kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Hincal Uluc @ SABAH
Tel:
0212 3544813
Fax:
0212 3544891
 
Devletin tükendiği sokak..
Nişantaş.. Bir kent mucizesi..
Ben de üzüldüm, Mustafa..
Robinson ve Cuma!..
Bizim Duvar
Sevdiğim Laflar

Devletin tükendiği sokak..

Ayazma Deresi Caddesi'ni bir defa da gündüz gözü ile gezdim.. Bu ülkede devlete ve yerel yönetimlere niye saygı yok sorusunun yanıtı burada yatıyor.. Yaşamı hepimiz için kolaylaştıracak, sağlıklı ve güvenilir yapacak kurallar bizim ülkede neden zerre itibar görmüyor, devlet ve yerel yönetimler niye otorite kaybına uğruyor ve komik duruma düşüyorlar anlamak için bu sokağa bakmak yeterli.. Bu sütunlarda kim bilir kaç kez dünyadan örnekleri ile yazdım.. Halkı, otoriteye ve kurallara saygılı yapmak, büyük, korkunç suçları önlemek istiyorsanız, işe en küçük ihlallerden başlayın.. İnsanların beynine "Suçlar cezasız kalmaz. Toplum içinde kimse kurallara aykırı işler yapamaz" düşüncesini yerleştirin.. "Devlet var.. İzliyor ve etkili" dedirtmenin yolu trafikten geçiyor.. Çünkü insanların sabah evlerinden çıktıkları anda devletle ilk karşılaşmaları trafik alanında oluyor.. Trafik suçlarını çok iyi takip eder, insanların kafasına yakalanma korkusunu yerleştirirseniz, büyük suçlarda daha kolay yakalanacaklarını düşünür ve vazgeçerler.. Sistem böyle işliyor.. Bizde tam tersine.. Çünkü bizde trafik suçundan yakalanma korkusu yok. İnsanlar polisin gözleri önünde trafik suçu işliyor ve müdahale edilmediğini görüyorlar. Devlet suça teşvik ediyor.. "Bu ülkede polis yok.. Otorite yok. Suç işlemek serbest.." Ardından kapkaç.. Ardından gasp.. Giderek büyük hırsızlıklar, cinayet.. Ve saire..

***

Ayazma Deresi Caddesi'nde bir cinayet var.. Bir devlet ve yerel yönetim cinayeti.. Bu işlek caddeyi iki taraflı otomobil galerileri işgal etmiş.. Bu galeriler de kaldırımı, yayalar için yapılmış, üzerine çıkılması yasak kaldırımları dükkanlarına eklemişler.. Hem de nasıl eklemişler.. Gözlerinizle görmeseniz inanmazsınız.. Devlete ve yerel yönetime kafa tutarak.. Teşhir ettikleri otomobilleri arızasız indirip çıkarmak için kaldırımı yok edip rampalar inşa etmişler.. Bu caddeden yüzlerce trafik polisi aracı geçiyor.. Bu kaldırım işgallerini görmüyorlar.. Görüyorlar tabii.. Görmezden geliyorlar.. Görmemenin de bedeli var.. Bunca çekici, en masum park ihlallerinde arabaları paldır küldür yükleyip götürürken, hem de bu yokuşta, karda kışta, çoluğu, çocuğu, yaşlıyı, özürlüyü akan trafiğin içinde yürümeye zorlayan bu kaldırım işgallerini görmemek mümkün mü?. Görüyor, biliyor, ama dokunmuyorlar.. Buradan geçen herkes rezilliği görüyor ve devletine, devletinin otoritesine notunu veriyor: Sıfır!.. Peki o rampalar.. Kaldırımın rampaya dönüşmesine hangi belediye kurumu izin vermiş olabilir?.. Yok.. Böyle bir izin yok.. Adam keyfince yapmış.. Biliyor ki, belediye de görmeyecek.. Belediye görevlileri de görmemenin bedelini alacaklar. Alıyorlar.. Yoksa, bir dünya güzelliği ve Türkiye'nin bir turistik değeri olma ötesinde zararsız Laila'yı yok etmek için çırpınan belediyenin adamları, bu cinayete engel olmazlar mı?.. Şefik Öztek demek ki işini bilmiyor. Gitsene Ayazma Deresi'ne.. Sorsana galericilere belediyecilerin gözleri nasıl ve kaça bağlanır?. Ayazma Deresi rezilliğine gözlerini yuman belediyenin gecekondu yıkmasına artık kim razı olur?.

***

İstanbul Valisi Muammer Güler'e ve Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'ya sesleniyorum.. Üçümüz birlikte Ayazma Deresi Caddesi'ne gidelim mi?.. Biriniz devletsiniz, öbürünüz yerel yönetim.. Görelim mi, devletin ve yerel yönetimin itibarının kaç paralık olduğunu.. Parayı verenin düdüğü çaldığı bu ülkede sakın ola bana "Vatan.. Millet.. Sakarya.." nutukları atmayın.. Bu bölgeden sorumlu trafik ve belediye görevlilerine sorun, "Neden görmediniz, aylardır" diye ve sonucu bana bildirin.. Sadece sonucu..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 "Gençleştirme değil.. Değişim!"   / 15-01-2004
 Atina yolları taştan.. Amma..   / 15-01-2004
 Devletin tükendiği sokak..   / 14-01-2004
 Celal Doğan, CHP'yi ayağa kaldırır!   / 13-01-2004
 Hayalgücü en büyük armağandır!..   / 11-01-2004
 Kurumlar nasıl yok olur?..   / 10-01-2004
 Doğru 6 mı?   / 09-01-2004
 Farkı yaratabilmek.. Ah o farkı yaratabilmek!..   / 09-01-2004
 Bu aslında İstanbul'un projesi..   / 08-01-2004
 "Görmeme"nin bedeli ne?..   / 07-01-2004
ERDAL ŞAFAK
Meclis alkışı hak etti
Tüm televizyon kanallarında...
AHMET HAKAN COŞKUN
Ey AKP yetkilileri!
FARKINDAYIM, bugünlerde çok...
ÖMER ÇELİK
Sol, istikrar ve değişim
'İstikrar' ve 'değişim'...
HINCAL ULUÇ
Gençlere gerçek fırsat.. Akademi Türkiye!..
Akademi...
Mutsuz olurlar
Mutsuz olurlar
Başkan Bilgili'nin "Alırız" dediği Arif, Bülent, Hakan Ünsal, Hakan...
Sistemin adı Pierre
Sistemin adı Pierre
Teknik Direktör Daum, şampiyonluk umutlarını takımın en golcü ismi...
Hem övdü hem uyardı
Hem övdü hem uyardı
40 yıldır Türkiye'ye gelen ilk AB Komisyonu Başkanı olan Romano Prodi...
Vekillere dokunulacak
TBMM Genel Kurulu, Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Ceza Hukuku...
Valinin omuzladığı adam
Valinin omuzladığı adam
İzmirli hayırsever işadamı Tonguç Ösen, Hüsnü Bornovalı İlköğretim...
Danıştay Başkanı: Tüm yargı yıpratılmamalı
Danıştay Başkanı: Tüm yargı yıpratılmamalı
İddiaların yargıya yönelik güvensizliği artıracağı uyarısında bulunan...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Günaydın | Bizimcity | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.