kapat
04.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

NECATİ DOĞRU


Yaşasın kalkınıyoruz! Kuru fasulyeciye PDA girdi!

Kendisi zaten tek başına mucize bir anlatımdır fakat üçü bir araya gelip de peş peşe "Ah!.. Ah!.. Ah!.." diye söyleyip yazıldığı zaman büyük bir çalkalanma yaratır.

Duygular çalkalanır.

Beyin çalkalanır.

Dikkatler hepten çalkalanır.

Ah!.. Ah!.. Ah!..

Ben de "yediğini yazan bir köşe yazarı" olmayı seçecektim ki, siz görecektiniz "ne müthiş yemek yazıları" döktürdüğümü! Balmumcu'da bizim Sabah gazetesinin merkez binasının dönen kapısından çıkıp Esentepe'ye doğru 50 adım yürüdüğün zaman sıra sıra plaza binalarının birinde, 15 gün önce, bir kuru fasulyeci açıldığını görürsün.

Ah!.. Ah!.. Ah!..

O ne lezzettir!

O ne sunumdur!

O ne keyiftir!

****

Batan Kent Bank'ın merkez şubesi plazasının giriş katı ile asma katındaki 500 metrekarelik alanı "Hüsrev Kuru Fasulye Lokantası" yaptılar. Hüsrev; Türkiye'nin, Balkanlar'ın, Kafkaslar'ın, Ortadoğu'nun "kuru fasulye baronudur" dersem yalan olmaz. Rize'nin Çayeli ilçesinde 75 yıl önce küçük bir kulübede toprak güveç içinde bir kilo İspir şeker fasulyesine yarım kilo tereyağı koyularak, odun ateşinde 5 saatte yavaş yavaş pişirilmeyle başlayan üretim, zaman içinde kristalize olmuş ve "lobyacıdan Hüsrev markası" doğmuş. Ve fasulye baronu Hüsrev, şimdi İstanbul'da batan bankanın plazasında yerini almış.

Garsonlar!

Fasulyecinin garsonları!

Ellerinde avuç içi büyüklüğünde el bilgisayarlarıyla (PDA); "Bir kuru... Bir pilav... Bir karışık turşu... Bir Hüsrev köfte... Bir kara lahana sarma... Tatlı olarak beyefendiye sütlaç..." siparişi alıyorlar. Sanki garson değiller.. Amerika'da finans okumuş, İngiltere'de işletme doktorası almış seçkin banka dealer'ı (para satıcısı) olmuşlar. Garsonun PDA ile aldığı fasulye siparişi, plaza lobyacısının merkezi sistemine anında ulaşıyor.

Böylece aşçı ne yapacağını biliyor.

Kasiyer ne alacağını biliyor.

Fasulyecinin müdürü de "Sistemi gözetleyip, kaçak-göçek-hortumlama-buharlaştırma var mı" anında haberdar oluyor.

Ah!.. Ah!.. Ah!..

Bu plazalar! Bu lüks binalar!

"Kur bankayı, ver yüksek faizi, topla mevduatı, sonra aktar parayı kendi kofti şirketine, hayta oğluna, şarkıcıdan güzel gelinine, aklı havada kızına, New York'ta Tramp Tower'de daireye, İngiltere'de malikâneye, Boğaz'da yalıya, denizde lüks yata, karada en lüks Porsche Cayenne Jeep'e, havada uçağa, helikoptere holding bankacılığı" olmamalıydı. Bu binalar önce kuru fasulyeci olmalıydı.

O zaman 22 banka batmazdı.

Milyar dolarlar buharlaşmazdı.

Hortumlanamazdı.

****

22 banka battı, 8 banka da birleşti, Türkiye'de banka sayısı 80'den 52'ye indi; üretimde, ticarette, tüketimdeki banka hizmetlerinde en küçük bir aksama olmadı.

Ne avanta aldılar?

Niçin bu kadar çok banka kurulmasına izin verdiler? Eski Hazine Banka ve Kambiyo Genel Müdürü Ali Kocatürk, bana gönderdiği mektubunda; "Batan bankaların kurulmasına hangi hükümet zamanında hangi ekonomiden sorumlu bakanın oluru ile izin verildi? Bu bankalar, batmadan önce 64'üncü madde kapsamına alındıklarında hangi ekonomiden sorumlu bakanın oluru ile kapsamdan çıkarıldılar, hangi bankalar yeminli murakıbının raporu ile çıkarıldılar; bu yeminli murakıp ile batan bankanın sahibinin holdingi ya da şirketleri arasında iş ilişkisi oldu mu?" diye de sorulması ve izlenmesi gerekir diye dikkat çekilmesini istiyor.

***

Ah!.. Ah!.. Ah!..

Ben "yediğini yazan bir yazar olmayı" seçecektim ki!.. Yazılmamış yemek yazıları nasıl yazılır gazete patronuna gösterecektim!..

O kreyzi lezzet!..

O pörfek sunum!..

O sinerjik keyif!..

Mesajlarınız için: ndogru@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır