kapat

14.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Tehlikeli bölge...

Ortada bir soygun olsun veya olmasın.

Başbakanların ve Bakanların yakınları, akçalı işlerden ve ticaret'in hassas ünitelerinden uzak kalmalılar.

Şuyu'u vuku'undan daha beter diye bir laf duydunuz mu? Bilenler bilmeyenlere tercüme ediversin.

Uzak duracaksınız, uzak...

Ya da sizi ordan uzaklaştıracaklar...

Başka çare yok.

Çünkü dilin kemiği yok.

*

Hep anlatırlar ki, vaktiyle merhum Muammer Çavuşoğlu, Menderes tarafından Nafia Vekili (şimdiki Bayındırlık Bakanı) yapılırken, önce müteahhit olan kardeşini çağırıyor Çavuşoğlu...

Ve soruyor:

- Muteahhitliğe devam edecek misin?.. Çünkü devam edeceksen, ben bu Bakanlığı kabul etmeyeceğim.

O zamanki kardeşler de anlayışlı ve duyarlı insanlardı herhalde.

Derhal müteahhitliği bırakıyor.

Çavuşoğlu da Bakanlık görevini böyle kabul ediyor.

Hata mı yapıyor?

Bil'akis, mutlu oluyor, adı hiç bir olaya karışmıyor.

Eşine ve çocuklarına miras olarak sadece şeref ve haysiyet bırakıyor.

*

Bir örnek daha...

Mehmet Turgut...

Hem de yakın zamanda... Henüz 18 yıl önce... Sanayi Bakanıyken, ihalelerden birini belli ki (ya da büyük ihtimaldir ki) yakın bir arkadaşı kazanacak...

Hemen çağırıyor onu.

Diyor ki:

- Sen bu ihaleye girme.

Arkadaşı, tereddütsüz peki diyor ve özveride bulunuyor.

İşte... arkadaşlık budur.

Örnekleri çoğaltabiliriz.

*

Şimdikiler o kadar duyarsız ki...

- Aman, benim yüzümden abime, yahut babama, amcama, yahut arkadaşıma bir çamur sıçramasın diyerek kenara çekileni yok.

Enişteler, dünürler, bacanaklar, ortada fink'atıyor... Hatta fink'atmaları için herbiri yukardan teşvik görüyor.

Peki, ne var ortada?

Soygun mu var?

Hayır, yok... Elbete ki her zaman yok.

Ama dedik ya...

Şuyu'u vuku'undan beter.

Değer mi hiç?

*

Türkiye'de şu sıralar herkes ahlâk bekçisi kesildiği halde, hayrettir, pervasızlıklar sürüyor.

Herkes herkesten güya korkuyor ama aslında kimse kimseden korkmuyor.

Tabii, bu arada sapla saman karışıyor.

İftiralar yüzünden, asıl suçlar da kaynayıp gidiyor.

Yüce Divan çok korkulu bir merci idi...

Şimdi sanki uğrak bir yer gibidir.

Çünkü yüzgöz olduk.

*

Pervasız Türkiye'nin şu sıralar en şanslı Başbakanı bence Ecevit:

- Kardeşleri yok.

- Çocukları yok.

- Akrabaları yok.

- Arkadaşları bile yok...

- Çünkü Sosyal Hayat yok.

Hatır gönül tanımayacağı gibi, kimseye diyet borcu da yok.

Yanı başında da külyutmaz bir mutemet olarak Hüsamettin Özkan var.

Hassasiyetleri hiç iş yapmaz bir noktaya varmadığı sürece, Türkiye için de bir şanstır bu.

Ecevitler, dürüstlüklerini kanıtlamaya artık gerek kalmadığı için, şuyu'u veya vuku'u gibi bir çekinceyi de silip atmış olmalıdırlar.

Neticede biz 40 kişiyiz.

Birbirimizi biliriz, merak etmeyin.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır