kapat

ÇARŞAMBA 10 EYLÜL 1997

Necati Doğru (e-posta:ndogru@sabah.com.tr )

Çelebi de Volvo'yu geri verdi

Tanrı bizi iğrenç yağcılıktan korusun, ölünün arkasından yazı yazıyoruz diye de günahımızı affetsin. Borsa'nın eski Başkanı rahmetli Tuncay Artun da göklere çıkartıldı fakat onun da "oligarşik konfordan beslenen lüks pahalı araba düşkünü" biri olduğu nedense yazılmadı. Tuncay Artun, kendine bir tane lüks Mercedes 600 makam otosu almış. Sonra onun yanına bir tane de gemi büyüklüğünde bir Amerikan arabası almış. Bir tane son model, en pahalısından Cherokee Jeep almış. Hızını alamamış, bir tane daha son model Amerikan arabası almış. Bunların herbiri 20 milyar lira değerinde...

Dünya malı dünyada kalır...

Rahmetli Tuncay Artun....

Bunlara binemeden ölmüş...

İhracattan sorumlu devlet bakanımız Işın Çelebi de bir kamu kuruluşu olan Ege İhracatçı Birliği'ne 11 milyar liraya bir lüks Volvo araba aldırdı. Bu arabayı kullanması için 1982 yılından beri yanında çalıştırdığı özel şoförünü de Ege İhracatçı Birliği'nde işe koydurdu. Kendisi İzmir'e gelince özel şoförü onu havaalanından alıyor, Çeşme'ye dinlenmeye, partiye delegelerle konuşmaya, konferanslara fikirlerini açıklamaya sarsamadan, sallamadan, terletip, tozlatmadan götürüp, getiriyor. Bu haberi burada yazıp, size duyurmuştum.

Işın Çelebi beni aradı...

Volvo'yu geri veriyorum...

Binmeden iade ediyorum...

Dedi...

****

Siz okurlardan saklayacak, gizleyecek değilim. Bakanımız Işın Çelebi ile aramızda geçen konuşmayı virgülüne, noktasına, satırına dokunmadan aynen sizlere aktarıyorum.

ÇELEBİ: Yazdınız, ben de Volvo'yu iade ediyorum. Zaten sadece bir kere binmiştim. Şimdi Ege İhracatçılar Birliği Başkanı Hasan Çelebioğlu'na telefon ediyorum. Geri alın arabanızı diyeceğim.

SORU: Sayın Bakanım, bir de özel şoförünüzü işe aldırmışsınız. Şoför size özel hizmet veriyor fakat aylığını kamu kuruluşu Birlik'ten alıyor. Onun durumu ne olacak?

ÇELEBİ: Onu işe yeni aldılar. Zaten kendisi benim 1982 yılından beri özel şoförümdür. İnsan tanıdığı, bildiği, huyuna, suyuna güvendiği birinin kullandığı arabada seyahat etmek istiyor.

SORU: Sayın Bakanım, tamam da, bu yasalara aykırı. Siz, özel şoförünüze bir kamu kuruluşundan maaş bağlatmanın yasaya uymadığını bilmiyor musunuz?

ÇELEBİ: Şimdi telefon ediyorum...Onlara; "şoförü de işten alınız, ben onun maaşını kendi cebimden vereceğim" diyeceğim...

SORU: Sayın Bakanım, siz bir de İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri'nden lüks bir Audi otomobili alıp, makam otosu yapmışsınız. Emir sizden gitmiş ve 9.5 milyar liralık lüks otomobil sizin kullanımınıza verilmiş, bu da "Taşıt Yasası"na uymuyor.

ÇELEBİ: Ne yapayım, onu da geri mi vereyim? Makam arabası diye kullanıyorum, ne yapayım?

SORU: Sayın Bakanım, size akıl vermek bizim haddimize düşmez fakat sizin altınızda makam arabanız yok mu, devlet bütçesinden bütçelendirilerek ve Taşıt Kanunu'na uygun olarak alınmış makam arabası vermediler mi?

ÇELEBİ: Var bir makam arabası, benden öncekiler binmiş. Kocaman zırhlı bir Mercedes, 3 yaşında mı, 5 yaşında mı bilmiyorum, onun da fren balataları bozuk. Biz bu arabaya binmedik, onun yerine Audi'ye biniyoruz...

SORU: Sayın Bakanım, bu fren balataları bozuk araba tamir edilmiyor mu ki siz kalkıp Audi'ye binme ihtiyacı duyuyorsunuz?

CELEBİ: Tamir edilebilir herhalde fakat ben kocaman arabaya binmek istemiyorum. Ben konfor ve lüks düşkünü değilim. Siz öyle yazmışsınız, çok acımasız yazı olmuş. Ben bir lüks araba seti oluşturmaya çalışmıyorum. İşimi yapmaya uğraşıyorum. Bu Audi'yi de iade edeceğim...

SORU: Sayın Bakanım, lüks araba seti oluşturmaya çalışmıyorum diyorsunuz fakat Volvo'dan Audi'den aşağı inmiyorsunuz. Şimdi siz İzmir'e gittiğinizde isteseniz İzmir Valisi size hem araba, hem şoför vermek zorunda. İzmir Valisi'nden araba ve şoför istediniz de vermedi mi ki, birliklerden Volvo'ya, Audi'ye muhtaç duruma düşüyorsunuz?

ÇELEBİ: Valilik araba da veriyor, şoför de... Fakat verilen araba ne kadar güvenli, şoför ne kadar işinin ustası.. Ben bineceğim arabanın sürekli kontrol altında tutulmasını isteyen bir insanım. Rahmetli Adnan Kahveci'nin başına gelen bize ders oldu. Biz onun trafik kazasında eşiyle birlikte ölümünden ders çıkarttık. Yani bizim de güvenli bir arabaya binmek istemek gibi bir hakkımız yok mu?

SORU: Sayın Bakanım, siz Adnan Kahveci'nin trafik kazasında ölümünden ders çıkartıyorsunuz. Çok iyi..Fakat Adnan Kahveci, Tekel Bakanı iken birliklerden, KİT'lerden, devlet bankalarından lüks taşıtlar alınması ve bunların makam arabası olarak kullanılmasına da karşı çıktı. Bir yasa tasarısı hazırladı. Kahveci'nin ölümünden ders çıkartıp, öbür yanına gözleri tıkamak nasıl bir yaklaşımdır?

ÇELEBİ: Devlet arabası meselesinde biz kötü niyetli değiliz. Kötü niyetli olsaydık Eximbank'ın Mercedes'ini 22 milyara sattırıp, bu parayı 8 yıllık kesintiz eğitime destek bağışı yapmazdık. Özel hayatımda ben basit yaşayan bir insanım, çocuğumu sünnet ettirdim, hediye getirmesinler diye aile arasında yaptık.


© COPYRIGHT 1997 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr