kapat

PAZAR 26 NİSAN 1998

Güngör Mengi (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

Onurlu ses..

Dört CHP'li, Yılmaz-Baykal mutabakatının kamu vicdanında yarattığı tepki ve şüphelere tercüman oldular.

CHP milletvekilleri Aydın Güven Gürkan, Ercan Karakaş, Seyfi Oktay ve Fikri Sağlar'ın yaptıkları değerlendirme ve sonuçta vardıkları yargı yerindedir.

Bu yürekli çıkış, tepki ve itirazlarını seslendirecek etkili sözcüler özleyen halkı rahatlatacak, hatta ümit ederiz milletvekillerini koyun sürüsü gibi gören liderleri girdikleri yanlış yoldan döndürecektir.

Şu gerekçeli hükme kim itiraz edebilir:

"Herkes bilmektedir ki krizin aşılabilmesi, içinde bulunduğumuz koşullarda ancak ANAP, DSP ve CHP'nin, DTP ve diğer demokratik nitelikli partiler ve kitle örgütleri ile birlikte olağanüstü bir siyasal sağduyu, beceri, sorumluluk duygusu ve olumluluk gösterebilmesiyle olanaklıdır.

Oysa Sayın Yılmaz ve Sayın Baykal'ın kendi aralarında aldıkları kararlar, rejimin içinde bulunduğu koşullarda alınabilecek en yanlış ve sorumluluktan uzak kararlardır!"

Küçük hesaplar..

Ülkenin yaşadığı kriz belli.. Hükümetin kurulma sebebi de belli.. Bölücü teröre karşı savaş sona yaklaşmış, irtica ile mücadelenin gündemi oluşmuş, enflasyonla mücadelede ekonomiyi canlandıran bir ümit doğmuş ve..

Tam bu sırada iki parti lideri "Çocuk Bayramı"nda buluşup her şeyi berbat etmiş!

Neden?. Hedefe doğru hızlanan arabanın tekerine çomak sokmanın anlamı, amacı ne?

CHP'li dörtlerin teşhisi şu:

Baykal seçimi baskı unsuru olarak kullanıp parti içinde egemenliğini pekiştirmek;

Yılmaz da "Ben enflasyonu, irticayı yenmek istiyorum ama Baykal bırakmıyor" diyeceği bir ortamı hazırlamak peşinde..

Yılmaz-Baykal görüşmesi ardından, lider sultasına son vermek amacıyla düşünülen iki turlu seçim ve tercihli oy gibi açılımlarının imkânsızlaştığı belirtilmişti. Bu durum, seçimin yine koyun sürüsü gibi güdülecek bir meclis oluşturmak konusunda iki liderin mutabakatlarını da açığa vurmuştur.

CHP'de hayat var

"Meclisin henüz demokratik bir seçim sistemine ve seçimle ilgili diğer düzenlemelere yönelik iradesi oluşmadan seçim tarihleri belirlemek, olağandışı seçim hükümeti modelleri kararlaştırmak, meclis iradesini dışlamaktır!"

Çok doğru.. İki liderin küçük çıkar hesaplarına dayalı, içinde Yüce Divan şantajı da bulunan ayıplı ittifaklarından doğacak ağır faturayı, işçisi, sanayicisi, esnafı, memuru ve köylüsü ile bütün Türkiye'nin ödeyeceğini söyleyen dört CHP'li haklıdır.

Gürkan, Karakaş, Oktay ve Sağlar'ın kamu vicdanına sözcülük eden çıkışı, mecliste köleliği kabul etmeyen milletvekillerinin halâ mevcut olduğunu gösteren bir olaydır.

Bu onurlu sesin, kendilerini suskunluğa mahkum eden lider sultasına karşı öteki "köle"leri cesaretlendirmesi ümidi doğmuştur. Ayrıca, vicdanı hür temsilcilerin çoğalması durumunda meclisin neler başarabileceği de belli olmuştur.

Yanlış ve çirkin bir pazarlığı geçersiz kılmaya dört milletvekilinin bile yettiğini kısa zamanda göreceğiz!


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr