kapat
11.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

KAZIM KANAT


Kural tanımazlığa ödün vermeyelim

Spor medyasının ıskaladığı bir konuyu Genel Yayın Müdürümüz Ergun Babahan, altını çizerek yazmış. Muhteşem yorumdan birkaç bölüm

"Türkiye'de en tehlikeli iş, bir insanın yapacağı en büyük yanlış, başarılı ve sıradışı olmak. İlhan Mansız'la Beckham'ı düşünün... Farklı olduğu, sıradanlığı reddettiği için biri, dünya yıldızı olurken, Mansız ise farklı olduğu için cezalandırılıyor."

Sevgili Babahan, "Türkiye farklılığı kabullenemiyor. Batıda farklılık, sıradışı olmak özendirilen bir özellik olurken, Türkiye'de cezalandırılıyor" diyor.

Bu görüşe itirazım yok. Üstelik bu yoruma müthiş saygı duydum. Benim itirazım şurada... Türk futbolcusu, sıradışı olmakla kural tanımazlığı birbirine karıştırıyor.

David Beckham'ın yaptığı sıradışı olmak.

İlhan Mansız'ın yaptığı kural tanımazlık.

Beckham'ın yaptığı takımın en önemli starı olurken, takımın bir parçası olduğunu da unutmamak.

İşte Mansız'ın yanlışı bu. Beşiktaş'ta özel biri, sıradışı olmakla büyük sempati toplarken, Beşiktaş'ın bir parçası olmayı reddedip, takımın kurallarını reddederek takım disiplini ve takım ruhuna ihanet ediyor. İşte olay bu... Yani, şunu anlatmak istiyorum. Sıradışı olmak kültür ister, entelektüellik ister. Daha önemlisi de şu; Sir A.Ferguson, David Beckham'ın soyunma odasında kafasını yardığı zaman, bu oyuncunun yorumu asla isyankar olmadı, "Takım içinde olur böyle şeyler" dedi. Ama Mansız, oyundan alındı diye Lucescu'yu sahada dövmeye kalktı.

Sevgili Babahan, seni SABAH binasında herkes tanır. Ama sen yine de kurallara uyup yaka kartını boynuna takıyorsun. Arkadaşları kurallar gereği tek tip elbise giyerken, İlhan'ın ayrı kıyafetle gelmesi, sıradışılık değildir.

Sıradışı biri olmayı ödüllendirelim, cezalandırmayalım haklısın. Peki kural tanımayanı ne yapalım?..

Hakan Şükür diz çöktü Terim'den özür diledi
Sevgili Yurdaşen Karahasan'la oturup dertleştik. Dedim ki, "Bursaspor'daki Hakan Şükür'ü Galatasaray'a sen getirdin. Galatasaray'ın içindeki Hakan Şükür'ü yine sen kazandır." Karahasan güldü, "Hakan Şükür beni dinlemiyor ki" dedi. "Sen yaparsın" dedim ve ekledim "Hakan Şükür gitsin, Terim'den özür dilmesin sorun çözülsün" dedim. Benim söylemeye çalıştığım asla; "Hakan Şükür, Fatih Terim'in önünde diz çöksün özür dilesin" şeklinde değildi. Ama gelinen noktaya bir bakın.

1. Hakan Şükür'ü Galatasaray'a kazandıran isim başkan Özhan Canaydın.

2. Fenerbahçe'nin kovduğu Elvir Baliç, Haim Revivo'dan sonra Abdullah Ercan'ı da Galatasaray'a kazandıran isim Fatih Terim.

İşte burada kamu vicdanı rahatsız oluyor. Sevgili Terim, Fenerbahçe'den kovulanlara kollarını açarken, Hakan Şükür'e bugüne kadar niye arkasını döndü? Daha ilk antrenmanda Abdullah Ercan'ın elini sıkıp ona "Hoş geldin" derken, Hakan Şükür'le sarmaş drolaş resmi niye çekilmedi. Diyelim ki bugünün yarını da var. Hakan Şükür gollerini attıkça kollarını açarak kime koşacak? Başkan Canaydın'a mı, yoksa Terim'e mi? Sanıyorum ki, Terim'in elleri hep havada boş kalacak.

NOT:Galatasaray, Fenerbahçe'nin dışladıklarını bir bir alıyor ya... Aslında almak başka türlü olur. Sevgili Galatasaraylılar, Fenerbahçe'den Tuncay Şanlı'yı alın, o zaman Galatasaraylı gururlanır. Ama şimdi gurur yok küçük düşürülme var.

F.Bahçe teknesinde Beşiktaş bayrağı
Sevgili Aziz Yılmaz'ın teknesinde güneşleniyorum. Yan tekneden Beşiktaş Başkanvekili Hüsnü Güreli, elinde Beşiktaş bayrağı ile geldi. Sevgili Yılmaz, bu bayrağı direğe çekti. Yani, Beşiktaş ve Fenerbahçe bayrakları yanyana... Konu 100. Yıl Balosu'ndan açılınca Aziz Yılmaz, Hüsnü Güreli'den özür diledi, "Beşiktaş'ın balosunda bir tek Fenerbahçeli görmediğim için çok üzüldüm. Oysa 100. Yıl Balosu'ydu ve Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım orada olmalıydı" dedi.

Sonra gülümseyerek, "Beşiktaş bayrağını 100. yılı nedeniyle tekneme çekiyorum" dedi. İşte bu tablo beni duygulandırdı. Hüsnü Güreli'yi de duygulandırdı. Fenerbahçe'nin 100. yılında ben de tekneme F.Bahçe bayrağı çekeceğim" dedi.

Sayın Yıldırım, Beşiktaş'ın 100. Yıl Balosu'na gitmeyerek F.Bahçeliler'i utandırdınız. 100 yıllık rekabet 100 yıllık dostluktur. Siz bunu unuttunuz.

Hasan Pulur'dan özür diliyorum
Hıncal Uluç Usta, bir büyük ustayı eleştirirken kullandığım, "Saçmalamış" lafı yüzünden beni uyardı. Usta, çırağını uyarır. Bu nedenle sevgili Hasan Pulur'dan özür diliyorum.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır