Bu ülkede işçi olmak, daha da ötesi işçi emeklisi olmak bir facia!... Çünkü bu zümre çalıştığı süre içinde ödediği sigorta primlerinin hakkını alamadığı gibi, sağlık sigortasından da tam olarak yararlanamıyor. Düşünün siz, çalıştığınız sürece en yüksek primi ödüyorsunuz ve en yüksek dereceden emekli oluyorsunuz ama emekli olduktan sonra sürünmeye mahkum ediliyorsunuz...
Farzedelim, bir iş yerinde çalışkanlığınızla ve verimliliğinizle temayüz etmişsiniz, yüksek maaşlara kavuşmuşsunuz. Hayatınızı da o aldığınız gelire göre tanzim etmişsiniz. Emekliliğiniz gelince ise, birden bire büyük bir uçuruma düşüyorsunuz. Eğer 600 milyon lira veya daha üstünde maaş alırken, emekli olduğunuzda bu para çok düşük oranlara yani 90-100 milyona düşüyor. Gelin de bu parayla geçinin bakalım... Bu devirde sadece ev kirasına yetmez bu para... Eğer daha da düşük seviyeden emekli olmuşsanız, vay halinize... Eğer gençliğinizde ikinci bir iş yapmamış, alavere-dalavereye bulaşmamışsanız yandığınızın resmidir... Yani emeklilik çağınızda değil rahat bir yaşam sürmek, ızdırap içinde yaşamak zorundasınız. Bu da reva-i hak değildir.
Zamanında işçinin güvencesi için kurulmuş olan bu SSK şimdi batıyor... Batarken de kendisine yıllarca prim ödemiş olan işçileri batağa sürüklüyor. Bunun hesabını kim kime verecek bilemiyorum. Ama bu konuda hikayeler ve romanlar dahi yazılabilir. Bu arada malı götürenler de tepeden işçilere ve emeklilere kıs kıs gülerek, "Bunların hali ne olacak?..." bile demiyorlardır. Bana kalırsa Yaşar Okuyan'ın gerçekleri görerek, feryadı basması bu yüzden olmuştur. Şimdi size somut bir örnek vereyim;
70 yaşında adı bende saklı SSK emeklisi bir vatandaş... Tansiyon ilacı olarak Norvasc kullanıyor (Laf aramızda bende aynı ilacın müdavimiyim) Çünkü doktoru bu ilacı vermiş. Geçenlerde bu emekli vatandaş SSK'dan bu ilacı almak istediği zaman kendisine, "Bu ilaç pahalı olduğundan veremiyoruz. Bir benzeri olan Amlodis verelim" demişler. Almış ama kesinlikle tansiyonunu düşürememiş.
Bana soruyor; "Bu çilemiz nedir Ahmet bey?... 25 yıl prim ödedik, eğer ben o kadar yıl buraya prim ödemişsem, sen de bana tansiyon hapımı vereceksin. O ilaç yok, o ilaç pahalı, sana onun yerine aspirin vereyim diyorsan çok ayıp ediyorsun. Bağkur olsun, Emekli Sandığı olsun bu ilaçları veriyor da, SSK neden veremiyor?... Bizim SSK yoksa Kırkharamilerin eline mi geçti?... 70 yaşından sonra sigortalı olduğum müesseseden bir tansiyon ilacı alamıyorsam, neden sigortalıyım?... SSK bir emeklisinin tansiyon ilacının ekonomisine kaldıysa, vah o kuruma..."
Çalışma Bakanımız Sevgili Yaşar Okuyan kelleği koltuğa aldı ve bir savaş sürdürüyor. Bu yoğunluğu sırasında bilmem benim yazdığım konuya bir el atabilecek mi?... Şu işçi emeklilerini bu acıklı hallerinden kurtaralım.