kapat

SALI 26 OCAK 1999

Sibel Can olayının perde arkası

KENAN ERÇETİNGÖZ

Hakan Ural basından kaçmak için babası Selçuk Ural'ın Edirne yolu üzerindeki çiftliğine gitti. İçerden alınan bilgilere göre Selçuk Ural, maddi durumu kötü olduğu için bir zamanlar kabul etmediği Hakan Ural'ı doldurup Sibel Can'dan para istemesini sağladı.

Aracı Selçuk Ural oğlu için, önce para (6 milyon dolar), ev (Sarıyer'deki yalı) ve araba (Lincoln jeep) istedi. Sibel Can bunları vermeyince bu kez Hakan Ural'a bir tekstil işi kurmasını önerdi. Olay, Hakan'ın "Bu kadar şeye katlandıysam karşılığını almalıyım" düşüncesine denk geliyor.

İçerden ve emin kaynaklardan aldığım bilgilere göre evlilik bitti. Bitti bitmesine de Sibel Can'ın halkın önünde kötü düşmemesi ve Hakan Ural'ın da maddi sıkıntı çekmemesi için katlanılan bir evlilik haline geldi. Ancak Sibel para konusunda kararlı gibi görünüyor. "Zaten hiçbir eksiği yok, her şeyini karşılıyorum. Neden vereyim ki?" diyor.

Şu ana kadar ne bir avukatla görüşme var ne de kesin boşanma. İki tarafta düşünüyor. Doğruyu bulmak için düşünüyor. Tabii bu arada her zaman olduğu gibi, birilerine yaranma adına olayın iki kahramanını yanlış yönlendirenler de var tabii. Bakarsınız bugün-yarın Sibel'le Hakan basının önünü çıkıp "Biz çok mutluyuz" da diyebilir!

1998'de Türkiye'nin gündemine oturan Sibel Can, 99 yılında da gündemi kimseye bırakmaya niyetli değil!

Bence Sibel Can'ın tüm hayatı gündem... Çocukluk yıllarından başlayan dansözlük, ardından assolist olması ve daha sonra aniden Hakan Ural'la evlenmesini izleyen olayları şöyle bir gözünüzün önüne getirirseniz Sibel Can'ın hayatını daha kolay anlarsınız.

Gecenin kör karanlığında, köprecik vücuduyla annesinin elinden tutarak Galata Kulesi'nde masalarda göbek atan küçük "En güzel" (O zamanki adı oydu), şimdi Türkiye'nin gündeminde...

O zaman minicik elleriyle aldığı paraları annesine verirdi. Şimdi ceplerine sığdıramadığı dolarları yine annesine veriyor.

Şaşalı, parıltılı, insanın gözünü boyuyan şöhret çarkının içinde şimdi yapayalnız Sibel Can. İki çocuğuyla birlikte milyon dolarlık Akmerkez Residance'daki pahalı mobilyalarla döşenmiş evinde tek başına.

Para, şan, şöhret hepsi var ama ya mutluluk? İşte o parayla satın alınamayan bir değer.

Bir zamanlar rahmetli Öztürk Serengil'in saray gibi evinin kapı kolları, muslukları da altın kaplamaydı ama adam yoksulluktan öldü!

Kim ne derse desin Türkiye'deki en önemli şey, dedikodu. Şimdi herkes Sibel Can'ı merak ediyor. Boşanıp, boşanmayacağını, Hakan Ural'a 6 milyon dolar verip vermeyeceğini konuşuyor!

Bu inkar edilemez merak konusu asla bitmeyecek ülkemizde. Çünkü kendi hayatlarında mutlu olamayanlar, başkalarının hayatını didiklemekten ve yorum getirmekten mutlu oluyorlar.

"Türkiye'den kaçtı. Oğlunun okul kaydını bile sildirdi, artık dönmeyecek" denilen Sibel Can döndü. Ve yine hiçbir açıklama yapmadan, "Çocuklarımın yanında boşanma konusunu konuşamam" diyerek kimsenin giremediği kalesine sığındı. Yani Akmerkez Residance'a... Oğlu Engincan ve kızı Melisa'yla birlikte yapayalnız şimdi. Yanında, her zaman ona kol kanat geren, tüm dedikodular için sürekli "Bizi yıpratmaya çalışıyorlar" diyen eşi Hakan Ural yok. Hakan nedense aramıyor da Sibel'i... Sibel de Hakan'ı, yani eşini bulamıyor.

Aracı Selçuk Ural

Şimdi isterseniz bu konuyla ilgili olarak içerden sağlam kaynaklardan öğrendiklerime ve olayların perde arkasına gelelim:

Karagümrük çetesiyle ilgili kaset olayından sonra Londra'ya giden Sibel Can ne yazık ki orada Hakan'ı bulumadı. Sibel Londra'ya giderken, Hakan Türkiye'ye geri dönüyordu. Yaklaşık 25 gün Londra'da annesi ve kızkardeşiyle dinlenen Can, Hakan Ural'ı ne kadar aradıysa da bulamadı. Hakan Ural aradığında ise Sibel'le değil, annesi Sezer Hanım'la konuştu ve sadece "Melisa'yla konuşmak istiyorum." dedi.

Bu arada Hakan Ural basından kaçmak için babası Selçuk Ural'ın Edirne yolu üzerindeki çiftliğine gitti. (Bu çiftlik bir arkadaşının da olabilir.)

İçerden alınan bilgilere göre Selçuk Ural'ın maddi durumu kötü olduğu için bir zamanlar kabul etmediği Hakan Ural'ı doldurup Sibel Can'dan para istemesini sağladı. (Bu iddialar için ne Selçuk Ural'a, ne de Hakan Ural'a ulaşamadım.)

Aracı Selçuk Ural oğlu için, önce para (6 milyon dolar), ev (Sarıyer'deki yalı) ve araba (Lincoln jeep) istedi. Sibel Can bunları vermeyince bu kez Hakan Ural'a bir tekstil işi kurmasını önerdi.

Olay, Hakan'ın "Bu kadar şeye katlandıysam karşılığını almalıyım" düşüncesine denk geliyor.

İçerden ve emin kaynaklardan aldığım bilgilere göre evlilik bitti. Bitti bitmesine de Sibel Can'ın halkın önünde kötü düşmemesi ve Hakan Ural'ın da maddi sıkıntı çekmemesi için katlanılan bir evlilik haline geldi.

Ancak Sibel para konusunda kararlı gibi görünüyor. "Zaten hiçbir eksiği yok, her şeyini karşılıyorum. Neden vereyim ki?" diyor.

Şu ana kadar ne bir avukatla görüşme var ne de kesin boşanma. İki tarafta düşünüyor. Doğruyu bulmak için düşünüyor. Tabii bu arada her zaman olduğu gibi, birilerine yaranma adına olayın iki kahramınını yanlış yönlendirenler de var tabii.

Bakarsınız bugün-yarın Sibel'le Hakan elele basının önüne çıkıp "Boşanmıyoruz" da diyebilir.

Aslında Hakan mert çocuktur. Neler çektiğini, ne kadar üzüldüğünü tahmin edebiliyorum. Şu anda kararsız. Ama ne olursa olsun eşini ve çocuklarını böylesine yalnız bırakacağını düşünmezdim. Ortada bir takım gerçekler varsa, çıkar bunları mertçe tek tek anlatır ve olayı tatlı bir şekilde çözümlerdi.

Hakan'ın neden böyle davrandığını, neden Sibel'le konuşmadığını, neden kaçtığını anlamıyorum. Ya da nereye kadar kaçacağını?

Kendisine de ulaşamadığım için bu soruların cevaplarını alamıyorum. Belli ki ortada bir takım insanların dolduruşları var. Ama sonuçta yaşanan olay Hakan ile Sibel'in olayı ve çocukların geleceği. Hakan'ın bir de konuyu bu yönüyle düşünmesini ve ortaya çıkmasını diliyorum.


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: webabla@yore.com.tr