kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Atina 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Nebil Ozgenturk @ SABAH
 
Heykellerin dili
Osman Ağa'nın ruhu...

Heykellerin dili

Heykeller, bir kentin ya da bir ülkenin aynasıdır derler. Açıkçası nerede, uzak mekan ya da yakın toprakta ilginç bi heykel görsem "yaramaz bir çocuk" gibi ayrıntılarına dalar, kenarına köşesine iliştirilmiş üç beş kelimeyi sökmeye uğraşır, neden ve nasıl dikildiğini, hangi zaman ve mekana göre yapıldığını anlamaya çalışırım!
Sıradan, öylesine dikilmiş gibi görünen bir heykelin ardından bazen müthiş öykü çıkıverir!
Bizde matrak hikayeler içeren heykeller çoktur! İşte, milyonlarca İstanbullu'nun, her gün her saat yanıbaşından geçtiği Taksim Anıtı mesela; O anıt-heykelde, Mustafa Kemal'e "ulusal kurtuluş" zamanlarında dostluklarda bulunmuş iki Rus generalinin de suretlerinin olduğunu pek az kişi bilir sanırım!!
Mesela, geçen yıl dikilen Tunceli'deki Pir Sultan heykelinin ardı, geçmişi, "varolmanın yaman çelişkisi" cinsindendir. Baskı ve yasaklar sonucu bin yıldır(!) engellenmiş bir heykeldir
o..(Düşünün ki, Tunceli halkından her faninin muhakkak ki bir Pir Sultan deyişiyle büyüdüğünü, varolduğunu varsayarsak, geç de olsa bu heykelin varlığının yöre halkına ne denli mutluluk verdiğini bilmem söylemeye gerek var mı?)
Yine Tunceli'de, şehrin ana meydanlarından birinde "Seyit Hüseyin" diyedir bir "eski zaman Tuncelili'sinin heykeli vardır ki, hikayesini dinleyince şaşar kalır, ağlarsınız; gülümsersiniz de!
Seyit Hüseyin, sokaklarda yatıp kalkan bölgenin en ünlü delisiymiş ama halk tarafından çok sevilirmiş; öldürüldükten (!) sonra heykelini dikmişler! Anlatılanlar o ki sokağa çıkma yasağı ilan edildiği bir gün, caddelerde kimsecikleri görmeyince 'Nerdesiniz ulaa, öldürdüler mi sizi' diye bağırmaya başlayan, sözünü sakınmayan bazen dervişçe laflar eden akıllı delilerdenmiş Seyit Hüseyin..
Bir gün, karları kendisine yorgan ettiği bir sırada uyurken, bir başka deli yanaşmış yanına ve et keseriyle vurarak öldürmüş onu. Muazzam bir cenaze töreniyle gömüp birkaç ay sonra da heykelini dikmişler Seyit Hüseyin Tatar'ın.. Şimdi, heykel de olsa, "cansız" da olsa, her daim, muzip muzip bakmaktadır çevresine Seyit Hüseyin, biraz da yan gözle!..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Soruyorum.. Cevaplıyorum!   / 15-08-2004
 Eveet. Siz kazandınız!!   / 14-08-2004
 Gecikmiş bir seçim haberi!   / 08-08-2004
 Heykellerin dili   / 07-08-2004
 Sıcak haftanın içinden!   / 01-08-2004
 'Gırgır' geçilmeyecek bir hayat!   / 31-07-2004
 Yağmurdereli'yi hatırlamak   / 25-07-2004
 Hızlandırılmış karikatür!   / 24-07-2004
 Yıldızlarla, yıldızların altında   / 18-07-2004
 Sakin bir "Ada" yazısı!   / 17-07-2004
REHA MUHTAR
Nasıl yani Hıncal Abi?..
Bülent Demirlek'e yönelik...
MANSUR FORUTAN
Futbolda yorumcu terörü yoruyor artık
"Ekranda 100'ün...
SAVAŞ AY
Rıfat Ilgaz'la ve 'Yokuş Yukarı'
Hababam Sınıfı...
HINCAL ULUÇ
İşte Türkiye bu!.. Dünyanın en büyük göz...
İpoteği kaldıramadı
İpoteği kaldıramadı
Türk halterinin sporcu kaynağı Kırcaali'den gelip Ankara Pursaklar'a...
Sporların anası başladı
Sporların anası başladı
Dün başlayan atletizm müsabakalarında, Türk sporculardan Eşref Apak...
Derin sessizlik
Yüksek yargıdaki son durumu "dört kelimeyle" özetleyecek...
Büyükanıt'tan sert uyarı
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na terfi eden Orgeneral Büyükanıt, devir...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.