kapat
10.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

EMRE AKÖZ


Biraz araştırsanıza yahu!

Geçen gün burada Marmaris Bozburun'daki 'Sabrinas Haus'tan söz ettim ya... Birçok okur e-posta ile mesaj göndererek bu küçük ama son derece sevimli, rahat, sessiz otelin telefonunu istedi.

Veririm telefonu. Sorun o değil. Ama iki önemli nokta var

1) Her gün yüzlerce mesaj geliyor. Bunlara cevap vermek kolay mı, daha doğrusu mümkün mü sanıyorsunuz? 2) Elinizde yeteri kadar ipucu olduğuna göre niçin kendiniz araştırmıyorsunuz? Tatile çıkarken Müjde ve Sevan Nişanyan'ın 'Küçük Oteller Kitabı'ndan yararlandığımızı defalarca yazdım. Bir tane alıp bakın. Üstelik başka güzel yerleri de öğrenmiş olursunuz. Ayrıca... Madem bana e-posta atabiliyorsunuz; demek ki internete giriyorsunuz. Bu büyük imkandan yararlansanıza! 'www.google.com'u açın... 'Sabrinas Haus' yazıp tarayın... Bakalım ne sonuç verecek? Ne malum; benim beğendiğim, çok mutlu olduğum bu otel belki de sizin hoşunuza gitmeyecek. Belki de bu arada zevkinize uygun başka bir yeri keşfedeceksiniz. Araştırın, bakın, inceleyin ve öyle karar verin.

Neyse... İşadamı Eren Tapan'ın "Sabrina'nın Evi"yle ilgili gönderdiği mesajla konuya noktayı koyayım. Yazdıklarının altına imzamı atarım. Şöyle demiş

"Biz de mayısta ilk defa Sabrinas Haus'a gittik. 6 kişilik bir grup olarak sadece biz vardık. Feci bir çalışma döneminin ardından ilaç gibi gelen süper bir tatil yaptık. Sizin yazılarda bahsi geçmiyordu ama bence anahtar faktör Asım'dı. Akşamüzerleri çayın yanına pişirdiği 'lemon merengue pie' ve 'brownie'leri, her akşam masamıza yaptığı birbirinden güzel çiçek aranjmanları... Kendi aramızda 'Aah Ayvalık'ta olsak Nezahat bize puf böreği yapardı' dediğimizi duyup akşama yüzlerce puf böreği hazırlatması... Bir gece kendi aramızda parti yapıp kan ter içinde kalınca da kendimizi don gömlek denize attıktan sonra, gecenin bir vakti, elinde havlularla bizi rıhtımda bekliyor olması unutulacak gibi değil.

Milletin binlerce dolar verip dinlemeye gittiği kerameti kendinden menkul CRM gurularının ders alması gerek."

Osmanlı'da porno film
Toplumsal Tarih dergisinin temmuz sayısında araştırmacı Yavuz Selim Karakışla çok ilginç üç belge yayınladı. Konu Ahlaka aykırı film gösteren sinemalar...

1) Himaye-i Etfal (Çocukları Koruma) Cemiyeti başkanı Dr. Besim Ömer Paşa, 9 Mayıs 1922'de Dahiliye Nezareti'ne (İçişleri Bakanlığı) bir yazı gönderir. Bu yazıda Paşa, Beyoğlu sinemalarında gösterilen bazı ahlaka aykırı filmlerden yakınmaktadır. Üstelik bu filmler, üzerinde "Gençlere yasak" ya da "Genç kızlara yasak" gibi gençlerin ilgisini daha da çekecek ibareler yazan tabelalarla izleyiciye duyurulmaktadır. Paşa bu tür filmlerin yasaklanması ister.

2) Dahiliye Nezareti, İstanbul Polis Müdüriyeti'ne 15 Mayıs 1922'de bir yazı gönderir ve bu filmleri gösteren sinemaların hemen kapatılmasını ister.

3) Üçüncü belge 22 Mayıs 1922 tarihini taşımakta. İstanbul Polis Müdüriyeti 3'üncü Şube Müdürlüğü; Kadıköy Sineması'nın "Fahişenin Kızı", Beyoğlu'ndaki Odeon Sineması'nın ise "Oires Karnavale" adlı "mugayyir-i adab ve ahlak" filmleri gösterdiğini belirlemiş, iki sinema salonunu da kapatmış, filmlerin gösterimini de yasaklamıştır.

***

"Artık ahlak kalmadı... Eskiden böyle değildi" diye palavra sıkanlar ayağa kalksın bakayım!

4 milyonumuzu geri ver Tarkan
Marmaris civarından İstanbul'a dönüyoruz. Su filan almak için bir benzinlikte durduk. Markete girdik. Etrafa bakınırken birden fark ettik Tarkan'ın son albümünün çıktığını gazetelerde okumuştuk ama sessiz sakin bir yerde kaldığımız için Dudu'yu dinlememiştik.

5 milyon lira verip arabanın teybinde dinlemek için kasetini aldık. Yola koyulunca bir heves çalmaya başladık.

Baştan sonra dinledik... Bir daha dinledik... Günahını almayalım diye yeniden çevirdik.

Müzik uzmanı değiliz, netice itibariyle sıradan bir dinleyiciyiz. Vardığımız sonuç şu oldu 1) Üstünde Tarkan'ın adı olmasa bu albümü kimse almaz. 2) Tarkan meğer arabeskçiymiş. 3) Bazı şarkılarda Tarkan'ın sesini tanımak mümkün değil; sanki bir başkası söylüyor. 4) Nedir o sözler öyle? Hele Nazan Öncel'in yazdığı 'Bu şarkılar da olmasa' "Telefonlar çalmasa/ Arkadaşlarım aramasa/ N'apardım kimbilir? Durmazdım bir dakika." Müsamere var da biz mi kaçırdık? 5) 'Uzun İnce Bir Yoldayım' bu kadar mı sıradan yorumlanır?

Tarkan'ı severiz. Takdir ederiz. Ama bu çalışma... Olmamış işte. İyi de Tarkan'ın adı bir marka, o bir garanti dinleyici için... Ve albümdeki 5 parça; toplasan çıkarsan ancak bir parça ettiğine göre... Tarkan 4 milyonumuzu geri versin!

45'LİK PLAKLAR TELEVİZYONDA
Size burada Murat Meriç ve Alper Fidaner'den söz etmiştim. Ankaralı iki kafadar eski 45'lik plakları biriktiriyorlar. Bunları Ankara ve İstanbul'daki bazı barlarda çaldılar. Şimdi de bu koleksiyonu TRT2'ye taşıdılar. Meriç ve Fidaner'in 'Kırkbeşlikler' adlı programı her pazar günü saat 1410'da TRT2'de yayınlanacak. 30'ar dakikadan 13 bölüm yayınlanacak olana programda kimler yok ki. Örneğin Tülay German, Üç Hürel, Seyyal Taner, İlhan İrem, Erol Büyükburç, Selçuk ve Rana Alagöz, Erkin Koray ve elbette Ajda Pekkan.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır