anlattım, "Bin" dedi. Ama araba 80'i geçmiyor. "Hız yap" diyorum. "Konya'da nişanlıma söz verdim, yapmam" diyor. Çaktırmadan sol ayağımla gaza basıyorum ama hemen yakalanıyorum.
Aslında ben de hız yapmaktan korkarım ama filmleri yetiştirme uğruna hayatımızı tehlikeye atıyoruz. Yalvar yakar arada sırada 100'ü geçerek Ankara'ya geldik. Ankara dışına çıkınca ilk bulduğum taksiye bindim ve "Kırmızıda geç. Hiç durmadan beni havalanına götür, cezalar benden" dedim. Öyle bir sürat ki... İzmir uçağının son yolcusuna elden maçın filmlerini verdim. "Oh be" dedim...
Biliyorum ki "Maç ne oldu, senin 15 dakikada yazdırdığın yorum ne oldu" diyeceksiniz.
Ben o gün Göztepe'yi övdüm. Sanki galipmiş gibi yazdım. Bu bir kumardı... Ama şans benden yanaydı. Yanlış hatırlamıyorsam Göztepe Konyaspor'u 7-1 yenmişti.
Efendim... Konya'dan dönüşümüz gidişimizden muhteşem oldu.
Biraz kıskanç çokça saygılı bakışlar altında uçağa bindik.
Koltuğuma şöyle bir uzandım, o anın keyfini çıkarmaya başladım.
Kendimi patron sanıyorum ya...
Bir viski ver dedim. Bir dublede çarpıldım.
Ya oturduğum patronun koltuğu çarptı ya da bir duble içki...
Uçaktan inerken sallanıyordum!
Ama aklımdan çıkmayan sevgili patronum Turgay Ciner'in sözleriydi...
"Biz istersek yelkenleri atlastan, halatları ibrişimden yaparız."
İşte benim sarhoşluğumun nedeni buydu. Yani Sabah'ın çalışanına duyduğu güven ve sevgi!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 İlk harçlığım delikli iki buçuk kuruştu   / 07-11-2004
 Fıska yemiş orfoz gibiyim!   / 31-10-2004
 Ölürken acı çekmeyen tek canlı balıkmış!   / 24-10-2004
 Harman yerinde modern köy düğünü   / 17-10-2004
 Ölümün kıyısında balık avı!   / 10-10-2004
 Ölmekten korkma yaşanmamış hayattan kork!   / 03-10-2004
 Üç Yalçın'dan biri dayak yedi ama kim!...   / 26-09-2004
 İstavrit!...   / 19-09-2004
 Yaşanan hayat duygular değil!   / 12-09-2004
    Aktüel Pazar Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Fatih Terim meselesi ciddi midir?
Sadece evdeki huzurum...
MEHMET ALTAN
Bir valinin bayramı
Cuma sabahları, hem cumartesi günü...
ALİ POYRAZOĞLU
İnsanoğlu pek bi tuhaf canım...
Yolda karşılaştık. Kırk...
KAZIM KANAT
Birkaç saatliğine patron olmalı!
Arkadaşlarımla birlikte...
REFİK DURBAŞ
Gelecek çocuklarda
Geçen hafta Sabah...
ÖNCEL ÖZİÇER
Yine olacak!
Korkarım ben bu özel günlerden. Çıkmam...
Hava yolcu ve kargo trafiği arttı
Hava yolcu ve kargo trafiği arttı
Dünya genelindeki büyük yolcu ve yük artışına sadece Avrupa ve...
Süpersonik yolculuklar yakın
Süpersonik yolculuklar yakın
Süpersonik hızda uçan bir uçakta huzurlu bir yolculuk için en büyük...
Erken yaşlanmayı önleyin
Vücuttaki her türlü biyokimyasal olayda etkin olan enzimlerin üretimi...
Kalp sağlığı için en iyisi "ceviz"
Tüm balık çeşitlerinin kalp krizini önlemede son derece yararlı...
Picasso'nun en sevdiği tatlı, armut tatlısıydı
Fransızlar'ın yiyeceğe yaklaşımı özeldir. Sofraya verdikleri özen diğer...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.