kapat

SALI 04 AĞUSTOS 1998

Güngör Mengi (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

Utanç kamçısı

Türkiye'deki siyaset kurumunun ve siyasetçilerin kötü şöhreti artık sınırlarımızı aştı ve uluslararası boyutlar kazandı.

Alman Der Spiegel dergisi son sayısında bizim için utandırıcı tesbitler yaptı.

"Atatürk bunları görseydi" başlığı altında şu olumsuzluklar sıralanıyor:

"Ankara'daki meclis yoldan çıkmış.. Küfürler ve bağırışmalar yükseliyor..

Milletvekilleri rakipleri tarafından satın alınıyor ve kalaycılar gibi kavga ediyor.."

Fırdöndü milletvekili Kubilay Uygun'un parti değiştirme öyküsüne geniş yer ayıran dergi, Uygun'un istisna olmadığını öteki transferleri örnek göstererek anlatıyor.

Merkez sağdaki iki liderin (Yılmaz ve Çiller) yolsuzluk suçlamalarına hedef olması, Çiller'in servetinin kaynağını halâ açıklayamaması ve eski meclis başkanı Kalemli'nin meclis yolsuzluğundaki kilit rolü, siyasetin boğazına kadar çamura battığını belirlemek amacıyla hatırlatılıyor.

Bu talihsiz görüntü, iftiralarla boyanmış bir tablo değil. Aynadan yansıyan görüntülerdir.

Görevimiz utançla yerin dibine batmak değil, kamçılanmış gibi çare aramaktır..

Seçim çare olmalı

Türkiye'yi parlak bir gelecek bekliyor.

Potansiyeli ile böyle bir geleceği hak ediyor.

Tek sorun, değişim sürecini hızlandıramamak.. Değişimin önündeki engelleri kaldırmakta başarılı olamamak..

En çetin engelleri siyaset üretiyor.

Lider sultası ve seçim sistemi, millet iradesinin meclise doğru yansımasını önlüyor ve Türkiye'nin sıçramak için ihtiyaç duyduğu siyasi istikrarı kurmasına mani oluyor.

Meclis seçim kararını aldı.

Türkiye bu kararla bıçak sırtındadır.

Ya seçim ve partiler kanunları değiştirilerek istikrar yolunda ileri bir adım atılacaktır veya hiç bir sorunu çözmeyen bir seçim sonunda rejim sonu karanlık bir geleceğe mahkum edilecektir.

Bozuk düzenin "sultan" konumuna getirdiği liderler, acaba tarihi sorumluluklarını farkedecekler mi?

Hiç değilse bunlar..

Liderler önümüzdeki seçim için en azından iki noktada uzlaşma sağlamalıdır:

1. Milletvekili adayları mutlaka ön seçimle belirlenmeli, ön seçim delegelerle sınırlandırılmayıp partiye kayıtlı bütün üyelerin katılımı ile yapılmalıdır. Bu durum yeni meclisi, liderlere bağımlılıktan kurtaracaktır.

2. İki turlu seçim sistemi, hiç değilse belediye başkanları seçiminde uygulanmalıdır.

Merkez partilerin bölünmesi, yerel iktidarların radikal partiler eline geçmesine sebep oluyor. Ve belediye başkanlığı koltuklarına, kent halkının büyük çoğunluğu ile başında görmek istemediği partilerin adayları oturuyor.

İki turlu seçim, lider kaprisinin sebep olduğu siyasi parçalanmışlığı gidermenin şu andaki tek çaresidir.

Eğer yerel seçimde denenirse, bu aleti halkın en iyi şekilde değerlendirdiği ve iki turlu seçim sisteminin genel seçimlerde de uygulanabileceği gerçeği görülecektir.

Rejimin sultanları, değişim fırsatını kullanmak isteyen halka bu kadarını vermeye razı olmalıdırlar!


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr