kapat

06.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Genç pazar ilgi bekliyor
Türkiye'de çoğu sektör gençlerin toplumsal gelişimini izlemiyor.Oysa artık gençlerin tarzına ayak uyduranlar ayakta kalabiliyor.

FARUK TÜRKOĞLU

Sanayide, reklam dünyasında, sosyal ve siyasi hayatta ön yargılar kolay kolay değişmez. Koşullar ve ortam değiştikten en az 120 yıl sonra yargılar ve görüşler de değişmeye başlar. Bu arada, değişimi erken farkedenler, rakiplerine göre bir adım öne geçer. Ön yargı ve eski deyimi ile "peşin hüküm" sahipleri ise hep kaybeder. Toplumdaki en yaygın peşin hükümlerin bir bölümü gençlerle ilgilidir. Sanayi şirketi, reklam ve medya kuruluşu, parti, dernek ve sendika yöneticilerinin büyük bölümü, gençlerin toplumdaki rol değişimini pek yakından izlemez. Bunun için, genç kitle ve gençlerin oluşturduğu tüketim pazarı ihmal edilir. Gençlere yönelik tanıtım faaliyetleri çok azdır. Gençlik dergileri, reklam almıyor diye kapatılır. Gençler toplumsal hayatın her alanında itilir, kakılır. Politikada ve sivil toplum örgütlerinde, gençlerin görevinin çanta taşımak olduğu düşünülür.

Oysa genç nüfus kitlesinin tüketim alışkanlıkları hızlı bir değişim içinde:

- Gençlerin tüketim eğilimi eskisine ve önceki kuşağa göre çok daha güçlü.

- Yeni ürünler, ancak tadına baktıktan ve onların onayı alındıktan sonra, yetişkinlerin ilgi alanına girebiliyor. Ailelerde tüketim kararları artık yalnız ana babanın tekelinde değil.

- Bilgisayar okur-yazarlığı oranı, gençlerde çok daha yüksek oranda. Bilgi işlem, telekomünikasyon gibi geleceğin gözde sektörlerinin en iyi müşterileri, gençler.

- Okuyan gençler, fakültenin baraj derslerini geçtikten sonra, ailesinin maddi durumu iyi de olsa iş hayatına atılıyor ve elle tutulur miktarda para kazanabiliyor. Gençler yuvalarından daha erken yaşlarda uçuyor ve kendine ayrı bir ev açmak istiyor.

- Dört kişilik standart bir ailede, ana-babanın toplam giyim harcaması 15 yaşını geçmiş iki çocuğun aynı türdeki harcamalarının yarısında da az çalışsa da çalışmasa da, gençler ailelerin giyim, kültür, gezi ve kişisel bakım harcamalarının üçte ikisini yapıyor.

- Gençlerin kırsal kesimde ve kentteki harcama kalıpları arasındaki farklılık giderek azalma eğiliminde.

- Cumhuriyetin ilk kuşakları, hep çocukları için yaşardı. Günümüzün genç kuşağı ise daha çok "bugünü yaşamaktan" yana...

17 Ağustos depremi sonrasında gördüğümüz gibi gençlerin sosyal dayanışma refleksleri daha hızlı. Beyinleri, bizim gibi peşin hükümlerle kirlenmediği için daha berrak düşünebiliyorlar. Politika onların katılımına izin verilmediği ve özendirilmediği için kireçlenme hastalığından muzdarip.

Türkiye'de zaten 27 olan ortalama yaş da, gençlerin geleceğin hedef kitlesi olduğunu gösteriyor. Gençlere yönelik ürünleri ve piyasaya süren ve reklamlarında bu kitleyi hedefleyen cep telefonu ve bilgisayar gibi sektörlerde durgunluk yaşanmıyor. Renault, belirli imkânlara sahip genç nüfusun zevkine hitap ettiği için satışlarını artırıyor. Tofaş ise gençleri geç keşfettiği için bir süredir pazar lideri değil. Gençleri şu veya bu şekilde örgütleyen partiler oy oranlarını yükseltirken, diğerleri yitiriyor.

Önümüzdeki 10 yılda pazar payını yükseltmek isteyen firmaların bu gerçekleri dikkate alarak 20 milyonluk genç kitleye yönelmeleri gerekiyor. Bu yönelimin ana unsurları olarak şu noktaları sayabiliriz.

- Kentsel değerler, genç kitlede her geçen yıl biraz daha ağır basacak. Kabadayılık ve maço davranış tarzlarını vurgulayan ürünler, reklamlar, yayınlar ve politik eğilimler alan kaybedecek.

- Kadınların, tüketimde ekonomik ve sosyal hayatın diğer alanlarındaki ağırlığı artacak.

- Eğitim düzeyi, ortayaşlılara göre iki kat daha yüksek olan genç kesim, hoşgörünün ve demokrasinin yaygınlaşmasına katkıda bulunacak.

- Hayat felsefesi, bugüne ve geleceğe yönelik olan bu kitlenin maddi imkânlarının artmasıyla Türkiye bir tüketim patlaması yaşayacak. Bu patlamadan, gençleri gözlemleyen onların özlem ve istemlerine göre mal ve hizmet üretimi yapan firmalar yararlanacak.

Genç Türkiye, daha eğitimli ve kentli
Genç pazarın durumunu daha da açıklığa kavuşturmak için istatistiklere bakalım ve 15-30 yaş grubu ile 40-55 yaş grubunun niteliklerini karşılaştıralım:

- Türkiye'de 15-30 yaş grubunda 19 milyon 720 bin kişi var. 4-55 yaş arasındakilerin toplamı ise 9 milyon 800 dolayında.

- Yapılan hesaplara göre okur yazarlık oranı, 15-30 yaş grubunda yüzde 95. Bu oran 40-55 grubunda yüzde 70 dolayında.

- Ortalama öğrenim süresi 15-30 grubunda 8 yıl. Bu süre 40-55 yaş grubunda 4 yılın altında.

- Kentlerdeki 4-55 grubunda 25 yıldır kentte yaşayanların oranı yüzde 30 dolayında. Genç kitlede ise doğuşundan itibaren kentte yaşayanların oranı yüzde 60'ın üstünde.

- Yalnız genç kızlar dikkate alındığında gençler ve orta yaşlılar arasındaki eğitim farklılığı daha da büyüyor.

- Genç kitle televizyonlu bir dünyada eğitildi ve çok kanallı bir ortamda yetişti. 40-55 yaş arasındakilerin çocukluğunda ise yalnız tek bir radyo istasyonu vardı.

Görüldüğü gibi genç kitle sayı olarak orta yaş civarındakilerden iki katı bir nüfusa sahip. Bu kesim daha eğitimli ve kentli. Ancak bu gerçeklere rağmen, iş, reklamcılık ve yayıncılık dünyası, partiler ve sivil toplum örgütleri gençleri ihmal ediyor.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır