kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Savas Ay @ SABAH
Tel:
0212 354 40 22
Fax:
0212 274 83 81
 

Dersim'in altı kelek Pertek'e gidek gelek...

(Tunceli)
Diyarbakır'a sabah saat 09:00'da inince kameraman arkadaş ahkâm kesti; "Taş çatlasa saat birde Tunceli'deyiz abi. Bu bölgeyi milim milim bilirim. Şimdi vurduk mu yola önce Elazığ, arkasından Pertek derken Dersim'e varırız 3.5-4 saatte."
Bilmediği; aslında bilip de unuttuğu şey benim yol üstü hallerim. Gözümün takıldığı her şeyi tepe tırnak fotoğraflar, aklıma gelen her konuyu kotara becere giderim ben yolu. Aynen de öyle oldu işte. Önce Ergani yakınında, yolun azıcık sağ içinde tarihi bir köprü ve çeşme gördüm. Etrafına doluşmuş çor çocuğu çekip görüntülerken kafadan 1 saat orada geçti gitti bile.

Dağ duman da Maden nerede?

Az daha gidince Maden Kasabası. Hani şu İzzet Altınmeşe'nin menşur türküsü Maden Dağı dumandır denen bölge yani. Oradan fabrikayı söktüler, kel kel bıraktılar ya, o müthiş yalnızlığın, hasretin izleri tepelerde mahzun bir mimik gibi yerleşmiş duruyor. Gel de çekme, fotoğraflama bu vaziyeti. Bir de boşalmış, tenhalaşmış ki kasaba sormayın. İş olmayınca, maden sökülüp atılınca kim kalıp kim yaşasın ki orada?

Ne yapsak acep?..

Azıcık daha gidince Elazığ'a girdik işte. "Kısadan kese ne yapabiliriz burada" diye sorup, uzun sessizliği söndürüp, yine kendim yanıtladım sorumu. Gidelim Akıl Hastanesi'ne göz atalım hadi.
Az sonra hastanenin böğründe, kavak altı havuz başı taraflarındayız. Genç başhekim biraz tırsmakta. Çekim yaparsak, ya vali bey zılgıt atarsa. Valiyi arayıp izin alıyor ve rahatlatıyorum başhekimi. Şimdi her tarafını gezip görebiliriz hastanenin.

İçi de iyi dışı da
Aslında gelmek için uygun zaman değil. Benim de kabulüm bu. Çünkü bazı servislerin yıkılıp yeniden yapılması sürüyor. Oradaki hastalar da toplanıp diğer servislere eklenmiş. Yani bin bir ayak bir yerde. Hem başhekim hem diğer idareciler böyle tıklım tıkış görücüye çıkmak istemiyor elbette. Bu koşullara rağmen yine de iyi durumda hastane. Yatak yorgan, oda koridor, mutfak ocak temiz pak bakımlı sağlam. Hastalara gelince zaten dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da en zor hasta tipi onlar. Allah akıldan noksan bırakmasın derler ya gerçekten de öyle.

Her yerden suretler

Yüzlerce isim, surat ve talihsizlik öyküsünün hüsranlı özneleri hepsi de. Kimi Malatya, kimi Bingöl, kimi Erzincan, Erzurum, Urfa'dan gelmiş. Elazığlı olanlar da var aralarında elbet. Sigara, para isteyenler, beni de doktor sanıp hatta işi ileri götürüp bakan zannedip taburcu olmak isteyenler, her nasılsa tanıyıp 'ekrana çıkart' diyenler, türkü söyleyenler, eşe dosta sılaya selam söyleyenler, ağlayanlar, kahkaha atanlar, durduk yerde sallananlar, kafasını su borularına vuranlar vee o... Gencecik, aslan gibi bir delikanlı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 3. sınıfından zorunlu terk. Çünkü tam o sıralarda gelmiş vurmuş ağır hastalık aklı uçmuş, izanı yitmiş, hayatı ters tepelek dönmüş, devrilmiş bu gencin. Devreleri şimdi bu servislerde doktorluk yapıyor. O da belki beyaz önlük giyip onlarla aynı yerde aynı şekilde viziteye çıkacak, teşhis tedavi yapacakken bak başına gelene şu çocuğun. Okulunu hatırlıyor ama nasıl yürümeli, nasıl konuşup söyleşmeli tamamen kopartmış bu fikri kafasından.
Kalan aklı sigara istemek, bana karpuz getirin havuzda soğutup yiyeceğim demekte bir tek...

Çayhane niyetine
Bu hastane üzerine resimli bir haber dosyası açarım üç vakte kadar. Buradan çıkıp yola devam muhabbetlerini sunayım yine.
Zaten baraj gölünün kıyısına geldik. Bineceğiz feribota 10 dakikada Pertek'e varacağız. Kıyıda üç dört derme çatma çayhane. Bazıları eski püskü karavanlardan, bazıları da tahta çakıp düzerek kurulan barakalardan ibaret. Bekleşirken çaydı kahveydi gazozdu içen olursa ekmek parası çıkarsınlar diye konuşlanmış oraya. Şöyle bir ağız yokladım da belediyenin kendi feribotunu da araya sokup çalıştırması, tekne bozulunca tam orada kalafata, bakıma alınıp etrafı zifte pise bulamasına gıcık kapmışlar fena halde...

Ah o haller

Sonra biniş, gidiş ve iniş. Pertek'e girene kadar 3-5 arama yapardı eskiden güvenlik güçleri. O zamanlar OHAL vardı ve o haller fenaydı. Şimdi tek bir yerde, Pertek girişinde usulü münasibince kimlik kontrolü, huylandıklarına da ince arama uygulaması var. Ambargo zamanlarını da hatırlıyorum da bugüne şükredenlere ben de katılıyorum.
Jandarma Başçavuşu buyur ediyor kameriyesine. Bir çay içimi laflıyoruz. Diyor ki; "Vatandaşa potansiyel suçlu gibi bakamazsın. Eskiden bu çok yapılmış ve çok yaralamış insanları. Şimdi komutanlarımızın en çok üstünde durdukları konu bu, rahat, sıcak, dost davranın. Devletin sertliğini değil şefkatini gösterin." Bu çok yol alındı demek. Umarım aynen de böyledir.

Dağ keçileri raksı

Şimdi sıra Munzur'lara tırmanmaya ve Tunceli'yi kerteriz almaya geldi. 56 kilometrecik yolumuz var. Saate bakıyorum 7 saat geçmiş Diyarbakır'a ineli. Gülerek soruyorum kameraman İlhan'a; "Ne zaman varacaz demiştin kardeş?" o da gülüyor ve; "Abi son 56 km'yi de 4 saatte alırız senin bu hızınla!.." diye yanıtlıyor.
Doğru söylüyor aslında. Daha yol üstünde çekilecek neler var neler. Mesela göl basınca sualtı olmasın diye taşları tek tek işaretlenip sökülen, 10 km uzağa aynen tekrar dikilen camileri, minareleri çekmez miyim? Dağ keçilerinin sürü sürü yamaçlarda sekmesini, dans edişlerini görüntülemez miyim? Hepsini yapıyooor; Tunceli'ye varışı ve oradaki yaşayışımı da yarına bırakıyorum izninizle...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Dersim'in altı kelek Pertek'e gidek gelek...   / 30-07-2004
 Hangi bakan durumdan vazife çıkaracak?..   / 29-07-2004
 Eşkıya Berfo'nun ölümü ve sevda üzerine!..   / 28-07-2004
 Kudüs ey Kudüs!..   / 27-07-2004
 Gelin birlikte savrulalım!..   / 26-07-2004
 Kimi kanlı kimi imanlı kulvarlar   / 25-07-2004
 İsrailli duvar yapmayı bizden öğrenmiş!..   / 24-07-2004
 İsrail'den sevgilerle!..   / 23-07-2004
 Bir genç kız perişan oldu..   / 22-07-2004
 Hülya Avşar'dan Deniz kıza sıcacık dostluk...   / 21-07-2004
NEBİL ÖZGENTÜRK
'Gırgır' geçilmeyecek bir hayat!
Benim de bir çift sözüm...
SAVAŞ AY
Munzur Çayı'nda 12 taş topla, içinden dilek...
EMRE AKÖZ
Tesettürlü fotoğraf
Dün değindiğimiz "Balçiçek Pamir'in...
MEHMET ALTAN
Sen daha çok küçüksün bebeğim
İstanbul Sanayi Odası,...
Bush'a gözdağı
Kerry, büyük şovla "evet" dedi. Bush'a yüklenen Kerry'nin, göreve...
'Yer bulursan yüzersin' plajı
Sıcak havaların etkisini artırdığı Çin'in, Qingdao sahilinde yaklaşık...
Ya kabul et ya istifa et!
Ya kabul et ya istifa et!
Levent Bıçakçı, Merkez Hakem Komitesi Başkanı Sabri Çelik'e gerek...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.