kapat

PERŞEMBE 25 EYLÜL 1997

Zeynep Göğüş (e-posta:zgogus@sabah.com.tr )

Limanlar ve tarih

YALTA (KIRIM)- Stalin, Roosevelt ve Churchill'in dünyayı etki alanlarına böldükleri anlaşmanın yapıldığı Livadia Sarayı'na doğru yola çıkmadan önce, Yalta Limanı'nda rengarenk bir karşılama töreni...

1945'deki o eski paylaşımın yerinde yeller estiğini, ayak bastığımız toprakların bugün artık Rusya'ya değil, bağımsız Ukrayna devletine ait olmasının da ötesinde, çok güçlü hissettik burada.

Gemiden inince basacağımız yerlere taze çiçeklerden bir halı döşenmiş; acaba neden?

Yalta Ortodoks Kilisesi'nin hazırladığı karşılama, gemide yapılan Karadeniz'de Çevre Krizi sempozyumunu düzenleyen bir başka Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için, Karadeniz'i çevreleyen diğer Ortodoks ülkelerin halkları gibi Ukraynalılar da, bir "Türk müessesesi" olan Fener Patrikhanesi'nin başındaki Türk vatandaşı Bartholomeos'u dini liderleri olarak görmek istiyorlar!

Dağınık haldeki Ukrayna kiliselerinden bazılarının arzusu, geçenlerde Estonya Patriği'nin yaptığı gibi Moskova'yı bırakıp bizim Fener Patrikhanesi'ne bağlanmak.

Ancak bekâra karı boşamak kadar kolay iş değil bu. Sonuçta neredeyse "Yalta" kadar ciddi bir başka "etki alanı paylaşımı" söz konusu.

Amerika'nın Fener Patrikhanesi'ni desteklediği bu manevranın Moskova'yı kızdırmadan nazikçe yapılması gerekiyor.

***

Rus çarları ve sonradan gelen "Komünist Çarlar" zevk sahibi insanlarmış, kendilerine yazlık mekan olarak Yalta'yı seçmelerinden belli... Burası hayatta gördüğüm en güzel şehirlerden biri desem, pek abartmış sayılmam.

Yalta'dan ayrılırken tek üzüntüm, Kırım Tatarlarının eski merkezi Bahçesaray'ı ziyaret edecek vakti bulamamış olmak.

Azınlıklar hep çilelidir; fakat Kırım Tatarları (Kırım Türkleri de diyebiliriz) tarihin belki de en uzun acı çeken milleti. Düşünün ki Stalin emir veriyor ve bir gecede (18 Mayıs 1944) Kırım'ın tüm Müslüman ahalisi Orta Asya'ya sürülüyor.

***

Madem ki Kırım'dayız, biraz da geçmişe bakalım: Türk-Ukrayna ilişkilerinin başlangıcı sayılan tarih, Kırım'ın Osmanlı yönetimine katıldığı 1424 yılı.

Ukrayna'daki Türk hakimiyetinden Rusya ve Lehistan'ın (Polonya) rahatsız olduğunu tahmin etmek zor değil. Ukraynalılar geçmişte bu üç devletten hangisini güçlü gördülerse ona yanaşarak bağımsızlıklarını korumaya çalışmışlar.

Ukrayna'yı uzun süre kendilerine bağlı bir beylik gibi yöneten Polonyalılar Osmanlı hakimiyetinden hiç hoşlanmamışlar. Ne zaman ki Osmanlı Lehistan ilişkileri düzelmiş, Ukraynalılar da rahat etmişler.

1681, Ukrayna'nın Ruslarlarla Osmanlılar arasında paylaşıldığı yıl. Ukrayna'nın kaderinin Ruslarla Polonyalılar'ın eline geçmesi Osmanlı'nın bu toprakları bırakmak zorunda kaldığı 1699 Karlofça Anlaşması ile olur.

Kırım Hanlığı'nın Osmanlı himayesinden çıkması ise 1774 Küçük Kaynarca Anlaşması ile olmuş. 18'inci yüzyıl, başta Çariçe Katerina'nın girişimleriyle Ukrayna'nın Slavlaştırılmaya tabi tutulmasına da tanık olacaktır.

Yarınki durağımız, Osmanlı tarihinde önemli yeri olan bir liman. Osmanlı donanmasının 1795'te kuşattığı Kefe, ya da şimdiki adıyla Odessa...


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr