![]() |
| 05 SUBAT 1997 CARSAMBA |
![]() |
Can Ataklı
Adnan Kahveci bundan 4 yıl önce bugün ölmüştü. 44 yaşına inanılmaz deneyimleri ve başarıları sığdırmıştı. Bugün yaşasaydı, ilkeleri, dürüstlüğü, açık sözlülüğü ile ışık tutabilirdi. Bütün ülkeyi sırtında taşıyamazdı belki ama, ona çok ihtiyacım duyduğumuz kesin. Ölen her insan için "Keşke yaşasaydı" denir elbette, ama bazıları için "Keşke yaşasaydı" cümlesini bir başka özlem ve sevgiyle söyleriz. Bundan 4 yıl önce çok garip bir trafik kazasında yitirdiğimiz ANAP İstanbul Milletvekili Adnan Kahveci için daha çok uzun yıllar "Keşke yaşasaydı" diyeceğiz herhalde. Bugün 5 Şubat. 1993 yılının 5 şubatında, sabahın ilk saatlerinde henüz tam açılmamış olan TEM Otoyolu'nun Gerede bölümünden gelen haberle herkes irkilmişti. Adnan Kahveci kullandığı özel otomobiyle TEM otoyolunun açılmayan bölümünde ters yola girmiş ve karşıdan gelen bir otomobille çarpışmıştı. Feci kazada Adnan Kahveci, eşi Füsun Kahveci olay yerinde, kızları Aslıhan Kahveci ise kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. Küçük oğlu Cihan Kahveci ise mucize eseri kurtulmuştu.
Namus abidesi
Adnan Kahveci hayata veda ettiğinde henüz 44 yaşındaydı. Ama 10 yılı aşkın başarılı bir devlet ve politika deneyimiyle nice 40 yıllıkları geride bırakacak bir bilgi, beceri, çalışkanlık, ama en önemlisi dürüstlük abidesi gibiydi. Bakırköy Belediye Başkanı Ahmet Bahadırlı'nın hazırlattığı "Adnan Kahveci" kitabını karıştırıp, hakkındaki röportajları okurken içimden yine "Keşke yaşasaydı" diye geçirdim. Kahveci yaşasaydı, özgün fikirleri, yatıştırıcı ve yapıcı üslubuyla, farklı bir ses olarak vicdanlara hitap edebilirdi belki. Partisi ANAP'ı son iki yılda çizdiği yanlış yol konusunda uyarabilirdi. Bana göre ülkeyi sırtlayıp götürecek bir liderlik özelliği yoktu ama, her iktidar sahibinin en yakınında olması gereken bir kişiydi Kahveci. Durmak bilmeyen yeni projeleri, her soruna akılcı ve pratik çözümler bulan zekası, bazılarınca "enayilik" olarak adlandırılan dürüstülüğü bugüne ışık tutabilirdi.
Çok şey yaptı
Adnan Kahveci'nin "yetkili ve sorumlu" olduğu dönemlerde yaptıklarına bir bakınca "Bunların onda birini yapanların kahraman sayıldığı" bir dönemi yaşamakta olduğumuz farkettim. Kahveci ilginç bir kişilikti. En zor zamanlarda bile çıkış için akılcı çözümler bulabilirdi. Severdi sevilirdi. Aldığı kararları sonuna kadar aynı titizlikle izler ve tuttuğunu koparırdı. Adnan Kahveci'den birkaç örnek vermek istiyorum. Neler yapmıştı Kahveci: Petkim'i kâra geçirmişti. Altın ithalatını yasallaştırmıştı. sanatçıların telif haklarını almasını sağlamıştı. TRT'yi maddi manevi kalkındırmıştı. vergi iadesi sistemini oturtmuştu. Evsiz vatandaşlar için konut sertifikasını başlatmıştı. Zehirli atıklarla mücadele etmişti. Kıyak emekliliğe karşı çıktı, başarmıştı. Kazı-Kazan'ı çocuklara yasak etmişti. Devlette lüks araba saltanatına engel olmuş, yabancı lüks otoları sattırmıştı. Seçimlerde tercih sistemini önermiş ve kabul ettirmişti. Meralar için yasa taslağı hazırlatmıştı. Her hafta seçim bölgesine gitmişti. Bir bakan gibi değil vatandaş gibi tek başına çarşı pazar gezerek dert dinlemişti. Banliyö tren seferlerini artırmıştı.
Unutulmayacak
Yukarıda saymaya çalıştıklarım bir çırpıda insanın aklına gelen konular. Buna bir de Kahveci'nin kendi ağzından "Neler yapamadığını" eklemek istiyorum. Kahveci'nin her siyasetçiye ışık tutması gerektiğine inandığım "yapmadıkları" şöyle: Çirkin kagvaya girmedi, ağız dalaşı yapmadı. Rakip partililerle ve belediyelerle hemşehrilik, bölgecilik yapmadı. Milletvekili erken emekliliği parasını almadı. Özel menfaatler dağıtmadı. Telefonunu, kapısını, bakanlığını vatandaşa kapatmadı. İltimas torpil yapmadı. Dört yıl boyunca tatil yapmadı. Partizanlık yapmadı. Tutamayacağı söz vermedi. Namussuzlardan, hırsızlardan korkmadı. Adnan Kahveci'yi anlatmak zor. Bugün ölüm yıldönümü olduğunu hatırlayınca, duygularımı yansıtmak istedim. İnsanlar, iyi şeyler yapanları unutmamalı. Adnan Kahveci yakın dostum ve arkadaşım değildi. Ama birçok kez biraraya geldik. Çok samimi ve düzeyli ilişkimiz oldu. Soğuk tarzı, hep çok iddialı sözleri sinirimi bozmazdı diyemem, ama söylediklerinin hemen hemen tamamı doğru ve ilkeliydi. Nur içinde yatsın.
Bakırköy Belediyesi bugün Adnan kahveci'nin anısına bir tören ve bir panel düzenledi. Ataköy'deki Yunus Emre Kültür Merkezi'nde yapılacak törenlere ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz da katılacak. Kahveci'nin anısına düzenlenecek panele ise, Kahveci'nin hayattayken en yakın dostlarından biri olan Metin Akpınar'ın yanısıra, Prof. Dr. Gül Gültepe, Vehbi Kahveci, Ali Recan konuşmacı olarak katılacak. Paneli düzenleyenler Kahveci'yi seven vatandaşları da toplantıya katılmaya çağırdılar. Adnan Kahveci'yi anma törenleri saat 13.00'de başlayacak ve iftar saatine kadar sürecek.
Ankara'nın Sincan ilçesindeki rezaletin ve rezaletin ardından yaşanan çirkin olayların yankısı sürüyor. Bu arada Refah Partisi, olaylardan sıkıntı duyduğunu açık açık belirtirken, dini siyasete alet etmek isteyen çevreler Sincan olayını bahane ederek saldırıya geçti. Sanki ortada hiçbir şey yokmuş gibi "İran büyükelçisini korumaya" ve "O gecenin Türkiye ile ilgisi yok. Humeyni'nin İran'a dönüşünü Kudüs Gecesi adı altında kutluyorlardı. Büyükelçi de Türkiye ile ilgili değil Filistin halkı ile ilgili konuştu" demeye çalışanlara sormak istediğim bir şey var., Eğer Tahran'daki Türk büyükelçisi, İran'ın Ankara Büyükelçisi'nin yaptığını orada yapsaydı, İran'ın tepkisi ne olurdu? Biraz daha açayım. Örneğin, İran'da demokrasi, laiklik, çağdaşlık isteyen bir grup, Atatürk'ün Cumhuriyeti ilanını kutlama gecesi düzenleseydi. Türk Büyükelçisi de bu toplantıya katılarak "Çağdaş insanlar ayakta, ülkeyi geri götürmeye çalışan kara zihniyetlileri ezecektir" türünden birşeyler söyleseydi. Ne olurdu dersiniz? Hepinizin güldüğünü hissediyorum. Diyorsunuz ki "İran'da böyle bir gece düzenlenemez. Böyle bir şey kimin aklına gelirse, daha o dakika halledilir." Çok da doğru düşünüyorsunuz. |
|