kapat

14.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Ümit ışığı

Hükümetlerin ilk 100 günü önemlidir. Halkta uyandırdıkları umut ve heyecan yeni hükümetlerin kredisi olur.

Ecevit hükümeti bu krediyi en verimli şekilde kullanmaya kararlı görünüyor.

Sistemi kilitleyen tıkanma noktalarını daha önceki hükümet ortaklıkları nedeniyle DSP ve ANAP biliyordu. MHP de iktidara hazırlıksız yakalanmanın doğurduğu sakıncaları, güçlü liderliğin sağladığı uyumla aştı.

Başbakan Ecevit'in son zamanlarda gösterdiği kararlılık, popülizmin çıkmaz sokaklarında yanılgılar ve yenilgilerle kazanılmış tecrübelerin olumlu meyveleri olmalı.

İşçi emekli yaşının yükseltilmesi.. Memurlara düşük zam verilmesi.. "Bu kapütilasyondur" çığlıklarına direnip yabancı yatırımcıları cezbetmek için uluslararası tahkimi savunması.. Sahiplendiği vergi reformundan geri adım atmaya razı olması.. Kırdaki oy depolarında yaratacağı tepkiye aldırmadan devletin tarım ürünlerini bol keseden fiyat ödeyerek satın almaya artık devam etmeyeceğini söylemesi..

Bunlar, bildiğimiz, yıllardır tanıdığımız "Halkçı Ecevit"in yapacağı şeyler değildi.

Doğru olan bugün yaptıklarıdır.

Geçmişte, her toplum kesimine devlet olanakları ile sağlanan ayrıcalıklar, aslında, faturası toplumun başka kesimleri tarafından ödenen, devletin ve halkın kesesinden yapılan hovardalıklardı.

Bu anlayış, Türkiye'yi tıkanma noktasına getirmiştir. Enflasyon, işsizlik, ahlaksızlık ve gelir uçurumlarının yarattığı ekonomik, sosyal ve siyasal bunalımlar, ülkenin "kurulu düzen"i haline gelmiştir.

Başbakan, "Halkçı Ecevit" nitelemesini asıl şimdi hak etmeye başlamıştır.

Çünkü düzen değişikliği asıl, bu hedeflere yönelik adımlarla gerçekleşecektir.

Geleceğin talep ettiği düzen değişikliği, çeyrek yüzyıldır pençesinde yaşadığımız enflasyonu bitirmektir.

Bu utanç verici toplumsal hastalığı yenmek için gerekli olan güçlü hükümet fırsatı ele geçmiştir.

Tek eksik, mücadele heyecanını millete kazandırmaktır.

Başbakan Ecevit ve yardımcısı Bahçeli, toplum desteğini arkalarına almak için emek harcamalıdır.

İran'da yol ayrımı
İran'daki olaylar, Humeyni rejimi için sonun başlangıcı anlamına mı geliyor?

Karar vermek için çok erken.. Ama yirmi yılını dolduran rejimin saldığı köklerin, bir karşı devrime kolay izin vermeyecek kadar derinlere indiğini bilmek gerekiyor.

İran 1979'da Şah cehenneminden kaçarken, Humeyni cehennemine yakalandı.

İslami kimlik inşa etmek adına mollalar içerde baskı ve ayrımcılık, dışa karşı da saldırganlık politikası izlediler.

Modelin duvara dayandığı görülüyor. Halk, ılımlı bir lider olan Hatemi'yi Devlet Başkanı seçerek liberalleşme özlemini belli etmiş, bu işe yaramayınca üniversitelerin ayaklandığı bir süreç başlamıştır.

Rejim ihracı çabaları ise İran'ın yalnızlaşması sonucunu doğurmuştur.

Bu uygulamaları ile Humeyni İran'ı, İslamiyet için en az Şah'ın İran'ı kadar kötü bir tecrübe, zararlı bir örnek olmuştur.

Dönüşü olmayan bir süreç bu:

İran'da, insan haklarını ve uluslararası hukuku içeren yeni bir İslami kimlik arayışının kapısı açılacaktır.

Mollar kapıyı ya kendileri aralayacaklar ya da arkasına yüklendikleri bu kapı üstlerine yıkılacaktır.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır