kapat

PERŞEMBE 01 OCAK 1998

Ali Rıza Kardüz (e-posta:arkarduz@sabah.com.tr )

Yeni yıl girdi "Kokina"lar bitti

İstanbul'da yeni yılın sembolü "kokina"dır... Kokina ortaya çıktığında yeni yılın yaklaştığı anlaşılır. Yeni yıl girer, kokina biter.

Beyoğlu sokaklarının yılbaşı çiçeğidir kokina. Çiçekçi dükkanlarından içeri girmeyi de sevmez. Sokaklarda sürtüp yılbaşını müjdeler... Her yıl süslenir, püslenir. Yeniden çıkar Beyoğlu'nda piyasa yapmaya... "Kokina!.. Kokina!.." diye artık kimsenin anlamadığı bir dilde seslenerek...

Kokina, doğada var olmayan, yapma bir bitkidir. Adını Rumca "kırmızı" demek olan "kokina" kelimesinden alır. Bir çalının yaprakları ile başka birinin küçük kırmızı meyvelerinin birbirine bağlanması yoluyla elde edilen bir yılbaşı süsüdür. Çingeneler, yapraklarla meyveleri incecik, görünmez ipliklerle birbirine bağlarlar. Bilmeyenler, onun yapma olduğunu anlamazlar bile... Aralık ayı girdi mi, çingeneler, o dünya çiçekçileri, küfelerde getirdikleri kokina demetlerini Beyoğlu'nda satmaya başlarlar. Satışa Balıkpazarı'ndan başlayarak çevreye yayarlar...

Ali Özdamar'ın metinlerini yazdığı, Selahattin Giz'in fotoğrafladığı "Beyoğlu 1930" isimli nefis belgesel yayında, "kokina"dan başka, İstiklal Caddesi'nin eski günleri de anlatılır...

"Yıl 1927... Osmanlı'nın Grand Reu de Pera'sı, nam-ı diğer Cadde-i Kebir'i, kendini işgalcilerden kurtaran birliklere selam çakıp İstiklal Caddesi oluyor..."

Birkaç yıl sonra Meşrutiyet Caddesi ağzından İstiklal Caddesi'ne bakıyoruz. 271 numarada, Makras Kundura Mağazası, Makras, döneminin en iyi ayakkabıcısı. Ismarlama ayakkabıyı 6.5 liraya satıyor. Makras Rum'dur. 1955 yılının "6-7 Eylül"ünden sonra Atina'ya göç ediyor...

273 "numeroda" Yorgi Teofanidis ve Şürekası var. Teofanidis, lüks yiyecek maddesi satıyor. Telefon rehberinde meslek hanesine, "Yağ ve Peynir Tüccarı" diye yazdırmış. Onun bitişiğindeki Kadın ve Erkek Perukaları Hristo, Beyoğlu'nun en ünlü berberi ve lostracısı. Üstte berber, altta lostra salonu var. Beyoğlu'na çıkan beylerin uğrak yeri. Hristo'nun bitişiğinde Beyoğlu Polis Merkezi bulunuyor. 1868 tarihli "L'Indicateur Constantinopolitain"de şunları okuyoruz:

"Police de Galata Serai. Mehmet Bey Chef, Gallitzi Nicolas Dragoman." Bu yazıdan Galatasaray Polis Şefi'nin Mehmet Bey ve tercümanının ise Nicolas Gallitzi olduğunu öğreniyoruz. Türk polis şefi, Pera'da dragomansız dolaşamamakta!..

İstiklal Caddesi'ndeki başlıca mağazalar şunlar: Due Fratelli, Schroder and Cie, Villy, Stock, Baker, Oliondor, Stavro Veleco, Mari Kaçaduri, Bazar du Levan, Kalivrusi, Starlatos, Max Fruchtermann. Şaşırmayınız İstiklal Caddesi'nin ünlü mağazaları arasında tek bir Türk mağazası yok.

Türkler "yılbaşı"nı Beyoğlu'nda "kokina"ları görerek belledi. Beyoğlu şimdi sadece "kokina"ları ile değil, yol boyu sıralanan kitapevleri, sinemaları, eğlence yerleri ve mağazalarıyla yeni yılı kutluyor.

Vitali Hakko'nun gayretiyle pırıl pırıl ışıklarla yeni yılı karşıladı. Ve de uğurluyor...

Çok müslüman yılbaşını "İsa'nın doğum günü" sanır. İsa'nın doğum yılı bellidir. O yıl miladi takvimin ilk yılı sayılmıştır ama, doğduğu gün belli değildir. Bu nedenle yılbaşının İsa'nın doğumu ile ilgisi, ilişkisi yoktur.

1 Ocak tarihi 1806 yılından bu yana "Gregoryan Takvim" uygulayanlarca yılın ilk günü kabul edilmektedir. Romulus, yılın 1 Mart günü, Numa ve Sezar, 1 Ocak günü başladığını kabul etmişti.

Türkler 1935 yılında Hicri/Arabi takvimden Miladi takvime geçti. Ve o tarihden bu yana 1 Ocak tatil günü oldu.

Hicri/Arabi takvimde "ay"ın her görünüşü arasındaki süre bir ay sayısıdır. Bu süre 29 veya 30 günlüktür. 12 ay bir yılı oluşturur. Bir yıl 354 gündür. Her yıla bir gün ilave edilerek yıl 355 güne çıkarılır.

Halbuki Miladi takvime esas olan Yıldız Yılı 365 gün 6 saat 9 dakikadır. Bu süre, güneşin görünür yörüngesi üzerindeki aynı noktadan art arda iki geçişi arasındaki süredir.

Sezar, art arda gelen dört yıldan ilk üçünü 365 gün, dördüncüsünü ise 366 gün olarak belirleyerek, "artık zamanı" tam güne çevirdi.

İşte bu fark nedeniyle Müslümanlar'ın kullandığı Hicri/Arabi takvim ile Miladi (Yıldız yılı) takvimi arasında uyum yoktur.

Tekrarda yarar var: Miladi takvimin başlangıç yılının İsa'nın doğumu ile ilgisi var ama, yılbaşının İsa'nın doğumu ile ilgisi yok. Hiçbir dini olay ile bağlantısı bulunmuyor.

Bu nedenle Hıristiyan ülkelerde yılbaşında bir "dini kutlama" yapılmıyor.

Yeni yıla mutlu girmek arayışında olanlar bu geceyi aile içinde, dost çevresinde veya eğlence yerlerinde geçirmeye başlayınca "yılbaşı özel bir gün" haline geldi.

Hıristiyanlar'ın Noel/Christmas günü birbirlerine verdikleri hediyeler Müslümanlar'da yılbaşında verilir oldu. Hıristiyanlar'ın Noel/Christmas süslemeleri yılbaşına kaydı.

Yeni yıl tüm dünyaya, ülkemize ve halkımıza iyilikler getirsin.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr