kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Bilgi ve Yaşam
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
    Kampüs
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Esra Ceyhan @ SABAH
 

Taşı toprağı kabus şehir! İstanbul

Etrafımdaki herkesin bir korku hikayesi var artık. Yani seyrettiği bir filmin çarpıcı sahnelerini, okuduğu romanın ürkütücü bölümlerini saklamıyor insanlar hafızalarında... Bizzat yaşıyorlar anı, dağarcıklarına akıl almaz yaşanmış korku hikayeleri katıyorlar. Sonuçta canlarına bir şey olmadıysa, buna da şükür, paçayı böyle kurtardım ya, Allah korudu diyorlar. Her şey bu kadar basit değil. Kabus bitmiyor. Psikolojileri bozuluyor, güvenleri azalıyor, aileleri ve sevdikleri için her gün daha çok endişelenmeye başlıyorlar. Tam biraz normale dönecekken, bakıyorlar yakınlarında başkaları benzer ya da farklı felaketlere maruz kalmış, başka türlü bir korku hikayesinin yeni sahibi olmuşlar. Tüm bunların sonunda evlerde, iş yerlerinde sorulan sorular aynı: Neler oluyor bize, İstanbul yaşanmaz bir yer haline mi geliyor, olanlara kimler dur diyecek... Barlarda hayatlarını yitirenler, tecavüze uğrayanlar, gasp edilenler, daha neler neler. Uzun uzadıya saymaya gerek yok, gazetelerin üçüncü sayfalarına bile geçmeden birinci sayfadan başlıyor kan donduran, yürek ürperten haberler. Bir sürü günahsız insan evine dönerken, işine giderken hayatlarını karartan olaylardan bahsediyorlar. Sizi bilmem ama, haberleri izlemeye hazırlanırken, gazeteleri sabahın erken saatlerinde tam açacakken acaba şimdi neler duyup göreceğim, diye ödüm kopuyor, ellerim soğuyor.

***

Bir takım adamlar peydah olmuş sokaklarda. Elleri, yüzleri de düzgün. Gelen geçenlerin yanına yaklaşıp, para istiyorlarmış. Halleri tavırları zorlayıcı ve sorgu suale mahal vermeyecek türdenmiş. Korku belasına para verenler çıkıyormuş ama ya yoksa, o zaman ne olur? Yaşını başını alan tanıdıklar, akrabalar var. İşte bir tanesinin çok yakın zamanda yaşadığı korku hikayesi... Kapı çalınıyor, açıyorlar. Gelen kişi, vergi dairesinden yollandığını, ödemedikleri borçları yüzünden büyük sıkıntı yaşayacaklarını söylüyor. Eğer evde para varsa hemen ödeyin de boşuna faiz işlemesin. Ben makbuzunuzu da derhal keserim. Ev sahibi, peki hemen getireyim diyor. Soruyoruz, onca parayı neden verdin, sorup soruşturmadan? Takım elbiseli, ciddi bir adamdı. Üstelik istememe gerek kalmadan kimliğini bile gösterdi diyor. Ardından ekliyor, bundan sonra kimseye kapımı açmam. Yine de şükür, ya içeri girip saldırmaya kalksaydı. Her zaman bu kadar ucuz kurtulamaz insan... Ben, biraz da mesleğim gereği sizlerin duyduklarından bin kat fazlasını işitiyorum, gerildikçe de geriliyorum. Artık güpegündüz dükkanlara giren beli silahlı insanlar, hemen bize şu kadar para diye, iş sahibini açık açık tehdit ediyorlarmış. Başına gelen bir dosttan sıcağı sıcağına dinledim. Sonu nasıl geldi? dedim. Nasıl gelecek, verdim gitti. Belindeki silahı beynime mi dayasaydı. Sonra yaşlılar maaş kuyruğunda, ay başlarında ahlaksızca, vicdansızca takip ediliyor. Bazıları daha eve varmadan çarpılıyor, bazıları bankamatiklerde ustaca kurulan hain tuzakların kurbanı oluyor, bazıları da evlerinde, ellerindekini kaybediyor. Bu sonuncusu hayli ilginç. Yine yakın bir tanıdığın üst kat komşusunun kapısı çalınıyor. Komşu hanımımız sımsıkı takip edilmiş ama bihaber. Gelen ciddi, efendiden genç görevli olduğunu, son günlerde sahte 20 milyonlukların piyasaya verildiğini, kontrole geldiğini söylüyor. Teyzede bir telaş, öyle mi oğlum, benimkilere de baksana. Bakıyor, öyle bir bakıyor ki daha yakından bakmak, hatta bu sözde sahte 20'likleri gerçekleriyle değiştirmek üzere tomarına el koyuyor.

***

Hangisini yazayım. Bunlar son zamanlarda peşi sıra haberdar olduklarım. Sonuncu korku hikayesi de benden. İzleyiciler atv'yi arıyor. Esra Hanım'a söyleyin. Evleri dolaşıp, para toplamaya çalışan birileri var. Yardım amaçlı gecede, Esra Ceyhan sizlerle olacak aman para verin, diyorlarmış. Ahlaksızlar, koskoca gösteri merkezlerinin organizasyon adresi olduğunu söyleyip, saat ve tarih bile veriyorlarmış. Bana bakın, kendinize gelin, insanların duygularıyla oynamayın, tepe taklak olursunuz sonra. Benim izleyicimden, okurumdan gizlim saklım yok. Bunca yıldır ne yapacaksam haber verdim, ne yaptıysam da ekrana taşıdım. Hem bu büyüklükte organizasyonları düzenlemek de şükür üçkağıtçılara kalmadı, önce adalet, sonra da ben ve izleyici ile karşı karşıyasınız, haberiniz ola.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Taşı toprağı kabus şehir İSTANBUL   / 22-05-2004
 Taşı toprağı kabus şehir! İstanbul   / 22-05-2004
HAKAN & UTKU
Kitabi diyaloglar
- İyi günler. - İyi günler...
GÜLSE BİRSEL
Üç kadından biri Ajda!
Biraz abartıyor muyuz nedir? Dün...
AYŞE TÜTER
Lezzet Güneşi
Piliçli patates...
ESRA CEYHAN
Alışveriş...
Islak saçlarımın sıcak rüzgarlarla...
REFİK DURBAŞ
Bir Osmanlı aydını...
Günlük yayınlanan ilk gazetemiz...
Şifalı su ile gelen sağlık
Şifalı su ile gelen sağlık
Daha çok kas-iskelet sistemi hastalıkları nedeniyle tercih edilen...
Acı çikolata tansiyon dostu
Acı çikolata tansiyon dostu
Çikolatayı küçük-büyük hemen herkes sever. O halde bir müjde verelim.
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.