kapat

CUMARTESİ 12 EYLÜL 1998

Güngör Mengi (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

Siyasi intihar

Siyaset tıkandı deniyor.. Hayır, siyaset iflâs etti. Devlete, millete ve varoluş nedenlerine ihanet çukuruna düştü!

Bugünkü manşetimiz, yaşanan felâketin ibret verici örneklerinden biridir.

Dr. Ahmet Kart göreve başladığında Konya Devlet Hastanesi bir virane idi.

Lâğım sularının koridorlara taştığı, farelerin cirit attığı bir utanç ve dehşet şatosu..

Kısa bir zaman içinde bu çöplük modern bir sağlık işletmesi oldu. Doktorlar ve yardımcı personel, namuslu, bilgili ve cesur bir önderin yönetiminde işlerine dört elle sarılıp önce kendilerine olan saygılarını, sonra halkın şükranını kazandılar.

Poliklinik sayısı bir, bakılan hasta sayısı bir buçuk kat arttı, modern cihazlar alındı..

Ve on altı ay öncesinin yüz karası Konya Devlet Hastanesi eğitim hastanesi olabilme onurunu elde etti.

Nasıl oldu bu değişim? Hangi parayla?

Dr. Ahmet Kart arkadaşımız Necati Doğru'ya sihirli formülünü şöyle açıklıyor:

"Sadece çete payını kestik!"

Egemenlik çetelerin

Türkiye'de siyaset milleti değil, hazineden beslenen parazitleri temsil eden zararlı bir yapı haline girdi halkın gözünde.

Hastane müdürleri ve saymanları ile cihaz ve ilâç satan firmalar ve siyasetçiler arasında çete benzeri şirketleşmeler oluştuğu artık kimsenin meçhulü değil..

Direnen yöneticiler ya siyasetçiler tarafından sürülüyor, sürülemeyen tehditle çekilmeye zorlanıyor, o da olmazsa öldürülüyor.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Sedat Ünal, ihale mafyasının tehditleri nedeniyle görevi bırakmak zorunda kaldı..

Ankara Hastanesi'nin başhekimi, soyulduğumuzu millete açıkça ihbar ettikten sonra arkadaşlarıyla birlikte istifa etti.

Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan ihale yolsuzluklarının peşine takılmış, sonuca yaklaşıyordu. Onu arabasından indirip kaçırdılar, kafasına iki kurşun sıkıp dere kenarına attılar..

Cehenneme kadar..

Konya Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Kart, ilaç ihtiyacını gerçekçi olarak saptayıp ihale açtı. Çetenin önünü tıkadığı için rekabet oldu, büyük indirim sağladı ve hastane bu sayede 110 milyar lira kazandı.

Ama ANAP'lı Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy onu görevinden alıp Cihanbeyli'ye sürdü. Yöneticiliğini de alarak cezalandırdı.

Çünkü.. Bir çöplüğü onur verici bir hizmet kalesi haline getiren bu çalışkanlık, bilgiyle donatılmış bu kahramanlık, Konya ANAP teşkilâtının hoşuna gitmemiş..

Yani çeteler partiye halktan daha lâzım!

Şaşkınlığa bakın: Bakan bey bu şekilde partisinin Konya'da daha çok oy alacağını zannediyor. Oysa halk lânet okuyor..

Asıl mesleği doktorluğa, sonra siyasete ihanet eden bu bakan sayesinde Fazilet Partisi oturduğu yerde oy patlaması yapacaktır!

Oy avcılığı yapayım derken intihar ediyor.. Etsin, cehenneme kadar yolu var ama millete ve rejime de zarar veriyor. Paramızı koruyamadığı gibi geleceğimizi de tehdit ediyor.

Bu bakanı halâ tuttuğu için iktidarı da kınıyorum. Aynı ihanetin suç ortağı olmakla suçluyorum!


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr