kapat

CUMARTESİ 28 MART 1998

Necati Doğru (e-posta:ndogru@sabah.com.tr )

Kadriye Sultan sağ olsaydı

Atıp savururken şaşkın yazar durumuna düştük. Şimdi Turizm Bakanı, "Şapşala bak, daha adımı bilmiyor, yaptıklarımı eleştiriyor, hafızasındaki yangını görmüyor, gökyüzündeki yıldızları fethe çıkıyor" dese yerden göğe haklıdır. Dünkü yazıda Turizm Bakanı'nın adını İbrahim Gürdere diye yazdım. Oysa İbrahim Gürdere, Turizm Bakanı değil, Vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı. Turizm Bakanı ise İbrahim Gürdal...

Niçin böyle oldu?

Yanlış yazmaktan "ölümden korkar gibi korkan" ve 20 yıl süreyle ekonomi servisi şefliği yaparken birlikte çalıştığım her muhabir arkadaşa, "Seni annen doğurdu, mutlaka seni seviyordur, o senin annen fakat sen bir kez daha kontrol et, sonra yaz" diye öğütler veren ben, bu yanlışı nasıl yaptım? Bu hataya nasıl düştüm?

Bir bakanımızın soyadı "Gürdal", öbür bakanımızın soyadı "Gürdere"...

Dal'la Dere'yi karıştırdım..

Beni bağışlayınız..

Gürdere'den de özür dilerim...

İnsanda akıl, hafıza kalmıyor...

Bellek bütünlüğü bozuluyor...

Bizim ülkemizin hızlı politika trafiğinde yılda bir hükümet değişiyor. Dünyanın en çok bakanlı yönetimi de bizde var. Başbakan dahil 38 bakanımız bulunuyor. Nüfusu 1 milyarı geçen Çin'de bile bu kadar bakan yok. 126 milyon nüfusu olan Japonya'da geçenlerde "yeni bir reform tasarısı" hazırlandı ve bakan sayısının 12'ye indirilmesine karar verildi.

Türkiye 61 milyon...

Bakan sayısı 38...

Ve bunlar her yıl değişiyor... Yıl aralarında da...

Transferler oluyor...

Partisini, düşüncesini, fikrini satıp seçimler sırasında sövüp saydığı partiye transfer olarak bakanlık alanlar da oluyor.

Ben şaşırmayayım da kim şaşırsın... Şaşkınlıktan isimleri karıştırdım ancak niyetim saf, kalbim doğrudur. Doğruları arıyorum. Turizm Bakanımız İbrahim Gürdal devletin pırlanta değerinde, eşleri bulunmaz, altyapısı tamamlanmış, havameydanlarına 15 dakikalık mesafedeki arazilerini "tahsisleme" yoluyla parti yandaşlarına veriyor. Örneğin Belek'i ne yapt? 8 parsele bölüp, tahsis etti. Belek'i bilir misiniz? Cennettir. Osmanlı Padişahı'nın doğasever kızına kadar dayanan ilginç bir öyküsü var. Yüzyılın başında dünya ikliminde yine bugünkü "El Nino" benzeri beklenmedik bir doğa hareketi oldu, şiddetli rüzgar sahildeki kumları sürükleyip, havalandırarak yıkıcı kum fırtınaları yarattı. Sahil şeridindeki bereketli araziler kumla kaplandı. O sırada hükümdar olan II. Abdülhamit'in kızı Kadriye Sultan, Belek bölgesini erozyondan ve kum fırtınalarından koruyabilmek için milyonlarca çam ağacı diktirdi.

Çamlar 50 yılda büyüdüler...

Şimdi 120 yaşındalar...

Ve bugün "denizin mavisi, çamın yeşili ve Akdeniz ikliminin parlak ısıtıcı, bereket sunucu güneşinin" biraraya geldiği ilahi güzellikteki Belek, işte böyle oluştu. Osmanlı'nın 100 yıl önce oluşturduğu doğa güzellikleri 100 yıl sonra yandaşlara peşkeş çekiliyor. Kadriye Sultan sağ olsaydı, bir daha ölürdü...

Antalya'nın yanıbaşında...

15 kilometre uzaklıkta...

Yolları yapılmış...

Altyapısı tamam...

Buraya turizm yatırımı yapılsın diye devletin ayrıca teşvik vermesine gerek de yoktu. Çünkü bu bölgelerde yatırım yapacak girişimcinin iyi gelir elde edeceği ispatlanmış. İşte Turizm Bakanlığı Belek'i parselleyip kuyruk etiketi COS olan Falcon tipi özel uçağını Başbakan oluncaya kadar ANAP Başkanı olarak Mesut Yılmaz'a tahis eden Yalçın Sünnetçioğlu adlı bir işadamına verdi. Diğer parseli TOBB Başkanı Fuat Miras'a tahsis etti. Başka bir parseli ANAP Milletvekili Ali Talip Özdemir'in kayınbiraderine verdi.

Niçin ihaleye çıkarmadı?

İrtica nedir?

Gelen cevapları... Seçip seçip yayınlıyorum... Bir okuyucu "İrtica karanlıklardan gelen bir sözcük" diyor ve şöyle ekliyor: "Ülkeyi şeyhler, müridler, meczuplar ülkesi yapmaya çalışanlar gericidir. İrticacıdır.. Bir başka okur ise... Halkı irtica gelecek diye korkutup, ülkenin benzerlerinden geri ya da aynı yerde tutarak, halkın kaynaklarını eşe dosta peşkeş çekmektir" diyor.

Hakime teşükkür

Bir minibüs şoförü hatalı sollama yaptı, karı-koca ve onların iki çocuğunu ezdi. Bir aileyi yok etti. Torbalı Hakimi Beyazıt Boran, sekizde sekiz hatalı olan sürücüyü 10 yıla mahkum etti ve bu cezayı paraya çevirmedi. Kötü şoför içerde yatacak. Adalet yerini bulacak. Geleceğe daha güvenle bakmamıza yol açan bu kararından ötürü Hakim Beyazıt Boran'a şükran duygularımızı sunuyoruz


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr