Harcamalarımızın % 35.6'sını gıda ürünleri oluşturuyor, bakliyat tüketimimiz artıyor, hipermarketlerin pazar payı hızla yükseliyor
Perakende piyasasını inceleyen Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu ve Dr. M. Ömer Azabağaoğlu'nun yaptığı araştırma, tüketim alışkanlıklarımız konusunda önemli ipuçları veriyor. Araştırmanın dikkat çekici noktalarını aktarmak istiyorum:
* Hipermarketlerin cirolarının diğerlerine göre arttığı görülüyor.
* Yabancı ortaklı firmalar pazarda yüzde 10'luk müşteri kitlesine hitap ediyor.
* Tüketicilerin yüzde 77'si alışverişini hiper ve süpermarketlerden yapıyor.
* Bakliyat alırken tüketiciler kalitesine, temizliğine, markasına ve fiyatına bakıyor.
* Bakliyatta TSE belgesinin olması, son kullanma tarihi ve temizliği aranan özellikler. Reklam, ambalaj ve marka, tercihlerde ikinci sırada yer alıyor.
* Tüketiciler "Bakliyat paketinin arkasındaki yazılarda ne var?" sorusuna şu yanıtı veriyorlar: Dikkat etmedim (% 0.4), son kullanma tarihi (% 6.3), TSE markası vardı (% 9.3), yöresi yazıyordu (% ,33), üretim tarihi vardı (% ), gramaj bilgileri bulunuyordu (% ,33), firma adresi yer alıyordu (% ,33).
* Pirinçte baldo yüzde 82, Jasmine 2.5 tercih ediliyor. 'Farketmez' diyenlerin oranı yüzde 11.
* Bakliyatların insan beslenmesi için sağlıklı olduğunu savunanlar yüzde 20,94. Aksini iddia edenlerin oranı yüzde 27,23
* Tüketicilerin yüzde 10.33'ü açıkta ve pazarda satılan bakliyatları kullanıyor.
* Açık pirinç satışları, tüm satışın yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor.
* Tüketicilerin % 2'sinin pirinçte, % 6'sının ise bakliyatta marka tercihi yok.
* Kişi başına kuru fasulye tüketimi 1980 yılında 2.8 kilogram iken 1997'de 3.1 kilograma yükselmiş. (Bu rakam Avrupa ortalaması olan 2.3 kilogramın üzerinde.)
* Mercimek tüketimi 1980 yılında kişi başına 1.6 kilogram iken 1997'de 7.7 kilograma çıkmış. 1994 yılında mercimek ithaline başlanmış.
* Nohutta 1980 yılında kişi başına tüketim 3.7 kilogram iken 1997 yılında 8.7 kilograma çıkmış.
* Pirinç tüketimi 1980 yılında kişi başına 3.3 kilogram iken, 1997'de 5.9'a yükselmiş.
* Spar: Yurtdışında özellikle Almanya'da faaliyet gösteren büyük perakendecilerden biri. Şu an pazardaki payı önemsiz gibi görünse de gelecekte firma hedefleri değişebilir. Planlı büyümeyi hedefliyorlar.
* Continent: Hafta içi 7-8 bin, hafta sonu 15-16 bin kişinin gezdiği en önemli hipermarketlerden biri. 2000 yılında 5 ilde 5 büyük mağaza hedefleniyor. Perakendecilik profesyonelce yapılıyor.
* Carrefour: Çok sayıda ziyaretçinin 7-8 saatini geçirebileceği bir yer olduğu için uzun yıllar sektördeki yerini koruyacak. Türkiye'de hipermarket sektörüne çok şey öğreten bir firma.
* Kiler: Teknolojiye yatırım yapılmış ve İsmar olayından ders alınmış. Tüm mağazaların yeri Kiler'e ait, sağlam bir temeli var. Gelecekte Anadolu'ya yatırım yapılması planlanıyor.
* BİM: Kısa sürede 180 mağazaya ulaşması önemli bir potansiyel. Gelecekte pazarda kalabilecek ve söz sahibi olabilecek. Perakendecilik profesyonelce yapılıyor. Gelecekte Anadolu'nun her yerine ulaşılması planlanıyor..
* Maxi: Hipermarket işi çok uzun vadeli düşünülmüş. Silivri'nin 5-6 yıl sonra uydu kent olacağı ve Beylikdüzü'nden fazla nüfus barındıracağı iddiasıyla kurulmuş. Yazın ziyaretçileri 2.5 kat artıyor. Başka büyük mağazalar da düşünülüyor.
*Tansaş: Ege Bölgesi'nde 94 mağazası bulunduğu için çok önemli bir zincir. İzmirliler tarafından da benimsenmiş. Birkaç grup, Tansaş'ın potansiyelini görerek hisselerini satın almaya ve ortaklık kurmaya çalışıyor.
* Kipa: İzmir'de ulaşım kolaylığı ve ürün çeşidinin fazlalığı ile prim yapıyor. Kentte büyük hipermarketler bulunmadığı için önem kazanıyor.
* Gima: Yeniden yapılanmayı seçti. Şu anda 46 olan mağaza sayısını 2000 yılında 70'e çıkarmayı planlıyor.