kapat

18.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
inter merkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Antikada işlevsel değişiklikler
Antika eşyalar ortama farklı bir hava kazandırır. Ancak fonksiyonelliğini yitirmiş antikalardan sıkıldıysanız, bir-iki ufak değişiklikle, onları başka bir eşyaya dönüştürmeniz ya da işlevlerini yenilemeniz mümkün.

Neslihan DEMİR

Kimileri antika eşyanın tanıklık ettiği anılara saygı duyar, kimileriyse görünüşünün şık ve asil durduğunu düşünür. Evimizdeki eşyalardan sıkıldığımızda onları değiştirip, yerine yenilerini koymak bize coşku verir. Fakat antika mobilyamızı asla buna dahil edemeyiz. Çünkü onlardan vazgeçmek mümkün olmaz. Böyle durumlarda denenecek bir-iki ufak değişiklik, mekânın görüntüsünde de yenilikler yaratır.

Hakan Helvacıoğlu, bu konuda hayli ilginç çalışmalar yapan bir iç mimar.

Antika eşyaların özelliklerini bozmadan, fonksiyonlarını değiştiriyor. Onun elinin değdiği eşyalar, süprizlerle dolu. Helvacıoğlu, yaptığı fonksiyonel değişiklikleri özgün parçaların dışındaki uygulamalarda, kondüsyonu düşmüş parçalarda yapıyor.

İngiliz, Fransız giysi dolaplarını, kütüphaneleri teknik değişikliklerle televizyon dolaplarına, vitrinlere, gümüşlüklere çeviriyor. Bunu yaparken, "eski yüzlülüklerini" yitirmemelerine özen gösteriyor. "Çünkü o bir stildir, yaşanmışlığı önemlidir. Yeni bir görüntü vermem. Fakat evin içinde daha rahat yer almaları için bu tarz ufak değişikliklerin faydası var," diyor.

Büfeden banyoya...
Hakan Helvacıoğlu'nun ellerinde, eski kontür büfelerin banyo dolabı olması da mümkün. Bunun için eski bir büfenin üzerinde küçük tadilatlar yapılıyor. Üzerine bir tezgah konuluyor ve lavabo yerleştiriliyor.

İngiliz ayna kapaklı, kondüsyonunu kaybetmiş bir giysi dolabı da Helvacıoğlu'nun fikirleriyle şık bir büfeye dönüşmüş. Öncelikle dolabın iç kısmını kapitone kumaşla kaplatmış. İçine cam raflar koydurmuş. Tavanına yerleştirilen sarı spot ışıklar, objenin daha güzel aydınlanmasını sağlıyor.

Giysi dolaplarında yapılan değişikliklerle elde edilen televizyon dolapları da hayli ilginç. Isı ayarı, havalandırma deliği ve kablo delikleri gibi ayrıntılar halledildikten sonra, dolabın kapaklarıyla oynanmış. 90 derece kadar açılıp, kendi genişliği kadar dolabın içine girecek bir tasarım yapılmış.

Siz de yapabilirsiniz
Evin içi ne kadar şık olursa olsun, genellikle holde sıkıcı bir hava hâkimdir. Helvacıoğlu bunun için de şunu öneriyor: "Eski bir portmantoyu, renkli ve eskiyse, mekânın rengine boyayın. Açık olan askılık bölümünü kapitone panoyla kaplayın. Kapitonenin üzerine de, varaklı bir ayna koyun. Alt kısmına oturmak için minderler yerleştirin. Fortmantonun hemen üzerine kumaşla kaplanmış kornişler koyup, mekâna tiyatral bir hava katın. Yine antrenin duvarlarına asacağınız resimler de renkli bir galeri havası uyandırıp, hoş bir görüntü kazandırır."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır