kapat

CUMARTESİ 17 EKİM 1998

Ali Rıza Kardüz (e-posta:arkarduz@sabah.com.tr )

Assos

Assos 4 bin yıllık bir yerleşme bölgesi. Edremit Körfezi'nde, kıyı şeridi ile Tuzla Çayı (Santioses Irmağı) arasında, hem denize hem karaya hakim tepelerin üzerinde kurulmuş. Ünlü feylesof Aristo bu şehirde yaşamış. Şehir değişik medeniyetlere beşiklik etmiş. Değişik savaşlarda yanmış, yıkılmış. Her şeye rağmen, volkanik taşlarla yapılan şehrin surları hâlâ ayakta. Tiyatrosu, gymnasion'u, agora'sı, hamamı, okulu, mabedleri, sarnıçları günümüze kadar yok olmamış.

Hem de hangi şartlarla? Bölgeye yeni gelenlerin öncekilerin kalıntılarından aldıkları taşları kullanarak kendi binalarını yapmalarına, taşların büyük bölümünün bilerek bilmeyerek başka yerlere götürülmesine rağmen.

Assos'ta 1881 yılında kazı yapan Amerikan ekibi, çarşıyı, antik tiyatroyu, Athena Tapınağı'nı, Nekrapol'daki bazı mezarları ortaya çıkarmış. Ortaya çıkardıklarının bir kısmını alıp götürmüş.

Yıllardır Assos'u bekleyen, kendi kendine beş dili öğrenip, bülbül gibi konuşan Müze Bekçisi Hüseyin Elibol'un naklettiğine göre, zamanın padişahını uyarmışlar, "Gavurlar taş kaçırıyor" diyerek. Padişah ferman buyurmuş: "Sultan-i Osmanide taş çoktur, taşın gereği yoktur. Ellemeyin kefereyi götürsünler. Gelen kaptanlara eziyet eylemeyin. Kolaylık gösterin."

İşte bu kolaylıkların büyük bölümü şimdilerde Fransa'da Louvre, ABD'de Boston müzelerinde teşhir olunuyor. Taşların büyük kısmının gemilere yüklenip İstanbul'a kadar getirildiği ve Tophane Rıhtımı'nın yapımında kullanıldığı rivayet olunuyor. 1359 yılında Murat Hüdavendigar'ın Akropolis'in kuzey eteğinde yaptırdığı camide de Antik Çağ tapınaklarının taşlarının kullanıldığı görülüyor. Bu cami duvar işlemeleriyle bir şaheser. İnşallah bir akıllı ortaya çıkıp içini badana etmeye, sıvamaya kalkmaz.

1981 yılından bu yana Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu başkanlığında bir heyet Assos'ta kazı ve onarım çalışmalarını sürdürüyor. 1995 yılından bu yana çalışmaları Efes Pilsen Grubu maddi olarak destekliyor. Bu imkânlarda mezarların bir bölümü daha açıldı. Antik tiyatronun bir bölümü onarıldı.

Assos'un antik şehrinin hemen bitişiğindeki yeni yerleşim alanı Beyramköy, Behramkale, Behram Köyü olarak anılıyor. Köy tepenin üzerinde deniz kıyısında antik limanı ve yeni limanı var. Köy SİT alanı içinde olduğundan, yozlaşmamış. Taş yapılarıyla, insanlarıyla nefis bir köy.

Behramköy'e ve Assos'a ulaşım, Çanakkale üzerinden yapılıyor. Yüz kilometrelik asfalt yol ile Assos'a birbuçuk saatte ulaşılabiliyor. Muhtar Ali Yılmaz'ın verdiği bilgiye göre Behramköy'de 410 hane var. Bunların 74'ünü İstanbullular almış veya inşa etmiş. Ama hepsi taş bina. Köy meydanı ile sokakları ile, insanları ile nefis bir yer.

Geçen haftasonu köy meydanında halk meclisi toplandı... Bundan 4 bin yıl önce Assos'ta yaşayan 5 bin kişi, meydanın hemen altındaki tiyatroda bir araya gelip, şehir meselelerini nasıl hep birlikte tartışır idi ise, 4 bin yıl sonra da köy meydanının yanındaki kahvede köylüler toplandı. Ne yazık ki köyün sadece erkekleri ve de ne yazık ki, sadece bir bölümü. Halk meclisine onur konuğu olarak Çanakkale Valisi Ekrem Özsoy ile Çanakkale Belediye Başkanı da katıldı. Halk meclisinin ana konusu yeni kurulan Assos Vakfı'nın çalışma programı idi. Faruk Malhan'ın başkanlığında kurulan, Prof. Dr. Metin Sözen, Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu, Osman Arolat, Sami Erol, Sinan Murathanoğlu ve Hüseyin Katırcıoğlu'nun da yöneticileri arasında bulunduğu vakıf, Assos'un yurt içinde ve dışında tanıtımı, bilim çevrelerini Assos'a çekmek, kazıları ve onarımı hızlandırmak, Behramköy'de yaşanların eğitim, sosyal gelişmelerine katkıda bulunmak ve ekonomik gelişmeye ve istihdama katkı sağlamak için çiniciliği geliştirmek için projeler hazırlıyor. Behramköy'de kurulacak çini atölyeleriyle hem Çanakkale çiniciliği ayağa kaldırılacak hem de yöre gençlerine iş imkânı yaratılacak.

Köy muhtarı ile köylüler Vali'ye dertlerini anlattı. Vali istekleri yanıtladı. Köylünün derdi, köy arazisinin Hazine'ye ait olduğu iddiasıyla Maliye'nin açtığı dava nedeniyle köy evlerinin tamamının kamulaştırılması tehlikesi, sağlık ocağına doktor atanmaması, 1940 yılında açılan köy okulunun kapatılması. Köylü, 4 bin yıl önce okulu olan, Aristo'nun okul kurduğu Assos'un okulsuz kalmasından dertli. Vali, 8 yıllık eğitim düzeni nedeniyle köy çocuklarının 4 kilometre mesafede Paşaköy'de bir hayırsever tarafından yaptırılan modern okula, masrafı devlet tarafından karşılanarak hergün getirilip götürülmesinden başka çare olmadığını köylülere anlattı.

Toplantıdan sonra köy meydanına getirilen kazanlarla herkese nohutlu pilav, ayran ve tatlı ikram edildi. Hava kararırken meydandakiler hep birlikte pilava kaşık salladı.

Türkiye'de böyle şeyler de oluyor...


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr