kapat

03.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Motivasyon
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Kalpten futbol

Milli Takımımız canlıydı. Fevkalade kalpten oynadı. Kazanmak için arzuluydu. Futbolcularımız, ikili mücadelelerde ölümüne girdi. Oyunun büyük bölümü rakip sahada oynandı. Ama adam eksiltemezseniz, topu iyi kullanamazsanız pozisyon da bulamazsınız.

Milliler telaşla, sürati birbirine karıştırdı. Bu da bir an önce gol atmak istemelerinden kaynaklandı. Yoksa müthiş bir enerjiyle oynadılar. Rakip hem boş alan bırakmadı, hem de topa sağlam girdi. Buna rağmen oyunun hakimiydik. Fakat futbolcularımız şahsi becerilerini ilk yarıda pek kullanamadılar. Bu arada çok da şansa bir gol attık. Ehh, biraz da şans bizim yanımızda olsun. Böyle maçlarda ilk gol çok önemlidir. İkinci yarıda da oyun aynı tempoda gitti. Yenik durumdaki Moldova, biraz açıldı ve üstümüze gelmeye çalıştı.

Şenol Güneş, neden Okan'ı çıkarıp Tayfur'u aldı, anlamadım. Futbolcular, böyle çabuk yoruluyorsa, Milli Takım'da ne işleri var? Üstelik bunlar G.Saray'ın başarısında büyük pay sahibi insanlar. Milli Takım bir baskı kurduysa, orta alandaki presle, mücadeleyle bunu kurdu. Hususi bir maç değil ki bu... Sonuçta iyi bir başlangıç yaptık. Bu galibiyetle moral kazandık.

Hakan sahada yoktu
Hakan Şükür'den büyük işler bekliyoruz. Ancak Hakan hiçbir işte yoktu. Cenk, Hakan'dan daha olumlu oynadı.

Kapalı savunmayı açmak için kenarlardan akın yapmak lazım. K.Hakan'ın bütün özelliği soldan gelip hem orta yapıp, hem de gol atabilen bir oyuncu olmasıydı. Ümit de öyle. Ama doğru dürüst yapamadılar bu görevlerini. Savunmamıza bir şey diyemem, çünkü rakip 2-0'a kadar rahatsız etmedi. Aynı dakikaya kadar Rüştü'ye de tehlikeli bir top gelmedi.

İşin ilginci, kapalı savunmayı, topu şişirerek geçmeye çalışmamızdı. Oysa şişirerek değil, topu kullanarak geçmemiz gerekirdi.

Böylesine maça muhteşem bir seyircinin gelmesi de akıl almaz bir güzellik. Bu kadar seyircinin her maça gelmesini istiyorum da, beklemiyordum doğrusu. Milli Takım seyircisiz oynamaz. Futbolcunun seyirciyi orada görmesi kafi. İçi bir hoş olur, itici, muhteşem bir güçtür. İnsan coşar bu seyircinin önünde.

Emre'nin golü olağanüstü. Bu çok kaliteli, klas bir futbolcunun atacağı bir goldü. İlk yarıda da böyle bir pozisyona girdi, aceleden vurdu, top rakibin ayağına çarptı. Bu gol maçın en güzel hareketiydi. Topa vuruşu, o pozisyona girişi, adamları ekarte edişi de süperdi.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır