CUMA 09 EKİM 1998
Sorduk, soruşturduk.. Bilen kişilerle konuştuk.. Suriye'yi yakından izleyen uzmanları bulduk.. Sorumuz şuydu:
"Suriye yönetimi Abdullah Öcalan'ı Türkiye'ye verir mi? Veya bir başka ülkeye gönderir mi?"
Aldımız cevap şu oldu:
"Hayır.. Hafız Esad, istese bile Abdullah Öcalan'ı Türkiye'ye vermez.. Veremez.. Çünkü Öcalan, Suriye yönetimi, yönetimin ilişkileri, kara para trafiği, sahte dolar basımı ve uyuşturucu kaçakçılığı konularında o kadar çok şey biliyor ki, bunları anlatırsa, Suriye bütün dünyadan dışlanır.."
Diyalog şöyle devam etti:
Soru: Peki bir formül bulamaz mı?
Cevap: İsterse bulur.. Abdullah Öcalan trafik kazasına kurban gider.. Bunu da el altından Türkiye'ye duyurur.. Cesedi de vermez, çünkü o zaman Öcalan'ın orada olduğu ispatlanacak.. Bundan sonra da kalan militanları Kuzey Irak'a atabilir..
Soru: Suriye halkı ne yapıyor?
Cevap: Halk şaşkın.. Bir şey anlamıyor olup bitenlerden.. Çünkü Abdullah Öcalan ve adamlarının yıllardır ülkesinde yaşadığını ve buradan Türkiye'ye yönelik terörü idare ettiğini ve bu savaşta binlerce kişinin öldüğünü bilmiyor ki halk.. Adını bile duymamış bu örgüt ve liderinin.. Suriyeli yetkililer de, Türkiye'den bir tehdit olduğunu söylüyor, ama bu tehdidin nedenini halka açıklamıyor..
Soru: Hafız Esad'ın politikası hangi yönde gelişiyor?
Cevap: Esad'ın Türkiye konusundaki politikasının üç ayağı var. Birincisi, bütün Arap alemini kendi yanına çekme yönünde hareket etmesi.. İkincisi olayın arkasında İsrail olduğunu sürekli söyleyerek dikkatleri dağıtmık istemesi.. Sonuncu ayak da, bu tehditlerden Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin de etkilendiğini, bu nedenle bu iki ülkenin Suriye'nin yanında yer alması gerektiğini söylemesi.. Politikasını işte bu üç ayak üzerine bina ediyor Hafız Esad..
Soru: Bu gerginlik savaş noktasına gelir mi?
Cevap: Hafız Esad, daha savaşın çıkacağına inanmıyor.. Ama işin çok ciddi olduğunu anlarsa, kendi rejimini düşünüp, Abdullah Öcalan'ı gözden çıkartabilir.. Çünkü, ordusunun, Türk ordusu ile başetmesinin mümkün olmadığını bilecek kadar zeki bir insandır..
Bu işleri bilenler, yıllardır Suriye'yi izleyen uzmanların söyledikleri işte bunlar..
Bu tür ülkelerin liderleri için askerlerinin ölmesi önemli değildir.. Onlar için en önemlisi iktidar koltuğudur.. Irak'ta bunu gördük.. Saddam Hüseyin hala yerinde oturuyor..
Onun için Hafız Esad da yerinde oturmaya devam eder.. Burada kritik bir soru açalım: Hafız Esad elindeki kimyasal silahları kullanmaya kalkar mı? İşte bu deliliği de yaparsa, artık koltuğunda oturması mümkün olmaz.. Çünkü artık Türkiye'nin, doğrudan hedefi haline gelir..