kapat

21.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
Ýstanbul
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
banner
Herkes onun, o yeniliðin peþinde
NTV'den ayrýldýktan sonra ilk kez ÝÞTE ÝNSAN'a konuþan Nuri Çolakoðlu, çalýþanlarýn hissedar olduðu, yeni ve baðýmsýz bir kanal kurmak ile kurulu kanallara geçmek arasýnda karar arefesinde olduðunu söyledi. Çolakoðlu, "Belki iki projeyi birden yaparým" dedi

Gazeteciliðe ilk adýmýný 12 yaþýndayken Robert Kolej'de atmýþ Nuri Çolakoðlu... Yani kendini bildi bileli gazeteci olduðu söylenebilir... Anka, TRT, BBC, Milliyet deneyimlerinin ardýndan sýrasýyla Show TV, Cine-5, Olay TV ve son olarak NTV'yi yoktan var etti. Þimdi yeni kanal kurmak isteyen ilk olarak onun kapýsýný çalýyor. NTV'nin Genel Yayýn Koordinatörlüðü görevinden ayrýldýðý günden bu yana herkes onun atacaðý adýmý bekliyor. Çolakoðlu ise baþka yenilikler peþinde. Farklý bir model deneyip, çalýþanlarýn hissedar olacaðý bir medya kuruluþunun tohumlarýný atmayý hedefliyor. Bir yandan da deneyimini kurulu bir kanalýn danýþmanlýðýný yaparak konuþturmayý düþünüyor. Çolakoðlu, geleceðe iliþkin planlarýný, medyayý, gençlerin eksiklerini ve kendi deneyimlerini anlattý.

* Artýk yeni kanal kurmak isteyen size geliyor. Sýradaki proje nedir?

Öyle bir þöhretim oldu. Show TV'yi kurduk, o arada bir Cine-5'i çýkarttýk. Olay TV'yi toparladýk, NTV'yi kurduk, ona yeni bir format verdik. Þimdi yine birkaç tane proje var masada, hangisini yapalým diye zemin yoklamakla meþgulüz. Hâlâ Türkiye'de yapýlacak çok sayýda kaliteli þey olduðuna inanýyorum. Bunu yapabilecek insan gücünün ve para koymak isteyen insanlar olduðuna da inanýyorum.

* Önünüzdeki alternatifler içinde netleþen bir proje var mý?

Netleþen olmadý. Ama neredeyse tüm kuruluþlar lžtfedip iþ teklifinde bulundu. Önemli basýn kuruluþlarýndan da yazýlý basýna dönme önerileri aldým. Þimdi aslýnda önümde ikili bir seçenek var. Bunlardan birisi kurulu iþletmelerden birine katýlýp bugüne kadar edindiðim bilgi, görgü ve kültürle ona bir þeyler katmak. Ýkincisi ise tekrar sýfýrdan baþlamak. Ama bu kez deðiþik bir modelle; hiçbir büyük gruba ekonomik veya medya kuruluþuyla doðrudan irtibatý ya da kontrolünde olmayan, çalýþanlarýn hisse sahibi olduðu bir deðiþik modeli denemek.

* Þu anda hangisine daha yakýnsýnýz?

Açýkçasý kendimi biraz sýnýyorum, hangisini daha çok yapmak istiyorum diye. Biri çok daha kolay ve yorulmadan yapabileceðim bir iþ. Ýkincisi yine günde 20 saatlik iþ, uykusuz geceler, deli gibi koþuþturmayla geçecek iki yýl. Belki ikisini birden yaparým. Bir yandan bir büyük kuruluþa danýþmanlýk yaparak diðer yandan kendi iþletmemi kurabilirim. Çünkü benimle çalýþmak isteyen gerçekten çok deðerli birçok insan var. O insanlarý seferber ettiðim taktirde Türkiye'de büyük bir pozitif enerji yaratýlabileceðini düþünüyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor. Hep taze, enerji dolu, yeni bir þeyler yapmak isteyen gençlerle çalýþmayý istiyorum. Çünkü NTV'yi genç arkadaþlarýmla yarattýk. Onlarýn enerjileri, benim deneyimim bir araya gelince baþarýlý olduk.

* NTV baþlý baþýna bir modeldi. Bunu oluþtururken beraber çalýþacaðýnýz kiþilerde hangi özellikleri aradýnýz?

O günlerde hayat daha da zordu. Çünkü yapmak istediðim þeyin çýlgýnlýk olduðuna inanýyordu herkes. Birçok deðerli arkadaþým bu yüzden benimle çalýþmakta tereddüt etti. Ben o günün þartlarýnda bulabildiðim insanlarýn en iyilerinden bir ekip yarattým. Benim hep inandýðým bir þey var: Kendisiyle meselesi olmayan, kendisini ispat etmek için yerden yere atmayan, doðru dürüst çalýþýldýðý taktirde kendisinin kazanacaðýna, taktir edileceðine ve hakettiði yere gelebileceðine inanan insanlarla çalýþýnca baþarý geliyor.

* Bu yolda nasýl sorunlarla karþýlaþtýnýz?

Türkiye'de bütün iyi müesseseleri yýkan, insanlarýn birbirleriyle itiþmesi oldu. Ne yazýk ki medyanýn içinde de bu hastalýk var. Kulisler, çekememezlikler, birbiriyle itiþmeler... Halbuki insanlar sýrt sýrta verseler, gelmek istedikleri yere çok daha kolay ve çok daha çabuk gelebilecekler. O nedenle çalýþtýðým yerlerde insanlar arasýndaki kavga dövüþü yokedip, uyumlu bir yaþama ve çalýþma ortamý yaratmaya çalýþtým. Yani NTV'nin en önemli baþarýsý oydu. Bütün kuruluþlarýn geleceðiyle ilgili en önemli tehlike de o. Ýnsanlar bir süre sonra birbirlerine düþüp birbirlerinin altýný oymaya baþladýðýnda, enerjisini dýþa deðil, içerde birbirine karþý kullanmaya baþladýðý zaman yolun sonuna geliniyor ve film bitiyor. Ýþin acýklý tarafý bu.

* Yönetici olarak tarzýnýz nedir?

Tarzýmý "Demokratik Diktatörlük" olarak niteliyorum. Bir yere kadar yani herkesin katýlýmýyla, her þeyi tartýþmak lazým. Ama tartýþmayý bir yerde kesip uygulamaya geçecek noktada son sözü söyleyip "Arkadaþlar þunu yapýyoruz" diyecek bir insan lazým, bir komutan lazým.

* Alt kadrolardayken idealiniz olan yönetim tarzý baþa geçince deðiþti mi?

Bunlarýn hepsi hayatýn içinden þeyler. Hiçbiri oturulup düþünülerek yapýlan þeyler deðil. Hayat eðirilirken sizi de eðiriyor. Sizi de bir kalýba döküyor. O kalýp ya baþarýlý oluyor ya da baþarýsýz oluyor, o zaman da milyonlarýn arasýna karýþýyorsunuz.

En kötü örnek Bill Gates
* Sizin karþýnýza bu sektöre girmek isteyen çok sayýda genç insan geliyor. Onlarda gördüðünüz en büyük eksiklik nedir?

Bugünkü gençliðin önündeki en büyük engel Bill Gates örneði. Birçok parlak genç insan, çok kýsa zamanda bir cinlik yapýp, paralarý kapýp, 30-35 yaþýnda sýrtüstü yatmayý hedefleyerek çalýþýyor. Böyle çalýþtýðýn zaman hýrsýn aklýn önüne geçiyor. Hýrs aklýn önüne geçtiði zaman da insan rasyoneli düþünemez hale geliyor. Bütün arkadaþlarýma söylediðim þey þu: Siz iyi, düzenli, akýllý çalýþtýðýnýz taktirde para da servet de sizi buluyor. Onda hiç problem yok. Ama para ve servet için çalýþmaya baþladýðýn andan itibaren, o tutku insanýn enerjisini de kemiriyor, beynini de kemiriyor. Bu kez esas iþine konsantre olamýyor. Bu yüzden birçok parlak insan yolun yarýsýnda telef oldu, gitti. Son 20 yýl içinde çalýþtýðým insanlar arasýnda 40-50 tane çok pýrýltýlý isim verebilirim sýrf bu sebepten dolayý harcanmýþ olan.

* Bilgi donanýmý açýsýndan ne durumda bugünün gençleri?

Ýkinci büyük hatalarý bu zaten. Günümüzün çok görsel-iþitsel dünyasýnda, okumaya fazlaca yer ayýrmýyor insanlar. Televizyon seyrediyor, CD dinliyor, DVD seyrediyor ve aðýzdan dolma tüfek haline geliyor. Oysa ki; gazeteci insanýn çok ciddi bir tarih, coðrafya formasyonu olmasý lazým. "Cebelitarýk Adasý" diye yazan insana yapýlabilecek hiçbir þey yok. Gençlerin bir yabancý dili biliyor, konuþuyor olmasý lazým. Bir de teknolojiye çok yatkýn olmalarý gerekiyor.

Haberciliðin çehresi deðiþecek
* Ýnternetle birlikte habercilik nasýl yön deðiþtirecek?

Haber kaynaklarýnýn ve iletim sistemlerinin çoðalmasý, bazý sorular yaratacak. Mesela ilan ya da reklam nereye gidecek? Eskiden ABD'de üç kanal reklam pazarýnýn yüzde 85'ini kontrol ediyordu. Bugün bu rakam yüzde 45'in altýnda. Türkiye'de þimdi dört büyük kanal, Türkiye'nin yüzde 45'ini kontrol edebilir hale geldi. Eskiden, bu oran yüzde 95'ti. Artýk, üç-dört þeyi birbirine baðlamak gerektiðini düþünüyorum. Geleceðin muhabiri, üç-dört yýl sonra, olay yerinden görüntülü TV haberini verdikten sonra ayný þeyi mikrofondan radyoya verecek, ayný haberi laptop'unda yazýp internet gazetesine geçecek, akþam da basýlý gazete için derleyecek. Onu yapamayanlarýn yerine yapabilenler gelecek.

* O zaman geriden gelenler nasýl iþ bulacak?

Uzman, sektörel yayýnlar çýkacak. Ýletiþim fakültelerinin sayýsý azalacak, belki üniversite mezunlarýna yedek subaylýk ayrýcalýðý kaldýrýldýðý zaman üniversitelerin yükü hafifleyecek. Ýnsanlar 18-19 yaþýnda liseyi bitirdikten sonra iki senelik ciddi bir sertifika programýna baþlayacak, ya bilgisayar operatörü olacak, ya maðaza yöneticisi olacak. Tiþört satan bir maðazanýn yöneticisi olmak için dört yýllýk bir üniversite eðitimine gerek yok. Belki o zinciri yöneteceksen ayrýntýlý bir baþka sertifika programýyla donanýmýný artýrýrsýn. Türkiye'nin her gence üniversitede dört sene zaman kaybettirecek lüksü yok.

Medyanýn iþe alým þekli deðiþmeli
* Türkiye'de yönetsel açýdan medyanýn durumunu nasýl görüyorsunuz?

Türkiye'de özel televizyonculuðun 10 senelik bir geçmiþi var. Ama bu sürede medya dünyasýnda sürekli yükselen bir çizgi izleyen adam sayýsý 10'u geçmiyor. Bu çok ciddi bir sýkýntý. Biliyorum ki, hâlâ birkaç tane televizyon, kanalýnýn baþýna geçirmek için yönetici arýyor. Onuncu yýlýnda televizyon dünyasýnda böyle nitelikte en az 40-50 kiþinin olmasý lazým. Ama bulunamýyor.

* Eksiðin nedeni iþin karmaþýklýðý mý?

Televizyon yayýncýlýðý çok komplike bir þey. Ýçeriði bilmen lazým. Yayýncýlýðý, haberciliði, programcýlýðý bilmen lazým. Para-pul idaresini bilmen lazým. Üçüncüsü, doðrudan bir yöneticilik bilgisi lazým. Teknolojiyi acayip iyi bilmek lazým, çünkü zýplayarak gidiyor teknoloji. Teknolojide yapacaðýnýz yeni bir yatýrým sizi berbat da edebilir, çok büyük yarar da getirebilir. Hepsinin ötesinde bir de satýcýlýðý bilmek lazým. Çünkü Türkiye'deki toplam reklamýn yüzde 70-80'ini veren 84 tane firma var. Bu 84 firmayla çok iyi iletiþim kurup, kendini anlatýp, istediklerini anlayýp, hedef kitlelerini ekrana çekecek programlarý dizayn etmeniz lazým. Programýn o hedef kitleye ulaþtýðýna da firmayý ikna etmeniz lazým.

* Yönetici bulma sorunu biraz da iþe alýmda seçici olamamaktan kaynaklanmýyor mu?

Ben NTV'yi yönettiðim dönemde günümün 1-1.5 saatini her biri 10-15 dakikalýk mülakatlarla geçirirdim. Tanýdýðým, tanýdýðýmýn tanýdýðý, ya da baþkalarýnýn tanýdýðý televizyoncu olmak, medyada iþ yapmak isteyenlerle görüþürdüm. Bunlarýn bir kýsmý girdi, baþarýlý da oldu, bir kýsmý diðer kanallarda da iþ buldu. Ama medyada iþ pazarýnýn da regüle edilmesi, düzene girmesi lazým. Yenilik arayýþlarýna gitmek, doðru yöntemlerle eleman bulmak lazým.

Türkiye'de muhabirlik ölüyor
* Bir habercinin yaþayabileceði en büyük ikilemlerden biri, yönetici olduðu zaman haberden kopmak. Siz bunu nasýl aþtýnýz?

Eskiden çok sayýda muhabir, az sayýda yönetici vardý. Ýþi hep muhabirler toparlardý. Sonra, Turgut Özal'ýn getirdiði, gazetelerin tepe yönetimleriyle irtibat kurma politikasý sonucunda bakanlar da Ankara temsilcileri ya da servis þefleriyle konuþmaya baþlayýnca, muhabirler basýn toplantýlarýný izleyip, Anadolu Ajansý'nýn 15 dakika önce ya da sonra geçeceði haberle ilgili not alan insanlar haline geldi. Bence en tehlikeli olay bu. Türkiye'de muhabirlik ölüyor. Eðer gazetede köþen, sýfatýn yoksa, yöneticiler seninle konuþmuyor. O zaman da haber çýkmýyor. Artýk ajans haberleri, basýn bültenleri ya da çýkýntý laf söyleyen politikacýlarýn dýþýnda hiç haber yok. Böyle olunca da habercilerin haberlerine yer kalmýyor. O zaman, muhabirlere haber çýkartabilmeleri için genç yaþta sýfat ve unvanlar veriliyor. Sonra o gençler 25-26 yaþýnda unvan veya sýfat için çalýþmaya baþlýyor, telef oluyor. Aþmak için sokaða çýkýp reel haberi geri getirmek þart.

AÇIL SEZEN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr