
Çığlık bile atamadık
Ömer Toy, 7 yıl önce Van'da dağa çarparak düşen Mersin uçağındaki üç kabin görevlisinden biriydi... İnsanların çığlık atmaya bile vakit bulamadığı uçaktan sağ çıktı. 'Uçağın kuyruğunda oturduğum için şanslıydım' diyor
Ömer Toy 54 kişiye mezar olan Mersin uçağıyla o kara gün uçan; ölümle burun buruna gelen isimler arasındaydı. O tarihlerde Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde okuyor; aynı zamanda kabin görevlisi olarak THY'de çalışıyordu.
Ömer Toy bugün 29 yaşında... Onunla kaza gününü konuştuk. "Olağanüstü bir durum yoktu" diye söze başladı, sonra devam etti: "Uçağa yolcuları almadan önce rutin işlerimizi yaptık. Yiyecek ve içecekleri, oksijen tüplerini kontrol ettim. Sonra yolcular geldi ve uçak havalandı. Servisimizi yaptık; benim için sürekli uçtuğum sıradan bir gündü. Ama bitişi öyle olmadı..."
Uçak Van'a yaklaştığında yolculara yerlerine oturmaları, kemerlerini bağlamaları söylendi. Ömer Toy'da sırtını tuvalete yaslayıp, kemerini bağladı. Artık uçak inişteydi: "Saat 15.20'ydi. Dışarı baktım; fırtına kopuyordu. Zaten uçak iki kere pas geçince yolcularda tedirginlik başlamıştı. Uçak tekrar piste yöneldi; pencereden dışarı bakıyordum; müthiş bir gürültü koptu. Uçağın kanadı bir yerlere dokunmuştu. Her şey 1-2 saniye içinde oldu ve bitti. İnsanlar çığlık atacak zaman bile bulamamışlardı."
Mersin uçağı paramparçaydı... Dev uçağın enkazının yayıldığı alanda karlar kanla kaplanmıştı. Uçağın sadece kuyruk tarafı sağlamdı ve orada oturan isimlerden biri de Ömer Toy'du. Toy, yanında oturan diğer kabin görevlisine baktı. Ölmüştü...
HEY! BEN BURADAYIM
Toy, yerinden kalkmaya çalışıyordu ama başaramıyordu. Oturduğu koltuk, beline kadar kara saplanmıştı: "Ama bilincim yerindeydi. Dışarıdan sesler geliyordu. 'Ben buradayım!' diye bağırıyordum ama sesimi kimse duymuyordu. O sırada köylünün biri buldu beni, 'burada biri var!' diye bağırdı. Üç-dört kişi beni zor çıkarttı. Ellerimi artık hissetmiyordum. 2 saat boyunca karın içinde hareketsiz kalmıştım."
Toy kazayı hafif yaralarla atlatmıştı. Sağ baldırına 13 dikiş; sol dizine de 5 dikiş atılmıştı. Uçakla ilgili ilk haberlerde ölenler arasında Ömer Toy'un da adı geçiyordu! Toy'un ailesinin oturduğu Antalya'daki evinde tam bir matem vardı. Biricik yavrularını bir uçak kazasında kaybetmişlerdi. Toy'un ailesine ulaşan tek haber uçaktan haber alınamadığıydı. Yüreklerinde çok az da olsa bir umut kırıntısı vardı. Ve bu umut kırıntısı bir telefonla gerçeğe dönüştü. Ömer Toy kendisini kurtarıp hastaneye taşıyanlardan rica etmişti: "Lütfen anneme babama haber verin. Onlara yaşadığımı söyleyin. Lütfen haber verin..."
Ömer Toy, kazadan sonra 4 ay daha THY'de kabin görevlisi olarak çalıştı. Uçuş sevdasından okulunu bitirebilmek için ayrılmış. Bugün evli ve özel bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyor. Uçak kazası geçiren birçok kişinin aksine o bu kazayı çok doğal karşılıyor:
"Hani insanın ayağı tökezler de düşer ya; bu da onun gibi bir şey. Ama üzüldüğüm bir nokta var. Beni herkes Ömer Toy olarak değil, uçak kazasından sağ kurtulan kişi olarak tanıyor. Biriyle tanıştığımda arkadaşlarım hemen bu olayı anlatıyor. Sıkılıyorum. İnsanların beni öyle hatırlamasını istemiyorum. İş yerimdeki birçok arkadaşım bile benim düşen uçaktan sağ olarak kurtulduğumu bu haberi okuyunca öğrenecek. Kazadan sonra ne psikolog istedim ne de farklı bir tedavi. Hâlâ uçağa biniyorum. Bir insanın uçak kazası geçirme ihtimali sayısal lotodan ikramiye kazanma ihtimalinden daha düşük deniliyor. Aynı kişinin iki kez sayısal lotoyu kazanma ihtimali ne kadar düşükse, benim de uçak kazası geçirme ihtimalim o kadar düşük."
"O KAZADA BİR HAYAT KURTARDIM"
Ömer Toy, kazadan kısa süre önce yaşadığı anı unutamıyor: "Uçak İnişe geçmiştk. Çocuklu bir bayan, kendisiyle birlikte çocuğunu aynı kemere bağlamaya çalışıyordu. Ona, kemeri kendi beline bağlamasını, çocuğu da sıkı sıkı tutmasını söyledim. Kazada, o bayan öldü ama çocuk kurtuldu."
Menderes'i de arkada oturması kurtarmıştı
Ömer Toy, paramparça olan uçaktan sağ olarak çıkmasını uçağın arka kısmında oturmasına borçluydu. Tıpkı, eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes'in yıllar önce bir uçak kazasından sağ kurtulması gibi... 1959'un Şubat ayında, yani tam 43 yıl önce, dönemin Başbakanı Menderes de korkunç bir uçak faciasından 'arkada oturduğu' için kurtulmuştu.
Menderes ve beraberindeki heyeti Kıbrıs Anlaşması'nı imzalamak üzere Londra'ya götüren 'Visconi' tipi THY uçağına, kötü hava koşulları nedeniyle iniş izni verilmemiş, Pilot Münir Kaptan da rotasını 1.5 saat uzaklıktaki Gattwick Havaalanı'na çevirmişti. Ancak uçak, görüş mesafesinin sıfıra inmesi sonucu inişe geçtiği sırada Surrey Ormanı'na düşmüş ve parçalanmıştı. Kazada pilotlar ve hostesler dahil, Menderes'in iki bakanı, özel kalem müdürü, dışişleri memurları ve iki gazeteci, toplam 15 kişi yaşamını yitirmişti. İkiye bölünen uçakta ön kısımda olanların hemen hemen tümü ölürken; uçağın arkasında, kuyruk kısmında oturan Menderes ve Sakarya Milletvekili Rıfat Kadızade enkazdan sapasağlam çıkmıştı.
YARIN
* İki yıl önce Tepe Havayolları'na ait özel bir uçak Uludağ'a çakıldı.
* Uçak düşmeden önce 'Kader mi tesadüf mü' dedirten olaylar nasıl gelişti?
* Kazadan sağ kurtulanlar anlattı...
Bülent GÜNAL
|