kapat

03.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


"Petek balım.. Bahar dalım.. Gel artık!.."

Ne güzel bir sesleniştir bu sevgiliye.. "Petek balım.. Bahar dalım.." Bu kadar lirik, bu kadar romantik seslenişleri özlediğimi fark ettim Meriç'i dinlerken..

Meriç kim?..

Ertuğrul Ateş.. Benim New York'ta yaşayan ressam dostum.. Elinden tutmuş getirdi.. "Eti senin kemiği benim" diye..

Meriç şirin bir delikanlı.. İngiltere'de yaşıyor.. Müzik hobisi.. Pahalı bir hobi.. CD'yi de kendi yapmış, klibi de..

Konuştuk, monuştuk, gittiler..

Arkalarından koydum CD'yi müzik setine.. Başladım dinlemeye.. 6'ncı şarkıda plak takıldı, daha öte gitmiyor.. Durmadan onu dinliyorum..

"Petek balım.. Bahar dalım.." deyişleri onda işte..

Nasıl bir özlemle çağırış, yakarış bu..

"Elini tutamam yüzünü öpemem

Bu kadar aydır can mı dayanır

Geliver artık bu nasıl hasret

Canım gülüm kalmadı sabrım

Durumumu sorma bana uzak olma

Yüreğimi yorma gel hadi canım

Yine sende aklım niye ayrı kaldım

Gel petek balım gel bahar dalım

Tutuşur a canım kanım"

Şimdi siz sevgili olun da bu çağrıya koşmayın bakalım..

Meriç, pop müziğimizde yepyeni bir star adayı.. Harika bir sesi ve yorumu var..

Dahası "pop müziğimiz" deyişim lafın gelişi değil.. Bütün melodilerinde Anadolu'nun esintilerini hissediyorsunuz.. Anadolu'nun sazlarını da duyuyorsunuz..

Sözlerini yazdığım "Geliver artık"'da mesela, klarnet var, ud var..

Çalışmaları çok sağlam bir müzik adamı, İskender Paydaş yönetmiş. Düzenlemeler de onun..

Müthiş de vokalistler var şarkılarda.. Özkan Uğur, Cihan Okan, Sevingül Bahadır, Tuğba Önal..

Çok ama çok pahalı bir yapım.. Hiçbir masraftan kaçınılmamış.. Çok ama çok da özenilmiş..

Ne demek istediğimi, bugün sokağa çıkıp, bir CD, ya da kaset alınca anlayacaksınız..

Bir yıldız doğuyor gibi geliyor bana..

Ecevit-Clinton fotoğrafının sırrı
Bu ara herkes bir tek konuyu merak ediyor, şu meşhur fotoğraf çekilirken Ecevit ile Clinton ne konuşuyordu? Buyrun.

- Eee.. Pardon, rahatsız ediyorum.. Ben Başkan Clinton'un odasını aramıştım..

- Oh my God.. Mr. Ecevit, burası Oval Ofis, ben de Bill.. Tanımadınız mı?

- Ooo.. Sayın Başkan.. Sizi burada bulacağım hiç aklıma gelmezdi.. Aksaray'da ne işiniz var?

- What? Ne Aksaray'ı Dear Bülent, burası Beyazsaray.. Amerika'dayız dostum..

- Ah pardon.. Haklısınız.. Öncelikle ülkenizdeki iç savaşın bitmesine çok sevindim.. Hepinize geçmiş olsun.. Kuzey, Güney kardeştir, ayrım yapan kalleştir. Biz Türk hükümeti olarak yardıma hazırız..

- Ahaaaha.. You funny boy.. Çok alemsiniz.. Siz beni güldürdünüz ya, Dünya Bankası ile IMF de sizi güldürsün.

- Bu arada şu hediyemi de vereyim. Duyduk ki bebeğiniz olmuş.. Size zıbın getirdik. Kusura bakmayın çam sakızı şair armağanı..

- Ne bebeği Eco? Kızımız Chelsea büyüdü de evleniyor neredeyse..

- Chelsea maçında golümüzü vermediğiniz için sizi kınıyorum sayın hakem. Gereken yapılacaktır. Hatta bu konuyu Clinton'a bile açacağım..

- Hey meen!.. Neler diyorsun sen ha? Sakin ol ha? Ben Bill.. Bill Clinton!

- Ooo.. Sayın Clinton, ben de şimdi sizden söz ediyordum.. İyi insan lafının üzerine gelirmiş..

- Bülent anlaşılan yolculuk seni yormuş.. Şöyle Monica'nın yerine uzan istersen.. Hillary'ye söyleyeyim sana nane limon kaynatsın ha?

- Hillary de kim?

- Benim hanım..

- Nee? Siz evlendiniz mi? Çok ayıp, insan çağırmaz mı yahu?

- Ahaahahaa. Boris Yeltsin'den beri bu kadar gülmemiştim.. Depremin şokunu üzerinizden hala atamamışsınız.

- Ne depremi? Bana kimse bir şey söylemedi?

- Ohayoooo yani sayın Eco.. Size tatil lazım. Kıbrıs'a falan bir gitseniz.

- Ben de tam o konuya geliyordum sayın Demirel, Ayşe'yi tatile gönderiyorum ben..

- Ayşe? Ayşe Özgün? Evet tanıyorum.. Buraya da geldi.. Yanında bir yığın kirli çamaşır vardı.. Sizin orada sular akmıyor galiba?

- Bakın Ayşe Hanım, bana soruyorlar "Yaşar Nuri Hocam, aya gidersek kıble ne taraf?" diye

- Help help!.. Hillary, kurtarın beni!..

- Sizi kimse kurtaramaz Sayın Çiller.. Yüce Divan'a gideceksiniz.. Bunu Clinton'a da söyleyeceğim..

- Ooo come on Eco.. Ben Clinton!

- Aaa.. Bill.. Ben de şimdi senden bahsediyordum.. Hangi Floyd kasırgası attı seni buraya?

- Kendinize gelin sayın Ecevit.. Lütfen.. Tamam istediğiniz para yardımını yapacağız.

- Ben buraya para için gelmedim... Bir zamanlar fakir ama kara bir oğlan vardı.. O benim işte ..

- Lütfen döner koltuğumda dönüp durmayın sayın Ecevit, başınız dönecek.. Gelin şöyle. Hah.. Durun şöyle karşımda.. Huuuh! Yordunuz beni.. (Koltuğa yaslanır...) Bir nefes alayım..

- Ne alırsınız? İskender var Adana var.. Şiş köfte.. Kuru var, pilav var..

- Sayın Ecevit, öyle karşımda garson gibi dikilince karıştırdınız yine.. Rica ederim rahat olun.. Hadi gelin şiirden söz edelim..

- (Ecevit başıyla selam verir ve şiir okumaya başlar..) Mini mini bir akgüvercin donmuştu.. Pencereme konmuştu.. Aldık onu Rahşan'la içeriye..

- Hayır Bülent hayır.. Ben öğretmenin de değilim.. Nerden diktim sizi karşıma.. İnşallah bir fotoğrafımızı falan çeken olmamıştır.. Bakın Bülent bey bütün isteklerinizi kabul ediyorum.. Tamam mı? Buyrun şimdi yemek salonuna geçelim..

- Madem ısrar ediyorsunuz yardımınızı kabul ediyoruz Sayın Yeltsin.. Bu arada Sayın Stalin de ölmüş, başınız sağolsun.. Şimdi durumu nasıl?

Hakan & Utku

Pazar neşesi
Pazar Neşemiz Kazım Okçuoğlu'ndan..

Washington'da yaşayan genç eşcinsel delikanlı annesini aradı..

"Sana bir müjdem var anne" dedi. "Güzel bir kızla evleniyorum. Bu haber herhalde seni çok mutlu edecek."

"Tabii" diye sevinçe haykırdı annesi.. Oğlunun eşcinsel yaşamı onu o kadar üzüyordu ki..

"Çok mutlu oldum gerçekten oğlum" diye devam etti.. "Hadi beni biraz daha mutlu et, kızın bizim dinimizden olduğunu da söyle!.."

"Ne zannettin" dedi delikanlı.. "Yahudi tabii.. Hem de çok varlıklı bir aileden.."

"Seninle gurur duyuyorum oğlum" dedi, anne.. "Gelinimin adı ne?.."

"Monica Lewinsky!.."

Telefonda uzun bir sessizlik oldu. Sonra annenin sesi duyuldu:

"Harold!.. Çıktığın o şirin katolik oğlana ne oldu?.."

TEBESSÜM
Seks niye briç oyununa benzer?.. İkisinde de iyi bir eliniz varsa, partnere ihtiyacınız yoktur.

BİZİM DUVAR
Rasathane ne işe yarar?

- Vasat hane'lerin ortaya çıkmasına...

Openers!..
"Haydaaa.. Bu da nerden çıktı" dediğinizi duyar gibiyim..

Efendim, Türkçesini henüz bulmadılar..

Amerikalılar "Openers" diyorlar.. "Açacak.."

Ama gazoz açacağı değil.. Openers laf açıyor..

Hani, hele özellikle yeni tanıştığınız karşı cinsten bir arkadaşla otururken, zaman zaman derin sessizlikler olur, kimse lafa nasıl gireceğini bilmediği için..

Açacak orda imdada yetişiyor işte..

Laf bir kere açıldı mı korkmayın.. Çünkü dünyanın her yerinde laf lafı açar..

(Laf da kapıyı açar sonunda..)

Grup halinde toplandığınızda soruları herkese sorarsanız, sonuç daha da ilginç olur.

Pazarları en çok ihtiyaç duyarsınız diye sizlere bundan böyle Açacaklar sunacağım.. Kaynağa ulaşmamı sağlayan Zühtü Sezer'e teşekkürler ederek..

Hepsi "Eğer" başlığı altında toplanabilir!..

* * *

Eğer..
.. size bugün dünyada yaşayan herhangi biri ile tüm bir gece teklif etseler, kimi seçerdiniz?.

.. şu an Uzay Yolundaki gibi ışınlanmanız mümkün olsa, nereye giderdiniz?.

.. tarihin herhangi bir savaşının içinde (Tabii savaşıp ölmeden) yaşayabilseydiniz, bu hangi savaş olurdu?.

.. bir böcek türünü dünyadan silme fırsatı bulsaydınız, hangi böceği seçerdiniz?.

.. sevgilinizde bir fiziksel özelliği değiştirmeniz mümkün olsa, neresini değiştirirdiniz?..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır